2017 referandumunun iptali için şok dava! Mutlak butlanı işaret etti

2017 referandumunun iptali için Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nde mutlak butlan davası açıldı. Avukat Hüseyin Cimşit'in konuya ilişkin Yeni Ankara'ya özel açıklamaları haberimizde.

2017 referandumunun iptali için şok dava! Mutlak butlanı işaret etti

Türkiye siyasi tarihinin en kritik virajlarından biri olan 16 Nisan 2017 Anayasa Referandumu, yıllar sonra dev bir hukuki hamleyle yeniden yargıya taşındı. Avukat Hüseyin Cimşit, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) o dönem büyük tartışma yaratan "mühürsüz oy" kararının hukuken "yok hükmünde" olduğunu ileri sürerek Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ihtiyati tedbir ve referandumun iptali talepli dava açtı. Konuya ilişkin Yeni Ankara’ya özel ve çarpıcı açıklamalarda bulunan Cimşit, "Kuvvetler ayrılığının olmadığı yerde özgür bir ülkeden bahsedilemez. Yapılan her şey usulsüz ve suç niteliğindedir" dedi. İşte Türk hukuk sisteminde deprem etkisi yaratacak mutlak butlan davası dilekçesinin detayları ve kulisleri sarsacak o belgeler.

"MÜHÜRSÜZ OYLAR YOK HÜKMÜNDEDİR"

Yeni Ankara'ya konuşan Avukat Hüseyin Cimşit, davanın hukuki dayanağını 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 101. maddesine dayandırdı. Kanun metninin yoruma kapalı olduğunu belirten Cimşit, "Yasa açıkça 'arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan oy pusulaları geçerli değildir' diyor. YSK, kendi genelgelerini ve kanunu çiğneyerek milyonlarca mühürsüz oyu geçerli saydı. Bu bir yetki gaspıdır ve hukuk dünyasında yoklukla sakattır" dedi.

Cimşit ayrıca siyasi parti kurultaylarında ve tebligat süreçlerinde yaşanan usulsüzlüklere de sert tepki göstererek, "Tek yetkili kurultaydır, yapılan her şey suçtur. Bir siyasi partinin binasına polis zoruyla girilerek tebligat yapılmaz, tebligat avukata yapılır. Hukuk devletinin can damarı olan kuvvetler ayrılığı ortadan kalkarsa, özgürlükten söz edemeyiz. Şimdi gözümüz Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nde; bakalım adalet bu büyük hukuk skandalına karşı ne yapacak?" ifadelerini kullandı.

PROF. DR. SAMİ SELÇUK VE ATİLLA KART’IN BELGELERİ DAVANIN MERKEZİNDE

Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, Türk hukukunun kıdemli isimlerinin bilimsel mütalaaları ve geçmişte yaşanan gizli kalmış siyasi krizlerin belgeleri delil olarak yer aldı. Davanın en dikkat çekici delillerinden birini, Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk’un "Hukuk Dünyasında Doğmayan Halk Oylaması" isimli çalışması ve mahkemede tanıklık yapma iradesi oluşturuyor. Selçuk’un dilekçede atıf yapılan mektubundaki, "Devlet hukuka dayanmazsa kaba güce yönelir. YSK’nın kararı salahiyet gaspıdır, bu yüzden mevcut rejim hukuk açısından asla meşru değildir" tespiti davanın omurgasını oluşturuyor.

Dilekçede yer alan bir diğer bomba detay ise CHP eski Konya Milletvekili Atilla Kart’ın sürece dair ifşaatları içeren mektubu oldu. Kart, referandumun hemen ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve kurmaylarıyla anlaştıklarını, partiden resmi vekalet alarak iç hukuk yollarını tükettiğini ancak tam AİHM’e bizzat başvuracağı sırada parti yönetiminin kendisini engellediğini iddia etti. Dilekçede, CHP Genel Merkezi tarafından bastırılan ancak gizemli bir şekilde dağıtılmayan referandum karşıtı kitaplar da hukuki alt yapı olarak mahkemenin dikkatine sunuldu.

ANKARA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDEN İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Kemal Gözler’in makalelerine ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli emsal kararlarına atıfta bulunulan dava dilekçesinin sonuç kısmında talepler net bir şekilde sıralandı. Davacılar, seçmen sıfatıyla dürüst seçim haklarının elinden alındığını savunarak hukuki yarar şartını yerine getirdiklerini belirttiler.

Dava dilekçesinde mahkemeden; YSK’nın 16 Nisan 2017 tarihli ve 560 sayılı "mühürsüz oyları geçerli sayma" kararının baştan itibaren yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi istendi. Hukuk çevrelerinde büyük yankı uyandıran dilekçe, acilen ihtiyati tedbir kararı verilerek referandumun iptal edilmesini ve oylamanın en kısa sürede yenilenmesini talep ediyor.

Mutlak butlan CHP Kemal Kılıçdaroğlu Mahkeme