Rusya’da mahkum sayısı neden azalıyor? Gözler cephe iddialarında
Rusya mahkum asker tartışmaları yeniden gündemde. Cezaevlerindeki büyük düşüş dikkat çekerken, binlerce hükümlünün Ukrayna cephesine gönderildiği iddia ediliyor.
Rusya’da cezaevlerinde kalan mahkum sayısındaki sert düşüş, Ukrayna savaşıyla ilgili yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Resmi verilere göre son birkaç yılda yüz binlerce kişinin cezaevi sisteminden çıktığı görülürken, bağımsız araştırmalar çok sayıda hükümlünün savaş karşılığında askeri birliklere dahil edildiğini öne sürüyor.
Rusya Federal Cezaevi Hizmetleri’nin (FSIN) paylaştığı son veriler, ülkedeki toplam mahkum sayısının son yılların en düşük seviyelerine gerilediğini ortaya koydu. Açıklanan rakamlara göre 2021’de yaklaşık 465 bin olan cezaevi nüfusu, tutuklu yargılanan kişiler dahil yaklaşık 282 bine düştü.
RUSYA MAHKUM ASKER İDDİALARI YENİDEN GÜNDEMDE
Rusya’da cezaevlerindeki hızlı düşüşün ardından gözler yeniden Ukrayna savaşı sürecinde ortaya atılan “mahkum asker” iddialarına çevrildi. Bağımsız medya kuruluşları ve araştırma platformları, savaşın başlamasının ardından binlerce hükümlünün özgürlük vaadiyle cepheye gönderildiğini ileri sürdü.
Muhalif yayın organları ile BBC Rusça Servisi’nde yer alan analizlerde, savaşın ilk döneminde Wagner paralı asker grubunun cezaevlerinden yoğun şekilde personel topladığı aktarıldı. Haberlere göre mahkumlara maaş, af ve sabıka kaydının silinmesi gibi teklifler sunuldu.
Bazı araştırmalarda, yalnızca 2022 yılının Eylül ve Ekim aylarında erkek mahkum sayısının yaklaşık 23 bin kişi azaldığı belirtildi. 2023 yılı boyunca yaşanan düşüşün ise 54 bini geçtiği ifade edildi.

FSIN SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
Rusya’daki ceza sistemi Federal Cezaevi Servisi (FSIN) tarafından yönetiliyor. Sistem; tutuklu yargılama merkezleri, çocuk eğitim kolonileri, ıslah kolonileri ve klasik hapishaneler olmak üzere dört ana yapıdan oluşuyor.
Ülkede en yaygın model ise “ıslah kolonisi” olarak bilinen cezaevi sistemi. Mahkumlar burada güvenlik seviyelerine göre açık, genel, sıkı ve özel rejimlere ayrılıyor. Hükümlüler üretim atölyelerinde ve işçi tugaylarında çalıştırılıyor. Elde edilen ücretin önemli bir bölümü ise barınma ve sistem giderleri için kesiliyor.
Rusya’da 2019 itibarıyla yüzlerce ıslah kolonisi, onlarca çocuk tesisi ve tutuklu merkezi bulunduğu açıklanmıştı. FSIN verilerine göre 2023 başında ülkedeki toplam mahkum nüfusu yaklaşık 433 bin seviyesindeydi.
CEZAEVLERİNDE İNSAN HAKLARI TARTIŞMALARI
Rus ceza sistemi uzun yıllardır uluslararası insan hakları kuruluşlarının da gündeminde yer alıyor. Özellikle işkence, kötü muamele ve cinsel istismar iddiaları zaman zaman dünya kamuoyuna yansıdı.
Sovyetler Birliği döneminde siyasi tutukluların tutulduğu bazı cezaevlerinin, günümüzde de yüksek güvenlikli merkezler olarak kullanılmaya devam ettiği belirtiliyor.
1998 yılına kadar Rus cezaevleri İçişleri Bakanlığı’na bağlı şekilde yönetiliyordu. Bu dönemde cezaevlerinin ciddi bütçe sorunları yaşadığı, bina ve ekipmanların büyük bölümünün bakımsız kaldığı ifade edilmişti. Daha sonra sistem Adalet Bakanlığı bünyesine alınarak yeniden yapılandırıldı.

“SAVAŞ İÇİN MAHKUM TOPLANDI” İDDİALARI
BBC Rusça Servisi’nin 2024 yılında yayımladığı araştırmada, Wagner grubunun Ukrayna savaşı için 48 binden fazla mahkumu saflarına kattığı öne sürüldü. Moscow Times ise Ukrayna istihbaratına dayandırdığı haberinde, 2024 sonuna kadar 140 bin ila 180 bin arasında hükümlünün serbest bırakılarak cepheye gönderilmiş olabileceğini yazdı.
Söz konusu rakamlar Rus makamları tarafından resmi olarak doğrulanmadı. Ancak Rus yetkililerin savaşın başlamasının ardından ayrıntılı cezaevi istatistiklerini yayımlamayı bırakması, tartışmaları daha da büyüttü.
RUS ORDUSUNDAKİ KAYIP İDDİALARI DİKKAT ÇEKTİ
Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) yayımladığı son raporda ise Rus ordusunun savaş boyunca ağır kayıplar verdiği iddia edildi. Araştırmada, savaşın başlangıcından bu yana toplam kayıp sayısının 1,2 milyona ulaştığı öne sürüldü.
Raporda, bu tablonun İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde görülen en büyük askeri kayıplardan biri olabileceği değerlendirmesine yer verildi.