Savaşın 3. ayında piyasalar altüst oldu: Kazananlar ve kaybedenler

Piyasalarda savaşın 3 aylık bilançosu netleşiyor. Petrol, dolar ve yapay zekâ hisseleri yükselirken bazı sektörlerde sert kayıplar dikkat çekti.

Savaşın 3. ayında piyasalar altüst oldu: Kazananlar ve kaybedenler

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası başlayan çatışma sürecinin üzerinden üç ay geçerken, küresel piyasalardaki dalgalanmanın bilançosu daha net ortaya çıkmaya başladı. Özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının faiz politikalarını yeniden şekillendirdi.

Reuters’ın derlediği verilere göre savaşın ilk üç ayında petrol, dolar ve teknoloji hisseleri öne çıkarken; tahvil piyasaları, Asya para birimleri ile bazı tüketim sektörleri baskı altında kaldı.

PETROL FİYATLARINDA SERT YÜKSELİŞ

Piyasalarda savaşın 3 aylık bilançosunda en dikkat çeken başlıklardan biri enerji oldu. Brent petrol fiyatları yaklaşık yüzde 40 artış gösterirken, bazı dönemlerde savaş öncesi seviyelerin neredeyse iki katına ulaştı.

Ham petrol fiyatlarının uzun süre 100 doların üzerinde kalması, küresel enflasyon görünümünü doğrudan etkiledi. Büyük ekonomilerin stratejik rezervlerinden toplam 400 milyon varillik tahliye yapılması ve alternatif tedarik arayışları arz baskısını sınırlasa da enerji piyasasındaki kırılganlığın sürdüğü belirtiliyor.

YAPAY ZEKÂ HİSSELERİ DİRENÇ GÖSTERDİ

Jeopolitik risklere rağmen küresel borsalarda teknoloji şirketleri güçlü performans sergiledi. Özellikle yapay zekâ yatırımlarına yönelik beklentiler, ABD ve Asya piyasalarında yükselişi destekledi.

ABD borsaları tarihi zirvelerine yakın seyrederken, Güney Kore’de Kospi endeksi de rekor seviyelere yaklaştı. Yarı iletken üreticisi SK Hynix’in piyasa değeri 1 trilyon doları aşarken, Samsung Electronics ve Micron Technology hisselerinde de dikkat çekici yükselişler görüldü.

Buna karşılık havayolu ve lüks tüketim şirketleri aynı dönemde negatif ayrıştı. S&P 500 havayolu endeksinin yüzde 6’dan fazla değer kaybettiği, küresel lüks tüketim hisselerinde ise yaklaşık yüzde 10’luk düşüş yaşandığı aktarıldı.

HSBC Private Bank Küresel CIO’su Willem Sels, tüketim ağırlıklı sektörlerde “ağırlık azaltma” stratejisi uyguladıklarını açıkladı.

DOLAR GÜÇ KAZANDI, ASYA PARA BİRİMLERİ GERİLEDİ

Savaş sürecinde yatırımcıların güvenli liman arayışı ABD dolarına yönelimi artırdı. Dolar endeksi yaklaşık yüzde 1,5 yükselirken, ABD tahvil getirilerindeki artış da bu hareketi destekledi.

Öte yandan enerji ithalatına yüksek ölçüde bağımlı Asya ekonomileri daha fazla baskı altında kaldı. Hindistan rupisi, Endonezya rupisi ve Filipin pesosu dolar karşısında tarihi dip seviyeleri test etti.

Bazı merkez bankaları faiz artırımı ve rezerv müdahaleleriyle kur baskısını azaltmaya çalışırken, Sri Lanka Merkez Bankası’nın 100 baz puanlık sürpriz faiz artışı dikkat çekti.

Çin yuanının ise güçlü enerji rezervleri sayesinde bölgedeki diğer para birimlerine kıyasla daha istikrarlı kaldığı değerlendiriliyor.

AVRUPA EKONOMİSİ BASKI ALTINDA

Piyasalarda savaşın 3 aylık bilançosu Avrupa ekonomilerinde de etkisini gösterdi. Yükselen enerji maliyetleri nedeniyle Euro Bölgesi’nde ekonomik aktivitenin son iki buçuk yılın en sert daralmasını yaşadığı bildirildi.

Avrupa Merkez Bankası finansal kırılganlıklara dikkat çekerken, İngiltere’de şirketlerin artan enerji maliyetleri nedeniyle faaliyetlerinde yavaşlama yaşadığı ifade edildi.

ABD ekonomisinin ise enerji üretimindeki avantajı ve yapay zekâ yatırımlarındaki artış sayesinde süreci daha sınırlı hasarla geçirdiği belirtiliyor. Buna rağmen ülkede benzin fiyatlarının galon başına 4,56 dolara çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştığı kaydedildi.

TAHVİL PİYASALARINDA FAİZ BASKISI

Tahvil piyasaları da savaş sürecinin en olumsuz etkilenen alanlarından biri oldu. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırması, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı görüşünü güçlendirdi.

ABD’de 30 yıllık tahvil getirileri yüzde 5’in üzerine çıkarak 2007’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri de son 15 yılın zirvesine ulaştı.

Piyasalar, Avrupa Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar en az iki faiz artışı daha yapabileceğini fiyatlamaya başladı.

ekonomi ABD İsrail İran Petrol Yapay Zeka Dolar Çin