Washington’dan Bağdat’a kritik uyarı
Orta Doğu’da kartlar yeniden karılıyor. ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun Sudani ile yaptığı görüşme, Irak siyasetinde taşları yerinden oynattı. İşte Washington'ın "İran'sız" hükümet şartı ve masadaki tüm detaylar!
Irak'ta 11 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından hükümet kurma süreci kritik bir viraja girerken, Amerika Birleşik Devletleri’nden Bağdat yönetimine yönelik dikkat çekici mesajlar geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani arasında gerçekleşen telefon görüşmesi, bölgedeki diplomatik dengeleri yeniden hareketlendirdi. Görüşmenin detaylarını kamuoyuyla paylaşan ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Irak'ın geleceğinin Batı ve komşularıyla iş birliğinden geçtiğini vurguladı.

RUBİO’DAN "MİLLİ ÇIKAR" VE "BAĞIMSIZLIK" VURGUSU
Görüşmede en dikkat çekici başlık, kurulacak yeni hükümetin dış etkilerden arındırılmış olması gerekliliği oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın kontrolü altında şekillenecek bir hükümet yapısının Irak’ın kendi öz çıkarlarına öncelik veremeyeceğinin altını çizdi. Bu tür bir siyasi yapının Irak’ı bölgesel çatışmaların merkezine çekebileceği uyarısında bulunan Rubio, ABD ile Irak arasındaki karşılıklı faydaya dayalı stratejik ortaklığın ancak bağımsız bir iradeyle ilerleyebileceğini kaydetti. Washington yönetimi, bölgesel istikrar ve refah için Irak’ın hem komşularıyla hem de Batı dünyasıyla uyumlu bir hükümet profili çizmesini "kilit öneme sahip" olarak nitelendiriyor.

GÜVENLİK HATTINDA İŞ BİRLİĞİ: DEAŞ’LILARIN NAKLİ MESAJI
Diplomatik trafiğin bir diğer önemli ayağını ise terörle mücadele ve güvenlik konuları oluşturdu. Bakan Rubio, Suriye’nin kuzeydoğusunda son dönemde baş gösteren istikrarsızlık sonrasında, bölgedeki DEAŞ unsurlarının Irak’taki güvenli tesislere hızlı ve kontrollü bir şekilde nakledilmesi konusunda Sudani hükümetinin sergilediği liderliği takdirle karşıladıklarını belirtti. İki lider, Irak’ta tutulan bu kişilerin bir an önce kendi ülkelerine iade edilmesi ve adalet önünde hesap vermelerinin sağlanması için yürütülen diplomatik çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.