Yılmaz ekonomide 2026 rotasını çizdi: "Yüzde 20 altı enflasyon hedefi yakın!"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdüğünü belirterek, 2026 sonunda enflasyonun yüzde 20’nin altına inmesini öngördüklerini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonomi gündeminden bölgesel gelişmelere, terörle mücadeleden Avrupa Birliği ile ilişkilere kadar geniş bir yelpazede stratejik açıklamalarda bulundu. Kanal 7 ekranlarında soruları yanıtlayan Yılmaz, Türkiye’nin 2026 yılına dair ekonomik ve sosyal vizyonunu rakamlarla ortaya koydu.
EKONOMİDE HEDEF TEK HANELİ ENFLASYON
Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin en önemli gündem maddesi olan enflasyonla mücadele konusunda iddialı ve gerçekçi bir perspektif çizdi. Ocak ayındaki gıda ve sebze fiyatı kaynaklı sapmalara rağmen dezenflasyon sürecinin devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, 2026 yılı sonunda yüzde 20’nin altındaki bir enflasyon hedefinin "gerçekçi" olduğunu belirtti. Türkiye’nin faiz indirim döngüsüne girdiğini hatırlatarak, 2026’da çok daha olumlu bir finansal atmosferin oluşacağını ve reel sektörün selektif politikalarla desteklenmeye devam edeceğini söyledi. Deprem ve EYT gibi büyük mali yüklere rağmen bütçe disiplininin korunduğunu, oluşan mali alanın öncelikle düşük gelirli emeklilerin refahı için kullanılacağını ifade etti.

"SURİYE'DEKİ İSTİKRAR TERÖRSÜZ TÜRKİYE'YE İVME KAZANDIRDI"
Yılmaz, Türkiye’nin iç cephesini tahkim etmeye yönelik başlattığı süreci ve Suriye’deki gelişmeleri değerlendirdi. Terörü sonlandırmaya yönelik kurulan geniş tabanlı komisyonun yakında bir "ortak rapor" çıkaracağını söyledi. Örgütün "fesih" beyanının sahadaki teyidinin kritik olduğunu belirten Yılmaz, Suriye’de kapsayıcı bir istikrarın oluşmasının, Türkiye’deki "Terörsüz Türkiye" sürecine ivme kazandırdığını vurguladı.

"TÜRKİYE’NİN DEĞERİ YENİDEN KEŞFEDİLİYOR"
Avrupa Birliği ile ilişkilerde yeni bir yaklaşım hissettiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi başlıklarında Türkiye’ye olan ihtiyacının arttığını söyledi. Avrupa’nın Amerika’ya bağımlı güvenlik şemsiyesinden duyduğu rahatsızlık ve Çin’in ekonomik baskısı karşısında Türkiye’nin vazgeçilmez bir ortak olarak yeniden görüldüğünü ifade etti.