KADSİS projesi tarihe karıştı... Devletin projesi, halkın güvensizliğine yenildi! “Adli emanetten çalınan yerde altın verilir mi?”
Yastık altındaki 500 milyar dolarlık altını ekonomiye kazandırmak için devreye alınan KADSİS sistemi, İstanbul Altın Rafinerisi operasyonunun ardından fiilen durdu. Sisteme dahil kuyumcuların büyük bölümü uygulamadan çekildi.
Yastık altında tutulan yaklaşık 500 milyar dolarlık altının ekonomiye kazandırılması amacıyla uygulamaya konulan Kuyumcu Altın Değerleme Sistemi (KADSİS), İstanbul Altın Rafinerisi’ne yönelik operasyonun ardından fiilen sona erdi.
KUYUMCULARDA CİDDİ GÜVEN KAYBINA NEDEN OLDU

Ekonomist Barış Soydan’ın sosyal medya hesabından paylaştığı bilgiye göre, yaşanan gelişmelerin ardından sisteme dahil olan kuyumcuların büyük bir bölümü uygulamadan çıkış yaptı.

KADSİS, vatandaşların yastık altındaki altınlarını bankacılık sistemine kazandırmayı ve kayıtlı ekonomiye dahil etmeyi hedefliyordu. Ancak son operasyonun sektörde ciddi bir güven kaybına yol açtığı belirtiliyor. Kuyumcu esnafının önemli bir kısmının artık sisteme mesafeli durduğu ve uygulamanın işlevsiz hale geldiği ifade ediliyor.
ALTIN GÜVENLİ LİMAN OLMAYA DEVAM EDİYOR

Sosyal medyada da gündem olan gelişme sonrası çok sayıda kullanıcı, mevcut ekonomik ortamda altının hâlâ en güvenli birikim aracı olduğunu savunarak, sistemlere güvenmediklerini dile getirdi. Bazı kullanıcılar, geçmişte yaşanan ekonomik krizler ve kayıplar nedeniyle yastık altı alışkanlığının güçlü biçimde sürdüğünü vurguladı.
YASTIK ALTI ALTIN BİRİKTİRENLER SİSTEME GÜVENMİYOR

Paylaşımlar arasında, “Vatandaş sisteme güvenmiyor, birikimini neden teslim etsin?”, “Altın bu ülkede fiili bir sosyal güvenlik sistemidir”, “Adli emanetten bile mal çalınan yerde altın sisteme girer mi?” gibi sert ifadeler dikkat çekti. Bazı kullanıcılar ise KADSİS’in gelecekte tamamen tasfiye edileceğini savundu.

Yorumlarda ayrıca sahte altın riski, denetim eksikliği ve kuyumcu piyasasındaki güvensizlik de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Bazı kullanıcılar, altınlarını satmaya kalktıklarında mağdur olabileceklerini belirtirken, sistemin tüketiciyi koruyacak güçlü bir güvence sunmadığını ifade etti.