Yapay zekâ öğretmenlerin mesleğini elinden mi alacak? Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay’dan ezber bozan açıklama

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, yapay zekânın öğretmenin yerini alacak bir unsur olmadığını belirterek, “Yapay zekânın öğretmenin yerini alması mümkün değildir. Cevabı sorgulayabilen bireyler yetiştirebilirsek yapay zekâ eğitim sürecine önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.

Yapay zekâ öğretmenlerin mesleğini elinden mi alacak? Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay’dan ezber bozan açıklama

Yapay zekâ teknolojilerinin eğitimde giderek daha fazla kullanılmaya başlanması, yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Öğrencilerin bilgiye ulaşmak için başvurduğu yapay zekânın öğretmenler ve eğitim süreci üzerindeki etkilerine ilişkin Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Yeni Ankara’ya özel açıklamalarda bulundu.

Yapay zeka öğretmenin yerini alabilir mi-Yapay zeka-Fotoğraf

Yapay zeka öğretmenin yerini alabilir mi-Yapay zeka-Fotoğraf

YAPAY ZEKÂ ÖĞRETMENİN YERİNİ ALABİLİR Mİ?

Özbay, yapay zekânın eğitimde giderek daha fazla yer edinmesine rağmen öğretmenin yerini almasının mümkün olmadığını söyleyereyek, şu ifadelere yer verdi:

"Yapay zekâ öğretmenin yerini tamamen alamaz. Çünkü öğretmen yalnızca bilgi aktaran kişi değildir. Aynı zamanda öğrencinin duygusal gelişimini destekleyen, ona rehberlik eden kişidir. Öğretmenliği sadece bilgi aktaran ya da bir bilgisayar gibi çalışan bir meslek olarak görmek büyük bir yanlıştır. Eğitime bilimsel ve çocuk hakları temelli yaklaşıyorsak, her çocuğun farklı özelliklere sahip olduğunu ve rehberliğe ihtiyaç duyduğunu kabul etmeliyiz. Bu nedenle yapay zekânın öğretmenin yerini alması mümkün değildir. Ancak yapay zekânın günümüzün bir gerçeği olduğunu kabul ederek, eğitim sürecinde nasıl doğru kullanılacağını belirlemeliyiz. Öğretmenlerin de yapay zekâyı nitelikli biçimde kullanmayı öğrendiği bir süreç oluşturulmalıdır."

Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay-Yeni Ankara-Fotoğraf

Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay-Yeni Ankara-Fotoğraf

YAPAY ZEKÂ HER SORUNUN CEVABINI BİLİYOR MU?

Öğrencilerin yalnızca bilgiye ulaşan değil, ulaştıkları bilgiyi de sorgulayabilmeleri gerektiğine vurgu yapan Özbay, şöyle konuştu:

"Asıl önemli olan, yapay zekâyı nasıl kullanacağımızdır. Dünyanın birçok yerinde aktif olarak kullanılan bu teknolojiyi yalnızca 'kopyaya neden olur' düşüncesiyle yasaklamak doğru değildir. Yapay zekânın nasıl doğru kullanılacağını belirlememiz gerekir. Bunun yanında, yapay zekânın ürettiği bilgileri değerlendirebilen öğrenciler yetiştirmeliyiz. Bugün yapay zekâ bilgiye çok hızlı ulaşmamızı sağlıyor. Ancak farklı yapay zekâ uygulamalarına aynı soru sorulduğunda farklı cevaplar alınabildiğini de görüyoruz. Bu nedenle yapay zekânın verdiği her bilginin eksiksiz ve doğru olduğunu düşünmek büyük bir yanlıştır. Önemli olan, bilgiye hızlı ulaşma avantajını kullanırken elde edilen bilgilerin doğruluğunu da sorgulayabilmektir. Öğrencilere, yapay zekânın hata yapabileceği bilinci kazandırılmalı ve verilen cevapları yorumlayabilme becerisi öğretilmelidir. Artık önemli olan yalnızca doğru cevabı bulmak değil, o cevaba nasıl ulaşıldığını ve bilginin hangi amaçla kullanılacağını anlayabilmektir. Örneğin matematikte integral ve türevin nerede kullanıldığını, Fransız İhtilali'nin demokrasiye etkisini ya da Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki kazanımların bugüne nasıl yansıdığını yorumlayabilen öğrenciler yetiştirmek gerekir. Cevabı sorgulayabilen bireyler yetiştirebilirsek yapay zekâ eğitim sürecine önemli katkılar sağlayacaktır.”

Yapay zekada fırsat eşitliği sağlanmalı-Yapay zeka-Fotoğraf

Yapay zekada fırsat eşitliği sağlanmalı-Yapay zeka-Fotoğraf

“YAPAY ZEKÂDA EŞİTLİK İÇİN ÖNCE OKULLAR HAZIRLANMALI”

Özbay, yapay zekâ teknolojilerinin eğitimde tüm öğrenciler için eşit ve adil koşullarda erişilebilir hâle getirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Eskiden ansiklopediler vardı, ardından internet eğitim sürecinin önemli bir parçası hâline geldi. Günümüzde ise yapay zekâ gerçeğiyle karşı karşıyayız. Öğrencilerin bu teknolojiyi doğru kullanabilmesi, bilgiye daha hızlı ulaşmalarını sağlayacaktır. Ancak bugün Türkiye'deki okullara baktığımızda hâlâ internet erişimi sorunu yaşandığını, birçok okulda yeterli bilgisayar bulunmadığını görüyoruz. Mevcut bilgisayarların da güncel teknolojik altyapıdan oldukça uzak olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle yapay zekânın Türkiye'deki tüm okullarda eşit şekilde kullanılabilmesi ve tüm öğrencilere aynı imkânları sunabilmesi şu an için mümkün görünmüyor. Biz hâlâ kalabalık sınıfları, ikili eğitimi ve eğitimde fırsat eşitsizliğini konuşuyoruz. Öncelikle okulların fiziki koşulları, teknolojik altyapısı, donanımı ve sınıf mevcutları iyileştirilmeli; tüm çocuklara eşit eğitim hakkı sağlanmalıdır. Ancak bundan sonra yapay zekânın eğitimde eşit fırsatlar sunabileceğini konuşabiliriz."
Eğitim Yapay Zeka