15 Temmuz’da kim, neredeydi? Erdoğan, Özgür Özel, Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve diğerleri…
15 Temmuz gecesi kim, neredeydi? Liderlerin konumları ve o karanlık gecede verdikleri anlık kararlar, askeri kalkışmanın seyrini baştan aşağı değiştirdi.
Bilmeniz Gerekenler: 15 Temmuz askeri darbe girişimi gecesinde liderlerin konumları, direnişin organizasyonunda ve darbenin bastırılmasında stratejik bir rol oynadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Muğla'nın Marmaris ilçesinde bir otelde bulunurken, FaceTime üzerinden canlı yayına bağlanarak halkı meydanlara davet etti ve ardından İstanbul'a geçti. Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve muhalefet liderleri Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli ile dönemin milletvekili Özgür Özel ise Ankara ve İstanbul'daki stratejik noktalardan ya da doğrudan bombalanan Meclis genel kurulundan darbeye karşı net duruş sergilediler. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ise karargâhta rehin alınarak Akıncı Üssü'ne götürüldü.
15 Temmuz 2016 askeri kalkışmasının üzerinden geçen on yıllık süreçte, o gecenin karanlıkta kalan tüm detayları resmi raporlar ve mahkeme tutanaklarıyla gün yüzüne çıktı. Darbe girişiminin ilk saatlerinde devletin zirvesinin ve muhalefet partileri yöneticilerinin bulundukları lokasyonlar, operasyonel iletişimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyordu. Meclis araştırma komisyonu raporlarına yansıyan 15 Temmuz liderlerin konumları, sivil iradenin silahlara karşı nasıl bir hat oluşturduğunu net olarak gösteriyor.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE SİYASİ LİDERLER O GECE NEREDEYDİ?
Darbe girişiminin başladığı ilk saatlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ailesiyle birlikte Muğla’nın Marmaris ilçesindeki bir otelde konaklıyordu. Kalkışmanın netleşmesiyle birlikte otelde kriz masası kuran Erdoğan, saat 00:00 sonrasında bir televizyon kanalına FaceTime üzerinden bağlanarak tarihi meydan çağrısını yaptı. Darbeci suikast timi oteli basmadan hemen önce helikopterle ayrılan Cumhurbaşkanı, Dalaman üzerinden İstanbul Atatürk Havalimanı’na güvenli bir iniş gerçekleştirerek sabaha karşı basın açıklaması yaptı.
Muhalefet kanadında ise ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu o sırada İstanbul'daydı ve uçuş trafiğinin aksamasıyla tankların ve askerlerin arasından güvenli bir noktaya geçerek sosyal medya üzerinden darbeye karşı olduklarını ilan etti. Darbeyi televizyondan takip etti. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise Ankara’daki genel merkez binasındaydı. Bahçeli, Başbakan Binali Yıldırım’ı doğrudan arayarak hükümetin ve demokrasinin yanında olduklarını bildiren ilk liderlerden biri oldu.
MHP'den sokak olaylarına dair 16 Temmuz 2016 tarihinde yapılan resmi açıklama ise dikkat çekti:
Demokrasiyi askıya alma, millet iradesini yok sayma teşebbüsünün ülkemize yapılacak büyük bir hata olacağı açık ve meydandadır. Türkiye yakın tarihinde defalarca askeri darbe girişim ve tecrübesini yaşamıştır. Türk milleti her seferinde darbelerin yıkım ve acı sonuçlarına muhatap kalmıştır. Şu anda ülkemiz kriz ve belirsizlik sarmalının dibindedir. Herkes bilmelidir ki, demokrasiden taviz istikbal ve istiklalden kopuş demektir. Milliyetçi Hareket Partisi her türlü demokrasi dışı arayışa tavırlı ve karşıdır.
"Milletimizin sağduyulu olması, teenni ve soğukkanlı hareket etmesi önem ve acileyet arz etmektedir. Halkın sokağa daveti, Türk askeriyle muhtemel bir çatışma içine girmesi vahim bir tehlike olarak önümüzde durmaktadır. Bilhassa Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in provokasyon ve ajitasyonlara karşı teyakkuzuyla birlikte, sokaklara çıkarak iç savaş şartlarına hizmet etmesi düşünülemeyecektir. Hiçbir dava arkadaşım karanlık sürecin taraf ve faili olmayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ülkemizin sancılı tablosunu dikkatle ve demokrasiye tam bir riayet ve sadakatle takip edecektir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, Türk milleti bu badireyi atlatacaktır. Milli birlik ve beraberliğimizi bozmaya hiç kimsenin gücü de yetmeyecektir."
O dönem CHP milletvekili olan Özgür Özel ise Ankara'daki ikametgahından hızla ayrılarak sivil direnişin parlamento ayağına katıldı.

KABİNE ÜYELERİ İLE ASKERİ KOMUTA KADEMESİ REHİN ALINDI
Hükümetin icra makamında yer alan Başbakan Binali Yıldırım, darbe haberini aldığı esnada İstanbul'dan Ankara'ya karayoluyla hareket halindeydi. Tuzla'daki konutundan ayrıldıktan sonra Kastamonu-Ilgaz tüneli bölgesinde krizi yöneten Yıldırım, televizyon kanallarına telefonla bağlanarak "zincir dışı bir illegal kalkışma" ifadesiyle ilk resmi hükümet tepkisini dünyaya duyurdu. Aynı saatlerde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay Karargâhı'ndaki güvenlik toplantısının ardından Yenimahalle'deki MİT yerleşkesine geçmiş ve saldırı altındaki karargâhtan savunmayı koordine etmişti.
Askeri kanatta ise darbeciler komuta kademesini felç etmeyi hedefledi. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Ankara'daki ana karargâhta kendi yakın ekibindeki darbeciler tarafından rehin alınarak helikopterle Akıncı Üssü'ne götürüldü. İstanbul'da bulunan 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar ve Ankara sokaklarında darbecilere karşı operasyon planlayan Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı ise rehin alınmaktan kurtularak emir komuta zincirini yeniden tesis etmek için kritik hamleler yaptı.

TBMM’DE ORTAK DİRENİŞ
15 Temmuz liderlerin konumları analiz edildiğinde, en sembolik buluşma noktası F-16 uçakları tarafından bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın çağrısıyla genel kurul salonu süratle açıldı. Meclis binası sarsılırken AK Parti, CHP ve MHP milletvekilleri genel kurul sıralarında omuz omuza verdi.
Milletvekili Özgür Özel ve diğer parti temsilcileri, sığınaklara inmek yerine genel kurul kürsüsünden dünyaya demokrasi mesajları verdi. Sabaha kadar süren bu fiziki duruş, darbecilerin parlamentoyu teslim alma stratejisini boşa çıkardı. Siyasi partilerin Meclis çatısı altında hazırladığı ortak deklarasyon, Türk siyasi tarihinin en önemli mutabakat metinlerinden biri olarak kayıtlara geçti.