TCMB Mart 2026 PPK Özeti yayınlandı: Faiz kararı ve enflasyon beklentilerinde son durum

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), küresel ekonomide artan belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin gölgesinde gerçekleştirdiği toplantının özetini yayımladı.

TCMB Mart 2026 PPK Özeti yayınlandı: Faiz kararı ve enflasyon beklentilerinde son durum

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, küresel piyasalarda artan belirsizliklerin gölgesinde gerçekleştirdiği toplantının özetini kamuoyuyla paylaştı. Kurul, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı alırken, yayımlanan metinde jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları ve enflasyon görünümü üzerindeki baskısına dair sert uyarılarda bulunuldu. Özellikle Şubat ayı sonunda tırmanan bölgesel çatışmaların ham petrol ve doğal gaz fiyatlarında yarattığı oynaklığın, küresel risk iştahını bozduğu ve emtia fiyatlarını genele yayılan bir yükseliş trendine soktuğu ifade edildi.

KÜRESEL BÜYÜME BEKLENTİLERİ AŞAĞI ÇEKİLDİ

Küresel ölçekte büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü risklerin güçlendiği vurgulanan raporda, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ekonomik aktivitesindeki zayıflamanın ihracat kanalı üzerindeki riskleri artırdığı belirtildi.

Bu çerçevede, küresel büyüme endeksinin 2026 ve 2027 yılları için yüzde 2,2 seviyesine çekilmesi, dış talep dengesinde ihtiyatlı bir duruşun gerekliliğini ortaya koydu. Banka, enerji arzı ve tedarik zincirlerindeki aksamaların süresine bağlı olarak küresel enflasyonun yüksek seyretmeye devam edeceği ve merkez bankalarının sıkı duruşlarını koruyacağı öngörüsünde bulundu.

KREDİ MUSLUKLARINDA SIKILAŞTIRMA DEVAM EDİYOR

Yurt içi piyasalarda ise sıkılaştırma adımlarının kredi kanalı üzerinden derinleştiği gözleniyor. TCMB, makrofinansal istikrarı korumak amacıyla yabancı para kredilerdeki büyüme sınırını yüzde 0,5’e kadar çekerken, bireysel kredi türlerinde de belirgin bir yavaşlama stratejisi izlediğini teyit etti.

Mart ayı verilerine göre ihtiyaç kredisi faizlerinin yüzde 59 seviyesine tırmanması, bireysel tüketim iştahını frenlemeye yönelik adımların bir parçası olarak değerlendirildi. Aynı dönemde Türk lirası mevduat faizlerinin de yüzde 44 bandına yerleşmesi, parasal aktarım mekanizmasının güçlendiğini gösteren temel göstergeler arasında yer aldı.

HİZMET ENFLASYONUNDA "ATALET" RİSKİ

Enflasyon tarafında Şubat ayında kaydedilen yüzde 31,53’lük yıllık oran, özellikle gıda ve hizmet gruplarındaki direnci bir kez daha kanıtladı. Hizmet sektöründeki fiyatlama davranışlarının sergilediği atalet, yıllık bazda bu gruptaki enflasyonun yüzde 40 civarında seyretmesine neden oldu.

Haberleşme, eğitim ve finansal hizmetlerdeki hızlı fiyat artışlarına karşın, kira enflasyonundaki yıllık gerileme olumlu bir ayrışma olarak kayıtlara geçti. Gıda fiyatlarında ise Ramazan ayı etkisi ve mevsimsel koşulların yarattığı baskının, Mart ayının ikinci yarısından itibaren hız kesmesi bekleniyor.

SANAYİ ÜRETİMİNDE ZAYIF SEYİR HAKİM

Ekonomik faaliyetin 2025 yılının son çeyreğinde potansiyelinin altında kalarak yüzde 3,4 büyümesi, iç talepteki dengelenmenin başladığına işaret ediyor. Sanayi üretiminin Ocak ayı itibarıyla inşaat ve metal sektörleri öncülüğünde gerilemesi, üretim tarafındaki ana eğilimin zayıf seyrettiğini doğruladı.

Cari işlemler dengesinde ise altın ithalatının yarattığı 23,4 milyar dolarlık yük ve jeopolitik krizlerin maliyet kanalı üzerindeki etkileri yakından takip ediliyor. Banka, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini ve enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma riski doğması halinde ek sıkılaştırma adımlarından kaçınılmayacağını net bir dille vurguladı.

Merkez Bankası faiz Ramazan