Suriye ve İsrail el sıkıştı! Ankara bu anlaşmaya ne diyecek?
ABD gözetiminde bir araya gelen İsrail ve Suriye heyetleri, askeri ve diplomatik koordinasyonu sağlayacak mutabakata vardı. Bu hamlenin ardından, Ankara'nın Suriye sahasındaki yeni stratejisi ve vereceği diplomatik yanıt dış politika kulislerinde merak konusu oldu.
Orta Doğu’da yıllardır süregelen gerilimi düşürmeyi hedefleyen dev bir adım Paris’te atıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Suriye arasında askeri, diplomatik ve ticari iş birliğini kapsayan "ortak bir iletişim mekanizması" kurulduğunu resmen açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki görüşmenin ardından olgunlaşan bu mutabakat, Ankara’nın bölgedeki güvenlik ve diplomasi mimarisi açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.
ANKARA BÜYÜKELÇİSİ MASADAYDI
![]()
Paris’teki gizli zirvenin katılımcı listesi, anlaşmanın Ankara açısından önemini bir kez daha ortaya koydu. ABD heyetinde yer alan ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Türkiye ile yürütülen Suriye süreçlerinin kilit ismi olarak masada yerini aldı. Jared Kushner ve Steve Witkoff gibi Trump’ın en yakın isimlerinin de katıldığı görüşmelerde; Suriye’yi Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail’i ise yeni Mossad Direktörü olması beklenen Roman Gofman temsil etti. Heyetler arası bu temas, Suriye sahasında Türkiye ile koordinasyon kuran aktörlerin yeni bir bölgesel ortaklık kurduğunu gösteriyor.
İSTİHBARATTAN TİCARETE YENİ BİR DÖNEM
![]()
Mutabakat metnine göre kurulan mekanizma, sadece askeri gerilimi düşürmekle kalmayacak. İki ülke arasında şu başlıklar altında sürekli koordinasyon sağlanacak:
- Bölgesel tehditlere karşı doğrudan veri akışı sağlanacak.
- Yanlış anlamaları önlemek ve sıcak çatışma riskini bitirmek için anlık iletişim hattı kurulacak.
- İki ülke arasında ticari fırsatların değerlendirilmesi ve diplomatik kanalların açık tutulması için ABD platform görevi görecek.
ANKARA BU ANLAŞMAYA NE DİYECEK?
İsrail ve Suriye arasındaki bu el sıkışma hamlesi, Türkiye’nin Astana Süreci ve Suriye ile normalleşme çabaları devam ederken geldi. Ankara kulislerinde, ABD’nin bu hamleyle Türkiye’nin bölgedeki oyun kurucu rolünü dengelemek isteyip istemediği tartışılıyor. Özellikle terörle mücadele ve sığınmacıların geri dönüşü gibi Ankara’nın kırmızı çizgilerinin bu yeni mekanizmada nasıl yer bulacağı merak konusu. Gözler Suriye’nin kuzeyindeki güvenlik mimarisini etkileyebilecek gizli maddelere karşı Dışişleri Bakanlığının nasıl bir politika izleyeceğinde.