İşyerinde gizli ayrımcılığa 4 aylık ceza! O listede sizin de hakkınız olabilir
İşyerinde dil, din, cinsiyet veya sendika farkı gözeterek ayrımcılık yapan işveren, tek bir işçi için 4 maaş tutarında tazminat ödemekle karşı karşıya. Peki, hangi kriterler patronu mahkum ediyor, ispat yükü kime düşüyor?
İş dünyasında eşit davranma yükümlülüğü, işverenler için artık sadece etik bir kural değil, ağır mali sonuçları olan hukuki bir zorunluluk haline geldi. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İştar Urhanoğlu, işverenin işçiler arasında ayrımcılık yapması durumunda, dört aya kadar ücret tutarında "ayrımcılık tazminatı" ödemek zorunda kalabileceğini açıkladı.
CİNSİYET VE HAMİLELİK AYRIMINDA SIFIR TOLERANS
İş hukukunda eşitlik ilkesinin mutlak değil, nispi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Urhanoğlu, kıdem veya yetenek gibi objektif nedenlerle farklı muamele yapılabileceğini ancak ırk, etnik köken ve cinsiyet gibi konularda "ayrım yapmama borcunun" mutlak olduğunu vurguladı. Özellikle kadın işçinin hamileliği nedeniyle işten çıkarılmasının veya işe alımlarda "erkek aday tercih edilir" gibi ifadelerin doğrudan tazminat sebebi sayıldığını belirten Urhanoğlu, bu durumun İş Kanunu’nun 5. maddesiyle güvence altına alındığını hatırlattı.

SENDİKALI İŞÇİYE DÜŞÜK ZAM DÖNEMİ YARGIYA TAKILIYOR
Uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan birinin sendika üyeliği ve sosyal haklar olduğunu ifade eden Urhanoğlu, "Aynı işi yapan işçilerden sendika üyesi olanlara daha düşük ücret verilmesi veya belirli süreli sözleşmeyle çalışanların objektif neden olmaksızın sosyal haklardan mahrum bırakılması ağır bir ihlaldir." dedi. Bu gibi durumlarda işçi, sadece ayrımcılık tazminatını değil; yoksun kaldığı ikramiye, sosyal yardım ve zam farklarını da talep edebiliyor.

İSPAT YÜKÜNDE "KUVVETLİ İHTİMAL" KURALI
Davanın en kritik noktası olan ispat yükü konusunda da önemli bir detaya dikkat çeken Urhanoğlu, normalde ispatın işçide olduğunu ancak "kuvvetli bir ihlal ihtimali" ortaya konulduğunda topun işverene geçtiğini belirtti. İşveren, yaptığı işlemin ayrımcı bir amaç taşımadığını kanıtlayamazsa, mahkeme tarafından tazminata mahkum ediliyor.
"4 MAAŞ BÜYÜK ŞİRKETLERİ DURDURMUYOR"
Mevcut tazminat miktarının caydırıcılığını da tartışmaya açan Prof. Dr. Urhanoğlu, özellikle dev ölçekli şirketler için 4 aylık çıplak ücret sınırının yetersiz kaldığını savundu. Urhanoğlu, "Mevcut sistem işçiyi tam anlamıyla korumuyor. Caydırıcılığın artması için alt sınır getirilmeli, üst sınır yükseltilmeli ve manevi tazminatla bu süreç desteklenmelidir." diyerek yasal düzenleme çağrısında bulundu.