2 Ekim Dünya Şiddetsizlik Günü: TÜİK verileriyle Türkiye'de kadına şiddet tablosu!

2 Ekim Dünya Şiddetsizlik Günü'nde Türkiye'nin şiddet tablosunu ele aldık. TÜİK'in resmi verilerine göre Türkiye'de kadına yönelik psikolojik, fiziksel ve dijital şiddetin boyutları gözler önünde.

2 Ekim Dünya Şiddetsizlik Günü: TÜİK verileriyle Türkiye'de kadına şiddet tablosu!

Birleşmiş Milletler tarafından Mahatma Gandhi'nin doğum günü anısına ilan edilen 2 Ekim Dünya Şiddetsizlik Günü, küresel çapta barış ve diyalog kültürünü yaymayı hedefliyor. Ancak bu anlamlı günde, Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve toplumsal agresyon verileri sorunun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın hazırladığı kapsamlı araştırmalar, kadınların önemli bir kısmının hayatlarının bir döneminde şiddetin farklı biçimleriyle yüzleşmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.

PSİKOLOJİK VE EKONOMİK ŞİDDET YAYGINLAŞIYOR

Resmi verilere göre kadınların yaşam boyu karşılaştığı şiddet türleri arasında psikolojik şiddet açık ara ilk sırada yer alıyor. Kadınların yüzde 28,2'si yaşamının bir döneminde psikolojik şiddete, yüzde 18,3'ü ekonomik kısıtlama ve baskıya, yüzde 12,8'i ise fiziksel şiddete uğradığını belirtiyor. Son bir yıllık dönem incelendiğinde ise kadınların yüzde 11,6'sının psikolojik, yüzde 3,7'sinin dijital ve yüzde 2,6'sının fiziksel şiddete maruz kaldığı görülüyor. Veriler, özellikle 15-24 yaş arasındaki genç kadınların dijital şiddet ve psikolojik baskı yönünden en savunmasız grubu oluşturduğunu kaydediyor.

ŞİDDET ÇOĞUNLUKLA "EN YAKINDAKİ" KİŞİDEN GELİYOR

Araştırmaların fail profiline yönelik bulguları, tehlikenin büyük ölçüde kadınların en yakın çevresinden geldiği gerçeğini doğruluyor. Fiziksel şiddete maruz kalan kadınların yüzde 56'sı, psikolojik şiddet görenlerin ise yüzde 42'si bu eylemlerin eş, eski eş veya partnerleri tarafından gerçekleştirildiğini ifade ediyor. Failin kimliği dijital ortama geçildiğinde ise farklılık gösteriyor; dijital şiddetin yüzde 62,3'ü tanınmayan yabancı kişiler tarafından uygulanıyor. Kadınların hayatını zorlaştıran ısrarlı takip vakalarında da ilk sırayı yüzde 39,6 ile yabancılar alırken, bunu yüzde 32,1 ile eski eş veya partnerler izliyor.

KORUYUCU ÖNLEMLER VE ÇÖZÜM BEKLEYEN TABLO

İçişleri Bakanlığı kayıtlarına göre 6284 sayılı Kanun kapsamında her yıl yüzlerce kadın hayatını kaybediyor. Resmi kurumlara yansıyan cinayet rakamları yılda 250 ile 300 bandında seyrederken, sivil toplum kuruluşlarının derlediği çeteleler şüpheli ölümlerle birlikte bu sayının yıllık 400'ün üzerine çıktığına işaret ediyor. Devlet kurumları, şiddetin önlenmesi amacıyla Kadın Acil Destek İhbar Sistemi (KADES), Aile İçi Şiddetle Mücadele büroları ve elektronik kelepçe merkezleriyle riskleri minimize etmeye çalışıyor. 2 Ekim Dünya Şiddetsizlik Günü, yalnızca bireysel öfke kontrolünün değil; yasaların tavizsiz uygulanmasının ve toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan koruyucu politikaların hayati önemini tüm topluma yeniden hatırlatıyor.

Kadın Kadına Şiddet