ÜNİPERSEN’den kütüphaneciler için hukuk zaferi: Geri alınan ‘ilave 1 derece’ yargıdan döndü!
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN), Ardahan Üniversitesinde görev yapan bir üyesinin elinden alınan "ilave 1 derece" hakkını mahkeme kararıyla geri kazandı.
Üniversite idari personelinin özlük hakları için mücadele veren ÜNİPERSEN, yargı kanadından büyük bir başarı haberi duyurdu. Ardahan Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı bünyesinde "kütüphaneci" unvanıyla teknik hizmetler sınıfında görev yapan sendika üyesine verilen ilave 1 derecenin, kurum tarafından geri alınması işlemi mahkeme tarafından iptal edildi.
"İLAVE 1 DERECE BİR LÜTUF DEĞİL, KANUNİ BİR HAKTIR"
ÜNİPERSEN tarafından açılan davada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/A-4 maddesi uyarınca "teknik bilimler lisansiyeri" sayılan kütüphanecilere verilen bu hakkın, idari bir yorum farkıyla geri alınmasının hukuka aykırı olduğu savunuldu. Mahkeme, sendikanın tezlerini haklı bularak işlemin iptaline ve üyenin yoksun kaldığı tüm parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetti.
YÖK KARARI VE "KAZANILMIŞ HAK" VURGUSU
Dava dosyasında yer alan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının (YÖK) 28 Mayıs 2025 tarihli yazısına atıfta bulunan mahkeme, kütüphaneci unvanının teknik bilimler lisansiyeri kapsamında değerlendirilebileceğini teyit etti. Kararda, idarenin dayanak gösterdiği görüş değişikliklerinin personel aleyhine sınırsız biçimde uygulanamayacağı şu ifadelerle ortaya konuldu:
"Aynı unvana ilişkin farklı dönemlerde farklı değerlendirmeler yapılmasının sonuçları personele yüklenemez. İdari yorumlardaki çelişkinin bedeli çalışana ödetilemez. Bu hak, bir ayrıcalık değil; mevzuattan kaynaklanan kazanılmış bir haktır."
BİNLERCE KAMU GÖREVLİSİ İÇİN EMSAL NİTELİĞİNDE
Açıklamada, bu zaferin sadece bir üye ile sınırlı kalmayacağı; kütüphaneci, arşivci ve kitap patoloğu unvanıyla görev yapan binlerce kamu görevlisi için yol gösterici olduğu belirtildi. ÜNİPERSEN, bu kararla birlikte söz konusu unvanların teknik hizmetler sınıfındaki yerinin ve haklarının tartışmasız bir şekilde tescillendiğini kaydetti.