15 Temmuz'un 10 yıllık hukuki bilançosu! Cumhuriyet tarihinin en büyük yargısal süreci tamamlanıyor

15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminin üzerinden tam on yıl geçerken, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı yargısal faaliyeti büyük oranda Yargıtay denetiminden geçerek nihai sonuca ulaştı.

15 Temmuz'un 10 yıllık hukuki bilançosu! Cumhuriyet tarihinin en büyük yargısal süreci tamamlanıyor

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin askeri kanattaki fiili icracılarını ve arka plandaki sivil planlayıcılarını tasfiye etmeyi amaçlayan bu süreçte, "asli fail" doktrininden "müsadere" uygulamalarına kadar ceza hukuku literatürüne geçen pek çok emsal içtihat oluşturuldu.

İşte 720 bini aşkın kişinin soruşturulduğu, devasa dosyaların binlerce saatlik kayıtlarla incelendiği 15 Temmuz davalarının en ince ayrıntısına kadar hukuki bilançosu...

720 BİN SORUŞTURMA, 373 BİN TAKİPSİZLİK

Adalet Bakanlığı verilerine göre, son on yıllık süre zarfında FETÖ/PDY üyeliği, anayasal düzeni ihlal ve darbe girişimi gibi iddialarla toplam 720 bin 580 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bu devasa sayı başlangıçta kitlesel bir cezalandırma algısı yaratsa da, yargı makamlarının somut delil esaslı süzgeci rakamlara yansıdı. Hazırlık soruşturmaları neticesinde suç unsuru taşımadığı tespit edilen 373 bin 642 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK/Takipsizlik) kararı verildi.

Mahkemelerde nihai karara bağlanan 636 bin 744 kişiden 127 bin 102'si hakkında mahkûmiyet, 124 bin 861'i hakkında ise beraat kararı tesis edildi. Yargılamanın başlarında cezaevlerindeki tutuklu sayısı 120 bine kadar tırmanmışken, onuncu yıl itibarıyla cezaevindeki FETÖ mensubu sayısı 10 bin 484'e kadar geriledi. Cezaevindeki mevcudun yalnızca 482'si tutuklu statüsündeyken, büyük çoğunluğu (9 bin 634 kişi) cezası kesinleşmiş hükümlülerden oluşuyor.

ANKARA ÇATI DAVALARI: "YURTTA SULH KONSEYİ"NE CEZA YAĞDI

Darbe teşebbüsünün beyni sayılan Karargah ve Akıncı Üssü davaları, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin temyiz incelemeleriyle karara bağlandı.

  • Genelkurmay Çatı Davası: Kendilerini sözde "Yurtta Sulh Konseyi" üyesi olarak tanımlayan Akın Öztürk, Mehmet Dişli, Hakan Evrim, Mehmet Partigöç gibi 17 üst düzey darbecinin 138'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Yargıtay bu davada çok kritik bir içtihada daha imza atarak, Genelkurmay Başkanı ve İkinci Başkan'ın odalarına dinleme cihazı yerleştirilmesi eylemini "siyasal ve askeri casusluk" suçu kapsamında değerlendirdi.
  • Akıncı Üssü Davası: Darbenin yönetim merkezi olan Akıncı Üssü'nde ise sivil imamlar Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş ile TBMM'yi bombalayan pilotların da aralarında olduğu faillere verilen 77'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları kesinleşti. Yargıtay, askeri komutanları rehin alan veya üste nöbet tutan bazı sanıkların eylemlerini "suça yardım etme" değil, doğrudan "asli fail" kapsamında görerek yerel mahkemenin kararını bozdu ve cezaların artırılmasını istedi.

RÜTBELİLERE MÜEBBET, KANDIRILAN ERLERE BERAAT

İstanbul'daki darbe girişimi 41 ana dava altında toplandı ve 2.423 sanık hakkında hüküm tesis edildi. İstanbul Ana Darbe Davası'nda 14 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis verilirken, bu kişiler aralarında Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un da bulunduğu 87 vatandaşın ölümünden "nitelikli kasten öldürmeye azmettirme" sıfatıyla da sorumlu tutuldu.

