Özel sektör öğretmeni Harbelioğlu’ndan çağrı! “Aynı mesleği yapıyoruz, aynı hakları istiyoruz”
Felsefe Öğretmeni Ezgi Harbelioğlu, mülakat mağduriyeti, taban maaş hakkı ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerini dile getirerek, “Aynı mesleği yapıyoruz, aynı hakları istiyoruz” dedi.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, uzun süredir yürüttükleri mücadelenin ardından taleplerini gündeme taşımaya devam ediyor. Sendika tarafından dün gerçekleştirilen basın açıklamasında, “Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı” başlıklı toplantının 30 Temmuz’da yapılacağını duyurmuştu. Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Felsefe Öğretmeni Ezgi Harbelioğlu, yaşanan gelişmeleri ve öğretmenlerin taleplerini Yeni Ankara’ya anlattı.
“AYNI MESLEĞİ YAPIYORUZ, AYNI HAKLARI İSTİYORUZ”
Harbelioğlu, yaklaşık bir haftadır Ankara’da olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Mülakat mağduru öğretmenlerimizin, girdikleri illerdeki komisyonların yaptığı subjektif değerlendirmeler nedeniyle atanamadığını ve bu durumun ciddi bir hak kaybına yol açtığını düşünüyoruz. Bu nedenle mülakat mağduru öğretmenlerimiz için yeniden atama talep ediyoruz. Özel sektör öğretmenleri olarak ise çalışma koşullarımızın iyileştirilmesini, 2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkımızın geri verilmesini ve özlük haklarımızın geliştirilmesini istiyoruz. Kamuda görev yapan öğretmenlerle aynı eğitimi veriyor, aynı mesleği icra ediyoruz ancak ücret ve haklar konusunda önemli farklılıklar bulunuyor. Bu eşitsizliklerin giderilmesi ve haklarımızın teslim edilmesi için buradayız.”
“ÖĞRETMEN GELECEK KAYGISIYLA DERSE GİRERSE EĞİTİM ZARAR GÖRÜR”
Milli Eğitim Bakanı ile doğrudan bir görüşme gerçekleştirmediklerini ancak süreç içerisinde çeşitli temasların sürdüğünü söyleyen Harbelioğlu, şöyle konuştu:
“Her iki grubun da taleplerinin karşılanacağına inanıyoruz. Çünkü bu talepler meşru talepler. 2014 yılında çıkarılan torba yasaya kadar özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkı bulunuyordu. Özel okul öğretmenlerinin insanca yaşayabilecekleri bir ücret alması gerekiyordu; ancak bugün geldiğimiz noktada öğretmenler asgari ücretin altında, hatta açlık sınırının altında çalışmak zorunda kalabiliyor. Güvencesiz çalışma koşulları, mobbing ve gelecek kaygısı eğitimcileri zor durumda bırakıyor. Bir öğretmen sınıfa girdiğinde kendi geleceğiyle ilgili kaygılar taşıyor, güvencesiz bir ortamda çalışıyor ve baskı altında kalıyorsa sağlıklı bir eğitim vermesi mümkün değil. Eğitimi gözden çıkardığımız anda toplum olarak çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalırız. Öğretmenler yaşanan toplumsal çözülmenin farkında ve bu nedenle mücadelemizi sürdürüyoruz.”

Harbelioğlu, taleplerinin karşılık bulacağına inandıklarına dikkat çekerek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Taleplerimiz oldukça meşru ve mutlaka somut adımlar atılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizler burada haklarımızın peşinde olduğumuzu göstermek için bulunuyoruz ve mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bu mücadele artık bizim için bir tercih değil, yaşam ve geçim koşullarımızı sürdürebilmek adına zorunlu hale geldi. Uzun süredir sesimizi duyurmaya çalışıyoruz ve toplum da taleplerimizin haklılığının farkında. Bu nedenle haklı olanın hakkını alması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”
