4 Şubat Dünya Kanser Günü: Prof. Dr. Şuayib Yalçın’dan hayati uyarılar ve 2026 verileri

Prof. Dr. Şuayib Yalçın, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında kanserle mücadeledeki kritik noktaları Yeni Ankara’ya açıkladı. Türkiye’deki vaka sayılarından korunma yollarına, erken tanı belirtilerinden modern tedavi yöntemlerine kadar tüm detaylar haberimizde...

4 Şubat Dünya Kanser Günü: Prof. Dr. Şuayib Yalçın’dan hayati uyarılar ve 2026 verileri

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında kanserle mücadelenin geldiği noktayı, risk faktörlerini ve çözüm önerilerini Yeni Ankara’ya değerlendirdi.

1947 yılında kurulan Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun, Türkiye’nin ve dünyanın en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu belirten Yalçın, kurumun 8 ilde şubesiyle uzun yıllardır kanserle mücadelede çok yönlü çalışmalar yürüttüğünü aktardı.

ONKOLOJİ HASTANELERİNİN KURULUŞUNDA ÖNCÜ ROL

Türkiye’de onkoloji alanında önemli sağlık kurumlarının hayata geçirilmesinde öncü olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “1961 yılında Ahmet Andiçen Onkoloji Hastanesi kurumumuzun öncülüğünde hizmete açılmıştır. Güneydoğu’da Gaziantep’te bulunan onkoloji hastanesi de yine kurumumuzun katkılarıyla kurulmuş ve uzun yıllardır üniversite bünyesinde hizmet vermektedir” dedi.

UMUT KOŞUSU İLE FARKINDALIK ARTIYOR

Türkiye’de ilk kanser kongrelerinin, ilk kanser istatistik çalışmalarının ve ilk hasta kongrelerinin Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu tarafından düzenlendiğini hatırlatan Yalçın, bu çalışmaların günümüzde de sürdüğünü ifade etti. Her yıl kasım ayında düzenlenen Umut Koşusu ile kanser araştırmalarına destek sağlandığını, nisan ayının ilk haftasında gerçekleştirilen Kanser Haftası etkinlikleriyle ise toplumsal farkındalığın artırıldığını söyledi.

“KANSER KÜRESEL BİR SORUN”

Kanserin yalnızca bireylerin değil, tüm toplumların ortak sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın, dünyada her yıl 10 milyondan fazla kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtti. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 200 bin yeni kanser vakasının görüldüğünü ifade eden Yalçın, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte kanserin önümüzdeki yıllarda daha büyük bir toplumsal sorun haline geleceğini dile getirdi.

Yalçın, "Son 5–10 yılda kanser görülme hızında belirgin bir artış yok. Ancak nüfus artışı ve yaşlanma nedeniyle vaka sayıları yükseliyor. Bu nedenle 4 Şubat Dünya Kanser Günü, kanserle mücadelede ortak bir ses oluşturmak açısından büyük önem taşıyor” dedi.

“FARKLILIKLARIMIZLA BİR BÜTÜNÜZ”

Bu yıl Dünya Kanser Günü’nün “Farklılıklarımızla bir bütünüz” sloganıyla ele alındığını belirten Yalçın, her kanser hastasının farklı sorunlar yaşadığını ancak tüm bu farklılıklara rağmen kanserin bütüncül bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Yalçın, mücadelenin merkezine insanı ve hastaların gerçek hikâyelerini koymayı amaçladıklarını söyledi.

SİGARA VE YANLIŞ BESLENME ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ

Kanser vakalarının önemli bir bölümünün önlenebilir risk faktörleriyle ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Yalçın, “Vakaların yüzde 30’dan fazlası sigara, obezite, yanlış beslenme, hareketsizlik, alkol ve bazı enfeksiyonlarla bağlantılıdır” dedi.

Sigara ve tütün ürünlerinin yalnızca kullananları değil, pasif içicileri de ciddi biçimde etkilediğine dikkat çeken Yalçın, “Sigara içmek bireysel bir tercih olmanın ötesinde, kişiyi, ailesini ve toplumu riske atan bir davranıştır. Tütün ürünleri kanserin yanı sıra kalp-damar hastalıkları, solunum yetmezliği ve birçok kronik hastalığa yol açmaktadır” diye konuştu.

ERKEN UYARI İŞARETLERİ HAYATİ ÖNEMDE

Kanserde erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, ele gelen şişlik, kanama, kansızlık, istemsiz kilo kaybı, ağrı, beslenme ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, inatçı öksürük, uzun süre geçmeyen ses kısıklığı ile benlerde şekil ve büyüme gibi değişimlerin erken uyarı işaretleri olabileceğini belirtti.

Bu belirtilerin kalıcı hâle gelmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyleyen Yalçın, erkeklerde prostat, kadınlarda rahim ağzı ve toplumda yaygın görülen kolon kanseri için düzenli tarama programlarının büyük önem taşıdığını ifade etti. Mide kanserinin de yaygın olduğuna dikkat çeken Yalçın, yutma güçlüğü, iştahsızlık ve beslenme alışkanlıklarında belirgin değişiklikler yaşanması hâlinde mutlaka muayene olunması gerektiğini dile getirdi.

GÜÇ BİRLİĞİ VURGUSU

Bilgisayarlı tomografi, MR ve endoskopik incelemelerin erken tanı açısından önemli olduğunu belirten Yalçın, bu tetkiklere erişimin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. Kanserle mücadelenin yalnızca bireysel çabalarla sınırlı kalamayacağını ifade eden Yalçın, sağlık hizmetlerinin eşit ve erişilebilir olması, kanser kayıtlarının düzenli tutulması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve sağlık altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kanserin evrensel bir sorun olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın, Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası kanser kuruluşlarıyla kurulacak iş birliklerinin önemine değinerek, “Güç birliği yapılmadan bu sorunun üstesinden gelmek mümkün değil” dedi.

4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında ülke genelinde çeşitli etkinlikler düzenleneceğini belirten Yalçın, “Bu mücadele ancak toplum sahip çıkarsa güçlenir. Daha sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya için herkesin sorumluluk alması gerekiyor” çağrısında bulundu.

Yaşam Sağlık Kanser