TEÇ-SEN insanca yaşamın maliyetini açıkladı

TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, sendikanın ilk kez hazırladığı ‘İnsani Yaşam Endeksi 2026’ raporunu Ankara’da açıkladı. Hayatta kalma bütçesi ile insanca yaşam bütçesi arasında ayrım yaptıklarını belirten Demirel, tatilin lüks değil, normal yaşamın parçası olduğunu söyledi.

TEÇ-SEN insanca yaşamın maliyetini açıkladı

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN), AR-GE Birimi tarafından hazırlanan ‘İnsani Yaşam Endeksi 2026’ raporunu, Ankara’da düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Raporla tek, iki kişilik aile ve beş kişilik ailenin yaşam maliyetine dile getirildi.

Toplantıda konuşma yapan TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, ilk defa böyle bir rapor hazırladıklarını belirterek, “Bir insanın yaşamını sadece kirası, faturası ve gıda oluşturmaz. İnsan sosyal bir varlıktır. Sosyal hayata katılması, dinlenmesi geleceği için bir miktar güvence oluşturması gerekir. Bizim tarif ettiğimiz hayat zenginlik değildir. Normal bir hayattır” dedi.

HAYATTA KALMA BÜTÇESİ İLE İNSANCA YAŞAM BÜTÇESİ FARKI

Demirel, meseleye geniş bir perspektiften bakmaları gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İnsanlar sağlıklı beslenebiliyor mu? Ona bakmalıyız. Ailesiyle sosyal hayata katılabiliyor mu? Ya da bir gün yılda birkaç kez tatile gidebiliyor mu? Ona bakmalıyız. Bir sağlık problemi çıktığında borçlanmadan karşılayabiliyor mu? Ona bakmalıyız. Ay sonunda geleceği için para ayırabiliyor mu? Ona bakmalıyız. Bunların hiçbirisini yapamıyorsa o maaşın rakamsal olarak ne kadar olduğunun tek başına bir anlamı yoktur. İşte bu nedenle raporumuzda hayatta kalma bütçesi ile insanca yaşam bütçesi arasında bir ayrım yaptık. Hayatta kalma bütçesinde kira, mutfak, faturalar, zorunlu ulaşım ve temel sağlık giderleri vardır. İnsanca yaşam dediğimizde ise bunlara sağlıklı ve dengeli beslenmeyi, sosyal ve kültürel hayatı, dinlenmeyi, çocukların gelişimini, kişisel ihtiyaçları, beklenmedik giderleri ve geleceği gelecek için bir güvence oluşturabilmeyle eklemek zorundayız.”

“TATİL LÜKS DEĞİLDİR”

Demirel, insanca yaşamın gerekliliğinin altını çizerek, “Raporumuzda tatil var, sosyal hayat var, araç giderleri var, birikim var. Bunları özellikle çıkarmadık. Çünkü bunların çalışanlar açısından birer lüks olarak görülmesini doğru bulmuyoruz. Bir insanın ailesiyle yılda bir iki hafta tatil yapabilmesi, çocuğunu bir spor veya sanat faaliyetine gönderebilmesi, ayda en az bir kez ailesiyle dışarı çıkabilmesi zenginlik değildir.

Beklenmedik bir sağlık gideri çıktığında borç aramaması, bozulan bir ev eşyasını değiştirebilmesi, memleketindeki ailesini ziyaret edebilmesi veya geleceği için bir miktar para ayırabilmesi de zenginlik değil. Bunlar normal hayatın içerisinde olması gereken şeylerdir. Asıl üzerinde düşünmemiz gereken konu bunların ne zamandan beri çalışanlar için ulaşılması zor ihtiyaçlar hâline geldiğidir” diye konuştu.

“ÖNEMLİ OLAN MAAŞLA NE ALABİLDİĞİ”

İnsanların kredi kartı ile geçinmesinin normal olmadığını dile getiren Ümit Demirel, şunları söyledi:

“Biz buna geçinmek diyemeyiz. Bir süre sonra insan hayatını maaşına göre küçültmeye başlıyor. Daha az sosyalleşiyor, daha ucuz besleniyor, ihtiyaçlarını erteliyor ve çocuğunun taleplerine ‘Bu ay olmaz’ demeye başlıyor. Ve bütün bunlar zaman içerisinde bugün olduğu gibi normalleşiyor. Normal olmayanı normal kabul etmeye başlıyoruz. Bir ülkenin çalışanlarına sağladığı yaşam standardını yalnızca bordroda yazan maaş rakamıyla ölçemezsiniz. O maaşla nasıl bir hayat yaşayabildiğine bakmak gerekir. Maaşlar artmış olabilir. Kira daha fazla artmışsa, market daha fazla artmışsa, ulaşım daha fazla artmışsa, eğitim ve sağlık giderleri daha fazla artmışsa çalışan açısından önemli olan maaştaki rakam değil, o maaşla ne alabildiğidir. Ücret politikalarını belirlerken sadece enflasyon oranlarına bakmayın. Çalışanın gerçek hayatına da bakın. Kirasına bakın. Market harcamasına bakın. Çocuğunun okul masrafına bakın. Ulaşımına, sağlığına, sosyal hayatına bakın. Ay sonunda cebinde ne kaldığına bakın. TEÇ-SEN olarak kamu çalışanlarının ücretlerinin gerçekleşen ve beklenen enflasyonun gerisinde bırakılmamasını, yaşam maliyetindeki değişimlerin ücretlere zamanında yansıtılmasını ve çalışanların satın alma gücünün korunmasını istiyoruz. Ama bunun da ötesinde ücret politikasına bakışın değişmesi gerektiğini vurguluyoruz."

ORTA SINIFIN DURUMU

Orta sınıfın zamanla yok olduğunu ifade eden Demirel, şunları söyledi: “Türkiye'de orta direk diye tarif ettiğimiz geniş bir çalışan kesimi vardı. İki tane kamu çalışanının bulunduğu bir ailede barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılarken çocuklarının eğitimine bütçe ayırabiliyorken, sosyal hayata katılabiliyorken, yılda birkaç kez tatil yapabiliyorken, gerektiğinde aracın giderini karşılayabiliyorken ve imkânları ölçüsünde gelecek için bir miktar birikim yapabiliyordu.

Yani bugün insani yaşam endeksinde saydığımız pek çok ihtiyaç, iki memurun çalıştığı bir aile açısından olağanüstü bir hayatın değil, orta sınıf yaşamın doğal bir parçasıydı.”

Açıklanan rapora göre tek başına yaşayan kişinin aylık insanca yaşam bütçesi 125 bin TL olurken, iki kişilik ailenin 193.500, beş kişilik ailenin ise 377.000. Raporun kapsamında ise barınma, beslenme, hareket, gelişim, iyi olma hali, güvence kalemleri var.

ekonomi