30 Ağustos’tan 9 Eylül’e: Türk ordusu İzmir’e kaç günde ulaştı?

Türk ordusu İzmir'e doğru başlattığı 400 kilometrelik tarihi yürüyüşü nasıl tamamladı? Dumlupınar'dan denize uzanan 10 günlük askeri harekatın detayları haberimizde.

30 Ağustos’tan 9 Eylül’e: Türk ordusu İzmir’e kaç günde ulaştı?

Türk ordusu, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan kesin zaferin ardından Batı Anadolu’da son derece hızlı bir takip harekâtına girişti. Amaç, ağır yenilgiye uğrayan Yunan kuvvetlerinin yeniden savunma hattı kurmasına fırsat vermeden batıya doğru ilerlemekti.

1 Eylül’de başlayan takip harekâtı sırasında Türk piyade ve süvari birlikleri, zorlu arazi ve sınırlı ulaşım imkânlarına rağmen kısa sürede Ege kıyılarına ulaştı. Türk ordusunun öncü birlikleri 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e girerek şehrin işgalden kurtuluşunu sağladı. Millî Savunma Bakanlığı kaynakları, takip harekâtının 1 Eylül’de başladığını ve Türk ordusunun 9 Eylül sabahı İzmir’e ulaştığını belirtiyor.

TÜRK ORDUSU İZMİR’E DOĞRU TAKİP HAREKÂTINI BAŞLATTI

30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kesin zaferle sonuçlanmasının ardından Türk ordusunun önünde yeni bir hedef vardı: geri çekilen Yunan birliklerinin toparlanmasını engellemek.

Mustafa Kemal Paşa, 1 Eylül 1922’de yayımladığı tarihi emirle ordunun batıya doğru kesintisiz ilerlemesini istedi:

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”

Bu emirle başlayan takip harekâtında Yunan birlikleri İzmir, Dikili ve Mudanya yönlerine doğru çekilirken Türk kuvvetleri de farklı kollardan ilerlemeye başladı.

PİYADELER ZORLU BİR TAKİP HAREKÂTI YÜRÜTTÜ

Takip harekâtı, motorlu taşıtların günümüzdeki kadar yaygın olmadığı bir dönemde gerçekleştirildi. Millî Savunma Bakanlığının tarih anlatımında, motorlu araçlar bakımından Yunan ordusunun Türk ordusuna göre daha avantajlı olduğu; Mehmetçiğin ise özellikle süvari gücü bakımından üstünlük taşıdığı belirtiliyor.

Türk piyadeleri, geri çekilen Yunan birliklerini takip ederken uzun mesafeleri kısa sürede kat etmek zorunda kaldı. Ancak bazı popüler anlatılarda geçen “her piyade birliği günde ortalama 35-40 kilometre yürüdü” veya güzergâhın “tamamı yaya olarak geçildi” şeklindeki genellemeleri bütün ordu için kesin bir askerî veri olarak kullanmak doğru değil.

Buna karşılık takip harekâtının olağanüstü hızlı gerçekleştiği tartışmasız. 1 Eylül’de Uşak’ın kurtarılmasından yalnızca sekiz gün sonra öncü Türk birlikleri İzmir’e ulaştı. Uşak Valiliği kayıtları, kentin 1 Eylül 1922’de işgalden kurtulduğunu belirtiyor.

SÜVARİ BİRLİKLERİ TAKİP HAREKÂTININ ÖNCÜ GÜCÜ OLDU

İzmir’e doğru ilerleyişin en hareketli unsurlarından biri, Fahrettin Altay komutasındaki 5. Süvari Kolordusuydu.

Türk ordusunun süvari üstünlüğü, geri çekilen Yunan birliklerinin takip edilmesinde büyük önem taşıdı. Süvari birlikleri düşmanın geri çekilme güzergâhlarına hızla ulaşarak irtibat ve ulaşım yollarını baskı altında tuttu ve ana ordunun ilerleyişine öncülük etti. Millî Savunma Bakanlığı da dönemin savaş koşullarında takip harekâtında süvarinin oynadığı rolün son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Ancak “süvariler birçok kasabanın yakılmasını engelledi” şeklindeki genel bir ifade fazla kesin olur. Nitekim geri çekilen Yunan birliklerinin bazı yerleşimleri ateşe verdiğine ilişkin resmî kayıtlar bulunuyor. Manisa Valiliği, kentin 8 Eylül’de kurtarılmasından hemen önce büyük ölçüde yakıldığını kaydediyor; İzmir Valiliği kaynakları da Turgutlu’nun geri çekilen birlikler tarafından ateşe verildiğini aktarıyor.

UŞAK’TAN İZMİR’E ADIM ADIM İLERLEYİŞ

Takip harekâtı sırasında Batı Anadolu’daki birçok yerleşim art arda kurtarıldı.

Uşak 1 Eylül’de, Salihli 5 Eylül’de, Turgutlu 7 Eylül’de ve Manisa 8 Eylül’de Türk kuvvetlerinin kontrolüne geçti.

Bu hızlı ilerleyişin ardından Türk süvari birlikleri 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e ulaştı. Millî Savunma Bakanlığı kayıtlarına göre 2. Süvari Tümeni Mersinli yönünden İzmir’e girerken 1. Süvari Tümeni Kadifekale yönünde ilerledi.

Yüzbaşı Şeref Bey Hükûmet Konağı’na, Yüzbaşı Zeki Bey Kumandanlık Dairesi’ne, 4. Alay Komutanı Reşat Bey ise Kadifekale’ye Türk bayrağını çekti.

İZMİR’İN KURTULUŞUYLA TAKİP HAREKÂTI BİTMEDİ

9 Eylül’de İzmir’in kurtarılması, Büyük Taarruz’un en önemli hedeflerinden birinin gerçekleşmesi anlamına geliyordu. Ancak Türk ordusunun harekâtı o gün tamamen sona ermedi.

Kuzeydeki Türk birlikleri Yunan kuvvetlerini Mudanya ve Bandırma yönünde takip etmeyi sürdürdü. Millî Savunma Bakanlığına göre 11 Eylül’de Bursa kurtarıldı ve 18 Eylül 1922 itibarıyla Batı Anadolu’da Yunan askerî varlığı sona erdi.

Böylece 30 Ağustos’ta kazanılan kesin zafer, 1 Eylül’de başlayan hızlı takip harekâtıyla Batı Anadolu’nun tamamına yayıldı. Türk ordusunun Dumlupınar’dan Ege kıyılarına uzanan bu ilerleyişi, Büyük Taarruz’un yalnızca meydan muharebesindeki başarısını değil, yenilen ordunun yeniden toparlanmasına fırsat vermeyen hızlı takip stratejisinin de önemini ortaya koydu.

Atatürk 30 Ağustos Tarih