15 Temmuz’ın 10. yılında FETÖ davalarından çıkan en çarpıcı 5 gerçek

FETÖ davalarında çıkan gerçekler, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında yargı arşivlerinden sızan gizli belgelerle sarsıcı bir boyuta ulaştı.

15 Temmuz’ın 10. yılında FETÖ davalarından çıkan en çarpıcı 5 gerçek

Bilmeniz Gerekenler: 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıllık süreçte, açılan 289'dan fazla ana davada FETÖ davalarında çıkan gerçekler hukuki olarak tescillendi. Ankara adliyelerindeki yargılama tutanaklarına göre, kalkışmanın ana komuta merkezinin Akıncı Üssü olduğu ve Adil Öksüz gibi sivil imamların operasyonu doğrudan yönettiği kesinleşti. Yargıtay tarafından onanan kararlarda, ByLock mesajlaşma kayıtları ve Bank Asya hesap hareketleri gibi dijital veriler örgüt üyeliği ispatında birincil delil kabul edildi. Süreç boyunca binlerce sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, yürütülen titiz yargılamalar sonucunda delil yetersizliğinden ötürü beraat alan sanıklar da kayıtlara geçti.

Türkiye tarihinin en kritik yargılama süreçleri, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından açılan ihtisas mahkemelerinde karara bağlanmaya devam ediyor. Darbe girişiminin 10. yılı olan 2026 senesinde, gerek Genelkurmay Çatı Davası gerekse Akıncı Üssü dosyalarında kesinleşen hükümler, örgütün paralel devlet yapılanmasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

AKINCI ÜSSÜ VE SİVİL İMAMLAR YAPILANMASI NASIL ÇÖKERTİLDİ?

15 Temmuz darbe girişiminin askeri operasyon ayağını yöneten merkez üssünün Akıncı Hava Üssü olduğu, yürütülen ceza yargılamaları neticesinde şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlandı. Mahkeme tutanaklarına geçen en önemli bulgu, sivil imam olarak adlandırılan Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Harun Biniş, Nurettin Oruç ve Hakan Çiçek gibi isimlerin o gece üste bulunması ve askeri personeli komuta etmesidir.

Adil Öksüz’ün darbe gecesi üs yakınlarında bulunmasını "arsa bakmaya gitmiştim" diyerek açıklamaya çalışması, adli tıp ve dijital baz istasyonu sinyal takipleriyle tamamen çürütüldü. Yargılama makamları, sivil imamlar ile örgüt lideri Fethullah Gülen arasındaki telefon ve kurye irtibatlarını tek tek deşifre ederek, eylemin doğrudan Pensilvanya kaynaklı bir emirle icra edildiğini hüküm altına aldı.

FETÖ DAVALARINDA ÇIKAN GERÇEKLER NELERDİR?

Ceza dairelerinin onama kararlarında, sanıkların savunmalarını geçersiz kılan en net unsurlar somut dijital izler ve kriptolu haberleşme ağları oldu. FETÖ davalarında çıkan gerçekler arasında, örgütün kendi içinde gizliliği sağlamak amacıyla geliştirdiği ByLock uygulamasının sunucu verileri ve bu sistemdeki mesaj içerikleri yer alıyor.

Ankara Ağır Ceza Mahkemeleri, Bank Asya'daki şüpheli hesap hareketlerini, TSK içerisindeki militanların deşifre olmamak için kullandığı ankesörlü/ardışık arama kayıtlarını ve "loca" tarzı hücre yapılanmalarını mahkumiyet gerekçesi yaptı. Yargılama sürecinin adil ve titiz yürütüldüğünü gösteren bir diğer somut veri ise, binlerce mahkumiyetin yanında toplanan delillerin yetersiz kalması neticesinde yasal olarak beraat eden veya takipsizlik alan kişilerin varlığı oldu.

TOPLAM KARAR SAYISI KAÇ OLDU?

Adalet Bakanlığının resmi verilerine göre, 15 Temmuz sonrasında toplam 289'dan fazla müstakil darbe davası açıldı ve bu davaların çok büyük bir kısmı onama aşamalarını tamamlayarak kesinleşti. Kalkışmaya iştirak eden F-16 pilotları ve komuta kademesindeki subaylar başta olmak üzere, binlerce sanık hakkında 70'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları gibi emsalsiz yaptırımlar uygulandı.

Yargılamalar, örgütün sadece askeriye ile sınırlı kalmayıp emniyet, mülki idare ve yargı organlarında nasıl paralel bir kamu bürokrasisi tasarladığını arşiv belgeleriyle ortaya koydu. Savunma makamlarının öne sürdüğü sahte delil iddiaları üst mahkemelerce titizlikle incelenerek reddedilirken, yüz binlerce kişiyi doğrudan veya dolaylı etkileyen hukuki tasfiyeler devletin egemenlik haklarının korunması kapsamında hukuka uygun bulundu.

FETÖ 15 Temmuz