8 Nisan Dünya Romanlar Günü ve Türkiye raporu
8 Nisan Dünya Romanlar Günü'nde 3 milyon vatandaş neden vekilsiz kaldı? Özgür Özel'in "sıkışmışlık" itirafı ve Romanların TBMM'deki 'sıfır temsil' krizi haberimizde...
Takvim yaprakları 8 Nisan Dünya Romanlar Günü'nü gösterirken, asırlardır Anadolu ve Rumeli coğrafyasına renk, ritim ve derin bir kültürel zenginlik katan Roman toplumu bu özel günü oldukça buruk karşılıyor. Bir yanda kendilerine has ezgileri, köklü gelenekleri ve yaşama tutkuyla bağlı ruhlarıyla sokağın neşesi olmaya devam eden Romanlar; diğer yanda görünmez bir sosyal duvarın ardında, yoksulluk ve dışlanmışlıkla amansız bir hayata tutunma mücadelesi veriyor. "Kutlanacak" bir festivalden ziyade, farkındalık yaratılması gereken bir dönüm noktası olan bu anlamlı tarih; Türkiye'de Roman olmanın zorluklarını, fırsat eşitsizliklerini ve Meclis koridorlarına bir türlü ulaşamayan o kısık sesleri tüm çıplaklığıyla bir kez daha yüzümüze çarpıyor.
SİYASİ GÖRÜNMEZLİK
Türkiye'de sayıları 2 milyon 750 bin ile 2 milyon 800 bin arasında olduğu tahmin edilen Roman vatandaşlar, sosyo-ekonomik dezavantajların yanı sıra siyasal temsil kriziyle de mücadele ediyor.

Marmara, Ege ve Trakya başta olmak üzere yurdun dört bir yanına dağılmış olan Romanlar, eğitimden sağlığa, istihdamdan barınmaya kadar kronikleşmiş sorunlarına Ankara'da ses olacak temsilciler arıyor. Ancak 14 Mayıs 2023 seçimlerinin ardından oluşan 28. Dönem Parlamentosu, Roman toplumu için büyük bir hayal kırıklığı oldu.
"ÇADIRDAN MECLİSE" DÖNEMİ KISA SÜRDÜ
Türkiye demokrasi tarihinde Romanların Meclis'e girişi oldukça geç bir döneme, 2015 yılına rastlıyor. "Çadırdan Meclise" sloganıyla CHP'den İzmir Milletvekili seçilen Özcan Purçu, Roman toplumu için tarihi bir umut ışığı olmuştu. Ardından 2018 seçimlerinde AK Parti'den Cemal Bekle'nin de Meclis'e girmesiyle TBMM'de ilk kez iki farklı partiden Roman milletvekili görev yapmıştı.

Özcan Purçu (sol) ile Cemal Bekle (sağ)
Ancak 28. Dönem seçimlerinde tablo tamamen tersine döndü. AK Parti listelerinde 5. sıradan aday gösterilen Bekle seçilemezken, CHP ise mevcut milletvekili Özcan Purçu'yu aday listelerine dahi almadı. Partisinden istifa eden Purçu ve Roman dernekleri, "Dört partiyi toplayın, Türkiye'deki Roman oylarına bile yaklaşamaz. Bir aday bile koyamadınız mı?" diyerek siyasi partilere sert tepki gösterdi. Sonuç olarak Türkiye'deki yaklaşık 3 milyonluk devasa nüfus, şu an Meclis'te temsil edilemiyor.
ÖZGÜR ÖZEL'DEN "YEREL YÖNETİM" İTİRAFI
Romanların Meclis'teki "sıfır temsil" kriziyle ilgili en dikkat çekici açıklama ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den geldi. Seçim döneminde İzmir listelerinde yaşanan "sıkışmışlığı" gerekçe gösteren Özel, Romanları parlamentodan ziyade yerel yönetimlere kanalize etme stratejisi izlediklerini itiraf etti.

CHP Lideri, Roman vatandaşların günlük hayatına dokunmanın ve hizmet üretmenin belediyeler aracılığıyla daha etkin olacağını savunarak, bu eksikliği Roman belediye meclis üyeleriyle telafi etmeye çalıştıklarını belirtti.
DERİN YOKSULLUK VE SİSTEMATİK DIŞLANMA
Siyaset arenasındaki bu temsil tartışmaları devam ederken, sahada Roman vatandaşların yaşam mücadelesi ağırlaşarak sürüyor. Hazırlanan sosyolojik raporlara göre Roman toplumunun temel şikayetleri şu başlıklarda toplanıyor:

-
İşsizlik ve Ön Yargı: İşverenlerin "Roman kimliği"ne yönelik ön yargıları, bu vatandaşları kayıt dışı, güvencesiz ve günlük 100-200 TL gibi açlık sınırının çok altındaki gelirlerle çalışmaya mahkum ediyor.
-
Eğitim Uçurumu: Romanların yüzde 16'sının okur-yazar olmaması ve yüzde 43'ünün ilkokul terk olması, yoksulluk döngüsünün nesilden nesile aktarılmasına neden oluyor. Özgür Özel'in deyimiyle Roman çocukları "hayata farkı kapatamayacak kadar geriden başlıyor."
-
Barınma ve Kentsel Dönüşüm: Çoğunlukla derme çatma barakalarda yaşayan Romanlar, kentsel dönüşüm projelerinin kendi kültürel dokularını bozmasından ve yerlerinden edilmekten korkuyor.
Roman sivil toplum kuruluşları; eşit yurttaşlık ilkesinin sadece kağıt üzerinde kalmamasını, eğitimde pozitif ayrımcılık yapılmasını ve karar alma mekanizmalarının tüm kademelerinde kendi temsilcilerini görmeyi talep ediyor. Siyasi partilerin bu taleplere önümüzdeki süreçte nasıl yanıt vereceği ise merak konusu.
ROMANLARIN İL BAZLI YOĞUNLUK VE YERLEŞİM ALANLARI
Günümüzde Roman nüfusunun en yoğun olduğu iller; İstanbul, İzmir, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Bursa, Kocaeli, Sakarya ve Adana olarak öne çıkmaktadır.

Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde de önemli topluluklar bulunmakla birlikte, buradaki gruplar genellikle daha dağınık bir yerleşim düzenine sahiptir.
| Bölge | Öne Çıkan İller | Sosyolojik Alt Gruplar ve İsimlendirmeler |
| Marmara | İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya |
Roman, Kalderaşlar |
| Trakya | Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Çanakkale |
Roman, Şopar, Çerge, Firavun |
| Ege | İzmir, Manisa, Aydın, Muğla |
Roman, Cingen |
| Akdeniz | Adana, Hatay, Osmaniye |
Cono, Gurbet, Kurbat, Abdal |
| Doğu Anadolu | Van, Erzurum, Diyarbakır, Elazığ |
Poşa, Mırtıv, Dom, Cındar, Kareçi |
| Karadeniz | Zonguldak, Samsun, Artvin |
Orom, Çingit, Poşa |
| İç Anadolu | Ankara, Konya, Çankırı, Kayseri |
Cingan, Elekçi, Abdal |