Özellikle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Çengelköy davalarında rütbeli sanıklara ceza yağarken, iradeleri komutanları tarafından fesada uğratılan, durumu bilmeyen onlarca er ve askeri öğrenci hakkında beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı yönünde kararlar çıkması dikkati çekti.

SUİKAST TİMİNE HEM SUİKASTTAN HEM DE "YAĞMA"DAN CEZA

Darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldıran ve iki polisi şehit eden suikast timinin yargılaması, en çok ses getiren dosyalardan biri oldu. Gökhan Şahin Sönmezateş ve Zekeriya Kuzu'nun da aralarında olduğu tim, önce suikast ve anayasal düzeni ihlalden ağırlaştırılmış müebbet aldı. Ardından açılan ikinci bir dava ile, derdest ettikleri koruma polislerinin silah, telsiz ve cüzdanlarını zorla gasp ettikleri gerekçesiyle "nitelikli yağma" suçundan da 15 kez 18'er yıl hapis cezasına çarptırıldılar.

ÖMER HALİSDEMİR'İN KATİLLERİNE "İYİ HAL" İNDİRİMİ YOK

Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda darbeci general Semih Terzi'yi vurarak tarihi bir kahramanlık sergileyen Astsubay Ömer Halisdemir'i şehit eden 18 sanık hakkında mahkeme tavizsiz bir karar verdi. Sanıkların tümü ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, mahkeme heyeti sanıkların yargılama sırasındaki tutumlarını ve fiilden sonraki davranışlarını dikkate alarak hiçbir şekilde takdiri indirim (iyi hal indirimi) uygulamadı.

"TATBİKATA GİDİYORDUK" SAVUNMASI ÇÖKTÜ

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı davasının 4 bin 583 sayfalık gerekçeli kararı, darbecilerin en çok sığındığı "alarm eğitimi/tatbikat zannettik" savunmasını askeri teamüller ışığında çökertti. Kararda, tüm personelin rutin bir tatbikatta gerçek mühimmat alıp sivil araçların arasına çıkmasının imkansız olduğu belirtildi. Mahkeme, askeri bir alarmın sivil haberleşme programı olan WhatsApp gruplarından verilemeyeceğine hükmederek, sanıkların fiilin suç olduğunu baştan itibaren bilebilecek konumda olduklarını tescilledi.

FETULLAH GÜLEN'İN ÖLÜMÜ SONRASI SÜREÇ

Ekim 2024'te terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in ölümüyle birlikte, devam eden yargılamalardaki hukuki akıbet de Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 64. maddesi çerçevesinde yeniden şekillendi. TCK 64/1 uyarınca sanığın ölmesi durumunda "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi emredici bir hüküm.

Ancak uzmanlar uyarıyor: Ölüm, örgütün mal varlığını ve tazminat süreçlerini kurtaramayacak. Yasaya göre, davanın düşmesine rağmen müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler için yargılamaya devam edilerek mallar hazineye geçirilebilecek. Ayrıca, darbeden zarar gören vatandaşların ölen darbecilerin mirasçılarına karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı da saklı tutuluyor.

ADALETİN 10 YILLIK SINAVI

Devlet kademelerindeki FETÖ'cü unsurların büyük ölçüde temizlendiği, darbenin silahlı tetikçilerinin parmaklıklar ardına konduğu 10 yıllık süreç, Türk yargısının kriz dönemindeki refleksleri adına tarihe geçti. İçeride yargılamalar sonlanırken, önümüzdeki dönemin gündemini uluslararası diplomasi, firari isimlerin iade süreçleri ve "miras kavgasına" tutuşan örgütün sahip olduğu trilyonlarca dolarlık finansal ağın tamamen çökertilmesi oluşturacak.

Dava Mahkeme Yargı 15 Temmuz FETÖ Darbe