Engelli platformlarında KDV krizi: Üreticiler ve engelli vatandaşlar zor durumda

Engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran engelli platformları, 2024’ün sonlarında vergi uygulamalarıyla krize girdi. Yıllardır uygulanan KDV istisnası yeni yorumla kaldırılırken, mali müşavir Mehmet Danış sürecin hukuki ve sosyal sonuçlarını Yeni Ankara’ya anlattı.

Engelli platformlarında KDV krizi: Üreticiler ve engelli vatandaşlar zor durumda

Engelli bireylerin günlük hayata erişimini sağlayan engelli platformları ve asansör sistemleri, 2024 yılının sonlarına doğru vergi uygulamaları nedeniyle ciddi bir sorunla karşı karşıya kaldı. Uzun yıllardır 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-s maddesi kapsamında KDV istisnasından yararlanan engelli platformu üreticileri, Gelir İdaresi’nin yeni yorumu nedeniyle hem geriye dönük incelemelere tabi tutuldu hem de KDV iadelerini alamaz hale geldi.

Konuyla ilgili Yeni Ankara'ya değerlendirmelerde bulunan mali müşavir Mehmet Danış, uygulamanın hem hukuki hem de sosyal açıdan ciddi sakıncalar taşıdığını belirtti.

“10 YILLIK TEBLİĞ GEREKÇE GÖSTERİLEREK İSTİSNA İPTAL EDİLDİ”

Danış’ın aktardığına göre, engelli platformu üreticileri uzun yıllardır kanunun tanıdığı istisna hakkı kapsamında KDV iadesi alıyordu. Ancak 2024 yılının sonlarına doğru vergi daireleri, 2014 yılında yayımlanan bir tebliği esas alarak 17/4-s maddesi kapsamındaki istisnaları iptal etti.

Vergi idaresinin gerekçesi ise dikkat çekici; Engelli platformlarının yalnızca engelliler tarafından değil, engelli olmayan kişiler tarafından da kullanılabilme ihtimali. Bu gerekçeyle vergi daireleri, söz konusu ürünlerin “münhasıran engellilere yönelik olmadığı” kanaatine vararak KDV istisnasını reddetti. Bunun sonucunda, geçmiş yıllarda alınan KDV iadeleri de geçersiz sayıldı.

2019’A KADAR GERİYE DÖNÜK İNCELEME

Danış, sürecin en tartışmalı yönlerinden birinin geriye dönük incelemeler olduğunu vurguladı. Vergi idaresi, zaman aşımının olmadığı gerekçesiyle 2019 yılından itibaren üretici firmaları incelemeye aldı.

Bu incelemelerde, firmaların daha önce sattığı engelli platformlarının kurulduğu adreslere gidildi, yerinde tespitler ve yoklamalar yapıldı. Bu durumun hukuken sorunlu olduğunu vurgulayan Danış, şu şekilde konuştu:

“2024 yılında dönüp, 2019 yılında üretilmiş bir engelli asansörünün nerede ve nasıl kullanıldığını tespit etmeye çalışıyorsunuz. Yoklamaların güncel olması gerekir. 2024’te yapılan bir yoklama, 2019 yılına ilişkin hukuki bir delil olamaz.”

VERGİ MAHKEMELERİ ÜRETİCİLERİ HAKLI BULDU

Bu uygulamalar üzerine birçok mükellef yargı yoluna başvurdu. Danış’ın verdiği bilgiye göre, açılan davaların önemli bir kısmında vergi mahkemeleri üreticiler lehine karar verdi.

Ancak mahkeme kararlarına rağmen vergi dairelerinin uygulamayı sürdürdüğünü belirten Danış, bu durumun ciddi bir belirsizlik yarattığını ifade etti.

ENGELLİ VATANDAŞLAR İÇİN YÜZDE 20 EK YÜK

Uygulamanın sadece üreticileri değil, doğrudan engelli vatandaşları da etkilediğini söyleyen Danış, KDV istisnasının kaldırılmasıyla birlikte engelli bireylerin bu ürünleri yüzde 20 KDV eklenmiş fiyatlarla almak zorunda kaldığını vurguladı. Durumun sosyal devlet anlayışına aykırı olduğunu söyleyen Danış, “Hem verginin güncelliği açısından hem de bir tebliğin kanunun önüne geçemeyeceği gerçeği açısından ciddi bir sorun var" dedi.

“VERGİDE ADALET ALGISI ZATEN ZAYIF”

Vergi sistemine dair genel değerlendirmelerde de bulunan Mehmet Danış, toplumda vergide adalet olmadığı algısının oldukça yaygın olduğunu dile getirdi. Türkiye’de vergi sisteminin ağırlıklı olarak dolaylı vergilere dayandığını belirten Danış, bu durumun gelir dağılımını bozduğunu söyledi.

Danış vergi adaletinin sağlanabilmesi gerekli maddeleri şu şekilde sıraladı:

  • Gelire dayalı vergilendirme güçlendirilmeli
  • Vergi oranları ve uygulamaları yeniden düzenlenmeli
  • Vergi daireleri ve denetim sistemi yeniden yapılandırılmalı

Sadece vergi incelemeleriyle adalet sağlanamayacağını ifade eden Danış, Türkiye’de firmaların çok küçük bir kısmının denetlenebildiğini hatırlattı.

ÇALIŞAN DAHA ÇOK, İŞVEREN DAHA AZ VERGİ ÖDÜYOR

Vergi adaletine ilişkin çarpıcı örnekler veren Danış, çalışanlardan kesilen gelir vergisiyle ticaret yapan firmaların ödediği vergiler arasında ciddi farklar olduğuna dikkat çekerek şu şekilde konuştu:

“Bir çalışanın ödediği vergi ile ticaret yapan bir firmanın ödediği vergi arasında uçurum varsa, burada vergi adaletinden söz edilemez.”

Danış, vergi levhalarının ise çoğu zaman gerçek durumu yansıtmadığını, yatırım yapan firmaların geçici olarak matrahsız görünebileceğini ancak bunun “hiç vergi ödemiyor” anlamına gelmediğini ifade etti. Danış, vergi adaletinin sağlanması için sadece yasal düzenlemelerin değil, mükelleflerin eğitilmesinin de şart olduğunu söyledi. Özellikle aile şirketlerinde vergi ve ticaret bilincinin yeterince gelişmediğini belirtti. “Nereden Buldun Yasası” tartışmalarına da değinen Danış, bu tür düzenlemelerin tek başına yeterli olmadığını, esas çözümün kurumsallaşma ve eğitim olduğunu ifade etti.

NAYLON FATURA UYARISI: “AĞIR HAPİS CEZALARI VAR”

“Naylon fatura” konusuna değinen Danış, bu tabirin yanlış kullanıldığını belirterek, gerçek bir mal veya hizmete dayanmayan belgelerin ciddi suç oluşturduğunu vurguladı.

Bu tür işlemlerin genellikle vergi düşürmek amacıyla yapıldığını ve hapis cezası doğurduğunu söyleyen Danış, bu cezaların ertelenmesi ya da affının olmadığını hatırlattı.

KDV Engelli Vergi