10. yılında mercek altında: 15 Temmuz darbe girişiminde neler yaşandı?
15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü yaklaşıyor. O gece yaşanan olayların kronolojisi ve sonuçları, kalkışmanın 10. yıl dönümünde mercek altında. Peki direnişi başlatan o kırılma anı neydi?
Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tarihindeki en kritik dönemeçlerden biri olan askeri kalkışmanın üzerinden tam 10 yıl geçti. Yurt genelinde düzenlenen resmi anma programları öncesinde, 15 Temmuz'un kronolojisi ve sonuçları toplumsal hafızadaki tazeliğini korumaya devam ediyor. Ordunun içerisine sızmış illegal bir yapılanmanın emir-komuta zinciri dışına çıkarak başlattığı bu operasyon, Türkiye'nin yönetim sistemi ve iç güvenlik politikalarında kalıcı izler bıraktı.
15 TEMMUZ GECESİ DAKİKA DAKİKA NE YAŞANDI?
Askeri kalkışma hareketi, 15 Temmuz 2016 akşamı saat 20:30 sularında darbeci askerlerin Genelkurmay Başkanlığı karargâhında silahlı faaliyete geçmesiyle başladı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve üst düzey komuta kademesi, Ankara'daki Akıncı Üssü'ne götürülerek rehin alındı. İstanbul'da ise Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri zırhlı araçlar ve tanklar kullanılarak tek yönlü trafiğe kapatıldı.
Gece yarısı saat 00:05 civarında darbeciler tarafından TRT ekranlarında zorla bir bildiri okutuldu. Eş zamanlı olarak Ankara semalarında alçak uçuş yapan F-16 savaş uçakları, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) binasını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni ve Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı'nı bombaladı; Gölbaşı'ndaki saldırıda 17 polis memuru şehit düştü. Marmaris'te bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele yönelik suikast timi gönderilse de liderin otelden ayrılmasıyla bu girişim sonuçsuz kaldı.

SEMBOL İSİMLER DİRENİŞİN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Darbe girişiminin engellenmesindeki en büyük dönüm noktası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın televizyon kanallarına FaceTime üzerinden bağlanarak halkı meydanlara ve havalimanlarına davet etmesi oldu. Bu çağrının ardından milyonlarca sivil, tankların önüne geçerek askeri birliklerin ilerleyişini durdurdu. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda ise Astsubay Ömer Halisdemir, aldığı emir doğrultusunda darbeci Tuğgeneral Semih Terzi'yi vurarak öldürdü ve operasyonun komuta merkezinin ele geçirilmesini önledi.
Parlamento kanadında ise Meclis Başkanı İsmail Kahraman liderliğinde sığınakta toplanan AK Parti, CHP, MHP ve HDP milletvekilleri, bombalar altında ortak bir deklarasyon yayınlayarak demokrasiye bağlılıklarını bildirdi. Sahadaki bu topyekûn sivil ve siyasi direnç, 16 Temmuz sabahı saat 09:40 itibarıyla darbeci unsurların Genelkurmay karargâhında silah bırakıp teslim olmasıyla nihayete erdi.
KALKIŞMANIN SİYASİ VE TOPLUMSAL SONUÇLARI NELER OLDU?
Kalkışmanın bastırılmasının akabinde ilan edilen ve 2 yıl boyunca yürürlükte kalan Olağanüstü Hâl (OHAL) uygulaması, devlet kurumlarında geniş çaplı bir tasfiye sürecini başlattı. Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) aracılığıyla ordu, emniyet, yargı ve bürokrasi içerisindeki binlerce örgüt üyesi ihraç edildi ve yargı önüne çıkarıldı.
Anayasal düzeyde ise bu olay, Türkiye'nin 2017 referandumu ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş sürecini hızlandıran en önemli katalizörlerden biri oldu. Toplumsal hafızayı diri tutmak adına 15 Temmuz günü "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" adıyla resmi tatil ilan edilirken, İstanbul'daki Boğaziçi Köprüsü'nün adı "15 Temmuz Şehitler Köprüsü" olarak değiştirildi.