Memur maaşlarında 10 bin TL’yi aşan şok kayıp: DİSK-AR ve TÜİK verileri alarm veriyor
Ali Yalçın seyyanen zam çağrısı ile kamu çalışanları ve emeklilerin enflasyon karşısındaki dramatik erimesini gözler önüne serdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanlığı koltuğuna Mehmet Arabacı’nın oturtulmasının ardından açıklanan ilk enflasyon verileri, sabit gelirli milyonlarca vatandaşı kara kara düşündürüyor. TÜİK’in Mayıs 2026 verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 32,61 olarak kayıtlara geçerken, ilk 5 aylık kümülatif enflasyon ise yüzde 16,61 seviyesine ulaştı.
Bu çarpıcı tablonun ardından meydanlara çıkan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu görevlileri ve emeklilerin gelir kayıplarının katlanarak arttığını belirterek hükümete seyyanen zam çağrısını yineledi. mevcut toplu sözleşme düzeninin ve hedeflenen enflasyon tahminlerinin çalışanları korumaktan çok uzak olduğunu vurgulayan Yalçın, neoliberal kemer sıkma politikalarının faturasının işçiye kesilmesine tepki gösterdi.
MAAŞLARDA BÜYÜK ERİME: MEMURUN KAYBI 10 BİN TL'Yİ AŞTI
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından yayımlanan son enflasyon bülteni, paranın satın alma gücündeki erimeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalara göre son 5 ayda dar gelirlinin cebinden binlerce lira buharlaştı:
En Düşük Memur Maaşı: Ocak ayında 50 bin 503 TL’den 60 bin 737 TL’ye yükseltilen en düşük memur maaşının, enflasyon karşısındaki net değer kaybı 10 bin 88 TL’ye dayandı.
Asgari Ücret: Ocak ayında 28 bin 75 TL 50 kuruş olan asgari ücretin alım gücü 5 ayda 4 bin 663 TL eriyerek 23 bin 412 TL’ye geriledi. Türk-İş’in Mayıs ayı için açıkladığı 35 bin 174 TL’lik açlık sınırının tam
11 BİN 762 TL ALTINDA KALDI.
Emekli Aylıkları: Son düzenlemeyle 20 bin TL’ye tamamlanan en düşük emekli aylığı, 5 ayda 3 bin 322 TL değer kaybetti. Böylece emekliye verilen seyyanen farklar tamamen erimiş oldu. En düşük memur emeklisinin maaşındaki erime ise 4 bin 632 TL olarak hesaplandı.
ALİ YALÇIN: "2026 ENFLASYON HEDEFİ İLK 5 AYDA HAVAYA UÇTU"
Toplu sözleşme masasında hükümetin sunduğu tahminlerin gerçek dışı olduğunu savunan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sıkılaşma politikalarının enflasyonu düşürmediğini, aksine sabit gelirlinin boğazını sıktığını ifade etti. Yalçın, yaptığı kurumsal açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Mayıs ayı enflasyonu yüzde 1,71, yıllık yüzde 32,61 oldu. 5 aylık toplam enflasyon yüzde 16,61 olurken, memur ve emeklinin enflasyon farkı yüzde 5,05 olarak gerçekleşti. Toplu sözleşme görüşmelerinde 2026 yılının tamamı için hedeflenen yüzde 16’lık enflasyon oranı, daha ilk 5 ayda aşılmış oldu. Biz masada bu hedeflerin tutmayacağını ısrarla söyledik. 'Memur temmuzda şu kadar zam alacak' aldatmacasını bırakıp, kamu görevlisinin maaşının nisan ayından beri enflasyona yenildiğini kabul etmek gerekir."
GELİR DAĞILIMINDAKİ UÇURUM DERİNLEŞİYOR
DİSK-AR verilerine göre Türkiye, yüksek enflasyon oranlarıyla OECD ülkeleri arasında açık ara birinci sırada yer alıyor. Bu durum, toplumsal sınıflar arasındaki gelir adaletsizliğini de körüklüyor.
Türkiye'deki en düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam milli gelirin yalnızca yüzde 6,4’ünü alabilirken, bu kesimin harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 29,2’yi buluyor. Buna karşın, milli gelirin yüzde 48’ine el koyan en yüksek yüzde 20’lik gelir grubunun harcamalarında gıdanın payı sadece yüzde 12,4’te kalıyor. Bu durum, enflasyonist baskının doğrudan yoksul kesimin mutfağını vurduğunu gösteriyor.
MEMUR-SEN'İN ÇÖZÜM İÇİN 4 MADDELİK ACİL TALEBİ
Kamuda aynı işi yapan personeller arasında yaratılan ücret çarpıklığının iş barışını bozduğunu belirten Ali Yalçın, sistemin acilen güncellenmesini isteyerek taleplerini sıraladı:
- 3 Ayda Bir Güncelleme: Tıpkı merkez bankalarının enflasyon hedeflerini üç ayda bir güncellemesi gibi, memur ve emekli maaşları da üç aylık periyotlarla enflasyon karşısında güncellenmelidir.
- Seyyanen Zam: Kamu çalışanları arasındaki adaletsizliği bitirecek, taban maaşları eşitleyecek acil bir seyyanen zam kararı alınmalıdır.
- 4688 Sayılı Kanun Değişmeli: Mevcut sendika kanununun eksikliklerinin ve Hakem Heyeti'nin yetersizliklerinin faturası çalışanlara kesilmemelidir.
- Büyümeden Pay: Ülke ekonomisinin büyüme rakamları ve milli gelir rekorları övünç kaynağı oluyorsa, bu büyümeden memur ve emekliye de hak ettiği pay adaletli bir şekilde dağıtılmalıdır.