1 Mayıs'ta Taksim Meydanı neden yasak? İşte tarihi gerçekler
Taksim 1 Mayıs yasağı 2026 yılında da sürüyor. Valiliğin güvenlik gerekçesi ile AYM’nin ihlal kararı arasındaki krizin perde arkası ne? İşte detaylar.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde İstanbul’un simge noktası Taksim Meydanı, 2026 yılında da kutlamalara kapatıldı. İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı "güvenlik ve huzur" vurgusu yaparken, işçi konfederasyonları meydanın tarihsel kimliğine işaret ediyor. Peki, Türkiye gündeminden düşmeyen bu yasak ilk ne zaman başladı ve neden bir "hafıza mekanına" dönüştü?
YASAĞA UYMAYAN EYLEMCİLERE POLİSTEN SERT MÜDAHALE
İstanbul Valiliği, 2026 yılı 1 Mayıs kutlamaları öncesinde Beyoğlu, Şişli ve Beşiktaş gibi merkezi ilçeleri kapsayan geniş çaplı bir kısıtlama kararı aldı. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na dayandırılan bu kararla birlikte, Taksim Meydanı ve çevresi her türlü gösteri ile yürüyüşe kapatıldı. Valilik tarafından yapılan resmi açıklamalarda, meydanın coğrafi yapısı nedeniyle güvenlik kontrollerinin zorluğu ve trafik akışının bozulma ihtimali öncelikli gerekçeler olarak sunuldu. Yasağı delmeye çalışan eylemciler sert polis müdahalesine uğradı.

TAKSİM'E SON KEZ KANLI 1 MAYIS'TA ÇIKILDI
Taksim 1 Mayıs yasağı, köklerini 1977 yılında yaşanan ve "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen faciadan alıyor. 1976’da yapılan ilk kitlesel kutlamanın ardından, 1977’de açılan ateş sonucu 34 kişinin hayatını kaybetmesi, meydanı emek hareketi için bir yas ve direniş odağı haline getirdi. 1980 darbesiyle perçinlenen yasaklar, 2010-2012 yılları arasındaki kısa süreli serbestlik döneminin ardından 2013 yılından itibaren sistematik bir hal aldı.
ANAYASA MAHKEMESİ'NİN "İHLAL" KARARI UYGULANMIYOR
Hukuki düzlemde ise durum oldukça tartışmalı bir seyir izliyor. Anayasa Mahkemesi (AYM), 2023 yılında verdiği kararda Taksim’in işçiler için "ortak bir hafıza" olduğunu belirtti. Yüksek mahkeme, meydanın kapatılmasını toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlali olarak değerlendirdi. Ancak bu karara rağmen idari makamlar, Yenikapı ve Maltepe gibi alanları "kontrollü miting alanları" olarak belirleyerek Taksim üzerindeki kısıtlamayı sürdürmeye devam ediyor.
İşçi sendikaları ve sivil toplum örgütleri ise meydan talebinden vazgeçmiyor. Sendika temsilcilerine göre Taksim’e çıkmak, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda 1977’de hayatını kaybedenlerin anısını yaşatmak ve demokratik hakları savunmak anlamını taşıyor. 2026 yılında da devam eden bu karşılıklı duruş, Taksim Meydanı’nı Türkiye’nin en uzun soluklu toplumsal tartışma alanlarından biri yapmaya devam ediyor.
Kanlı 1 Mayıs 1977: Taksim Meydanı'nda yarım kalan bayramın hikâyesiGüncel