2008 sonrası emeklilik sistemi gençleri vuracak! Kriz büyüyor

2008 sonrası emeklilik sistemi çalışanlar için ciddi hak kaybı demek. Yeni Ankara özel röportajında yaklaşan derin yoksulluğun boyutları tüm çıplaklığıyla anlatıldı.

2008 sonrası emeklilik sistemi gençleri vuracak! Kriz büyüyor

Kamusal güvencelerin adım adım daraltılmasıyla birlikte, 2008 sonrası emeklilik sistemi milyonlarca genç çalışanı gelecekte büyük bir yoksulluk girdabına sürüklüyor. Yeni Ankara'nın gerçekleştirdiği özel röportajda konuşan Bireysel Emeklilik Sendikası Genel Başkanı Özer Avanaş, uygulanan politikaların asıl hedefinin kamusal güvenceleri tamamen tasfiye etmek olduğunu vurguladı. Uzman isim, özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile hesaplama yöntemlerinin değiştiğini ve 2008 sonrası emeklilik sistemi mağdurlarının maaşlarında yarı yarıya varan erimeler yaşanacağını aktardı.

2008 SONRASI EMEKLİLİK SİSTEMİ NASIL BİR YIKIM GETİRDİ?

Çalışma hayatındaki mevcut yasal düzenlemeler, işe giriş tarihlerine göre çalışanlar arasında uçurumlar yaratmaya devam ediyor. Bireysel Emeklilik Sendikası yetkililerinin tespitlerine göre, eski dönemde kıdem, hizmet yılı ve ek gösterge gibi çoklu kriterler baz alınırken; günümüzde sadece prim esas kazancı dikkate alınıyor. Sendika Başkanı Özer Avanaş, bugün yüksek maaş alan bir çalışanın bile prim esas kazancının çok daha düşük hesaplandığını, bunun da aynı unvandaki iki kişi arasında sadece işe giriş tarihi yüzünden devasa maaş farklarına yol açtığını şu sözlerle ifade etti:

“Bugün 70 bin lira maaş alan bir çalışanın prim esas kazancı yaklaşık yarısı üzerinden hesaplanıyor. Bu da emekli olduğunda alacağı maaşın ciddi şekilde düşmesine neden oluyor. Aynı unvanda çalışan iki kişi arasında, sadece işe giriş tarihi nedeniyle emeklilikte yarı yarıya fark oluşacak”

"YAŞLILIK AYLIĞI" DÖNEMİ VE BÜYÜYEN YOKSULLUK TEHLİKESİ

Uygulamaya konulan yasalarla birlikte devletin sunduğu güvencenin niteliği de isim değiştirdi. Emekliliğin artık temel bir hak olmaktan çıkarılıp sınırlı bir devlet desteğine dönüştürüldüğünü savunan Avanaş, "Bu sistemde emeklilik bir hak değil, adeta bir lütuf gibi sunuluyor" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Öte yandan, bireysel ve tamamlayıcı sistemlerin de derde deva olmadığı vurgulandı. On yıl boyunca maaşından kesinti yapılan bir işçinin aylığına sadece 3-4 bin lira gibi cüzi bir rakamın yansıyacağı belirtilirken; seyyanen zamların taban aylıklara eklenmemesi nedeniyle genç kuşakların ileride ev veya araba almasının imkânsız hale geldiği, derin bir yoksullukla yüzleşecekleri kaydedildi. Avanaş şöyle dedi:

"Geçmişte emekçiler ev, araba alabiliyordu. Bugün ise bu neredeyse imkânsız hale geldi. Genç çalışanların tasarruf yapma şansı yok. Bu da gelecekte çok daha derin bir yoksulluk anlamına geliyor. Üstelik seyyanen zamlar ve ek ödemeler emekli maaşına yansımadığı için çalışanların ilerideki alım gücü de ciddi şekilde düşecek. Bu tablo, gelecekte çok daha derin bir yoksulluk anlamına geliyor"

2008 SONRASI EMEKLİLİK SİSTEMİ İÇİN 14 MAYIS ÇAĞRISI

Sorunun sadece kamu personelini değil, tüm işçi sınıfını kapsayan küresel ve finansal bir politikanın ürünü olduğu belirtiliyor. Önümüzdeki günlerde, 14 Mayıs tarihinde Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler düzenlenecek. Sendika temsilcileri, 5510 sayılı yasanın yarattığı hak kayıplarının telafi edilmesi, ek ödemelerin prime dahil edilmesi ve 3600 ek göstergenin istisnasız tüm çalışanlara verilmesi talepleriyle meydanlara inmeye hazırlanıyor. Güçlü bir toplumsal itiraz organize edilmeden bu uluslararası kurgunun kırılamayacağı uyarısı yapıldı.

Emekli