Enflasyon rakamları cüzdanı da güveni de eritti! "Zamla yaşıyoruz, açıklamayla değil"
Ankara’nın Keçiören ilçesinde geçim savaşı veren emekli ve çalışanlar, 2026'nın ilk enflasyon verilerini değerlendirdi. Yoksulluk sınırının 98 bin liraya dayandığını söyleyen vatandaş yüzde 18'lik zamların kabul edilemez olduğunu aktardı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayına ilişkin tüketici ve üretici fiyat endekslerini yayımladı. Açıklanan verilere göre yıllık enflasyon yüzde 30,89 seviyesine gerilerken, aylık enflasyon yüzde 0,89 ile beklentilerin altında kaldı. Yıllık bazda çekirdek enflasyon ise yüzde 31,08 olarak kaydedildi.

Ancak Ankara’nın Keçiören ilçesine bağlı Bağlum semtinde yaşayan vatandaşlar, mutfaktaki fiyat artışlarının açıklanan resmi rakamlarla örtüşmediğini söylüyor. Pazardaki ve marketteki fiyatlar, enflasyonun kâğıt üzerindeki seviyesinin çok üzerinde hissedildiğini gösteriyor. Domates bir ayda ikiye katlandı, et ve sucuk sofraların misafiri oldu, kiralar ise semt sınırlarını aşan seviyelere ulaştı.
Bağlum’da yaşayan bir vatandaş, TÜİK’in açıkladığı rakamlara tepki göstererek şunları söyledi:
“Aralık ayı enflasyonu yüzde 30,89 açıklanmış, aylık enflasyon yüzde 0,89 olmuş. Ama buyurun Bağlum pazarına bir uğrayın. Gerçek rakamı görmek istiyorsanız TÜİK binasına değil, semt pazarına gelin.”
MUTFAĞIN GERÇEĞİ: DOMATES 70, SUCUK 825 LİRA
Vatandaş, fiyat artışlarını şu sözlerle anlattı:
“Domates geçen ay 35 liraydı, bu ay 70 lira. Patates artık fileyle değil, tane hesabıyla alınıyor. Kasaba giriyorsun; sucuk geçen ay kilosu 650 liraydı, bu ay 825 lira. Kıymanın kilosu tabelada duruyor ama insan bakmaya utanıyor. Et artık sofraya misafir olarak geliyor, evin sahibi değil.”
Market raflarında etiketlerin neredeyse her gün değiştiğini belirten vatandaş, enflasyon rakamları ile günlük hayat arasındaki uçurumu şu sözlerle özetledi:
“Market rafları her gün etiket değiştiriyor, biz her gün biraz daha kısmaya alışıyoruz. Ama kâğıt üstünde enflasyon 0,89. O zaman soruyorum: Eğer enflasyon buysa, benim mutfakta niye yangın var?”
KİRALAR DA SEMTİN ÜZERİNDE
Kira artışlarına da dikkat çeken vatandaş, yaşadıkları durumu şöyle anlattı:
“Burası Bağlum. Ne Boğaz hattı ne Çankaya yokuşu. Ama kiralara gelen zam sanki yalıda oturuyormuşuz gibi. Ev sahibi ‘ben de zor durumdayım’ diyor, ben de zor durumdayım. Ama açıklanan rakamlara bakılırsa bu ülkede kimsenin zor durumda olmaması lazım. Demek ki refah sadece istatistiklerde.”
“ENFLASYON CÜZDANI DEĞİL, GÜVENİ DE ERİTİYOR”
Vatandaşlar, açıklanan enflasyon rakamlarıyla gerçek yaşam arasındaki farkın artık inkâr edilemez boyuta ulaştığını dile getiriyor:
“Bu rakamlar halkın gerçeği değil. Bu rakamlar halkın sabrını ölçüyor. Enflasyon sadece cüzdanı değil, devlete duyulan güveni de eritiyor. Pazarda filesi boş, kasapta eli cebinde kalan vatandaşa ‘0,89’ demek, akılla alay etmektir. Biz Bağlum’da zamla yaşıyoruz, açıklamayla değil.”
“ELİMİZDEKİYLE CEBİMİZDEKİ ASLA UYUŞMUYOR”
Emekli Fevzi Yerebakan da memur ve emeklilere verilen zam oranları ile günlük hayat arasındaki uçuruma dikkat çekti. Açıklanan oranların sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini vurgulayan Yerebakan, şunları söyledi:
“Emekli ve memurlara verilen zam oranlarına bakınca, elimizdekiyle cebimizdeki asla uyuşmuyor. Markete gittiğimizde peynire, kuruyemişe, sebze-meyve reyonuna baktığımızda gördüğümüz zam oranları bambaşka. En az yüzde 100’leri aşan artışlardan söz ediyoruz.”
Açıklanan oranların alım gücünü korumadığını belirten Yerebakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu tabloda açıklanan oranların indirici bir tarafı yok. Tam tersine, vatandaşı daha da zorlayan, hayatın gerçeklerinden kopuk bir durumla karşı karşıyayız. Makas her geçen gün açılıyor. Kâğıt üzerindeki rakamlarla markette gördüğümüz gerçeklik birbirini tutmuyor.”
“ENFLASYON, TEMEL İHTİYAÇLARLA ÖLÇÜLÜR”
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerine bir çalışan da tepki gösterdi. Enflasyonun, açıklanan oranlardan çok temel ihtiyaçlar üzerinden hissedildiğini belirten vatandaş, alım gücünün ciddi biçimde düştüğünü ifade ederek şunları kaydetti:
“Ben enflasyonu peynirle, zeytinle, etle, sütle; eğitim masrafıyla, kirayla ölçerim. Bu ihtiyaçları karşılayabiliyor muyum, ona bakarım.”
Hükümet tarafından duyurulan zam oranlarının gerçeği yansıtmadığını savunan vatandaş, açlık sınırının yaklaşık 30 bin lira, yoksulluk sınırının ise 98 bin lira seviyesinde olduğu bir tabloda yüzde 18’lik artışın kabul edilebilir olmadığını dile getirdi.
Enflasyonun şehirden şehre değiştiğine de dikkat çeken vatandaş, küçük yerleşimlerde kiraların 15–20 bin lira, büyükşehirlerde ise 50–60 bin lira bandına ulaştığını, gıda fiyatlarının da benzer şekilde bölgesel farklılıklar gösterdiğini söyledi.
Bu nedenle açıklanan enflasyon verilerinin kamuoyunu tatmin etmediğini belirten vatandaşlar, mevcut koşullarda hissedilen enflasyonun en az yüzde 45–50 seviyelerinde olduğunu ifade etti. Emekli, memur ve işçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların görülmediğini savunan vatandaşlar, açıklanan zam oranlarının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

