Özgür Özel, Beyaz Saray'ı örnek verdi: Dünyada protestolar nasıl işliyor?

Özgür Özel, öğretmenlere müdahaleyi eleştirirken ABD, Almanya ve İngiltere'yi örnek gösterdi. Peki o ülkelerde hükümete protesto gerçekte nasıl işliyor?

Özgür Özel, Beyaz Saray'ı örnek verdi: Dünyada protestolar nasıl işliyor?

CHP'de mutlak butlan kararı ile genel başkanlıktan el çektirilen Özgür Özel, Ankara'da günlerdir açlık grevinde olan öğretmenlere yönelik polis müdahalesini eleştirirken ABD, Almanya ve İngiltere'yi örnek gösterdi. "Beyaz Saray'ın karşısında günde altı-yedi kez nümayiş var" diyen Özel'in çıkışı, demokratik ülkelerde hükümete yönelik protestonun nasıl işlediğini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu üç ülkede protesto gerçekte nasıl yapılıyor?

Özel, partisinin grup toplantısında, Ankara'da haklarını arayan öğretmenlere yönelik polis müdahalesine sert tepki gösterdi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin günlerdir sürdürdüğü açlık grevine ve eylemlere değinen Özel, demokratik ülkelerdeki protesto pratiklerini örnek göstererek iktidara yüklendi.

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?

Özel konuşmasında öğretmenlerin "Parka gideceğim", "Yolda yürüyeceğim", "Bakanlığa gideceğim" taleplerinin engellendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Amerika'da o beğenmediğin Trump'ın Beyaz Sarayı'nın karşısında günde altı-yedi kere nümayiş var; bir şey protesto ediyorlar. Almanya'da Bundestag'ın önünde sıra var, eylem yapmak için. İngiltere'de 10 Numara'nın önüne gidersin, pankartını açıp sayarsın, söversin."

Özel, "Senin neyin var da bu kadar haksızlığa uğramış öğretmeni binasından çıkarmıyorsun?" diyerek müdahaleyi eleştirdi.

Öğretmenlerin Ankara'daki eylemlerine altı günde dört kez polis müdahalesi gerçekleştirildiği, çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığı ve biber gazından etkilendiği basına yansımıştı.

ABD'DE BEYAZ SARAY'IN ÖNÜNDE GERÇEKTEN HER GÜN PROTESTO VAR MI?

ABD'de toplanma ve ifade özgürlüğü Anayasa'nın Birinci Ek Maddesi (First Amendment) ile güvence altında. Beyaz Saray'ın hemen kuzeyindeki Lafayette Park, yüz yılı aşkın süredir protestoların kalbi. 1917'deki kadın oy hakkı eylemcilerinden bu yana park, başkana doğrudan sesini duyurmak isteyen grupların sahnesi oldu.

Ulusal Park Servisi'nin düzenlemelerine göre 25 kişiden fazla katılımcının olduğu gösteriler için izin (permit) alınması gerekiyor; ancak 25 kişiden az gruplar herhangi bir an izin almaksızın gösteri yapabiliyor. Park yönetimi protestoların içeriğine bakmaksızın eşit muamele uyguluyor. Özel'in "günde altı-yedi kez" ifadesini destekleyecek biçimde, parkta yılda yüzlerce gösteri düzenleniyor.

Bununla birlikte bu hakkın sınırsız olmadığını gösteren örnekler de var: 2020'de George Floyd protestoları sırasında güvenlik güçlerinin Lafayette Meydanı'nı biber gazı ve müdahaleyle boşaltması, ABD'de de geniş tepki çekmiş ve "ifade özgürlüğüne saldırı" olarak nitelenmişti.

ALMANYA'DA EYLEM İÇİN "SIRAYA GİRMEK" NE ANLAMA GELİYOR?

Almanya'da toplanma hakkı Anayasa'nın (Grundgesetz) 8. maddesiyle güvence altında. Vatandaşlar barışçıl ve silahsız biçimde, önceden izin almaksızın toplanabiliyor. Özel'in "sıra var" dediği uygulama, aslında 1953 tarihli Toplanma Yasası'ndan (Versammlungsgesetz) kaynaklanan bir bildirim sistemi. Açık hava eylemleri, kamuya duyurulmadan en az 48 saat önce yerel yetkililere bildiriliyor.

Bu bildirimin amacı eylemi yasaklamak değil; polisin trafiği düzenlemesi ve eylemi olası karşı gösterilere karşı koruması. Üstelik ani gelişen "spontane" eylemler bildirim olmaksızın da yapılabiliyor. Yasaya göre bir eylemin dağıtılması yalnızca son çare; yetkililerin somut bir tehlike olduğunu ispat etmesi gerekiyor.

İNGİLTERE'DE 10 NUMARA'NIN ÖNÜNDE PANKART AÇMAK SERBEST Mİ?

İngiltere'de protesto hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. ve 11. maddeleriyle (1998 İnsan Hakları Yasası üzerinden iç hukuka aktarılmış olarak) korunuyor. Polisin yalnızca müdahale etme değil, barışçıl eylemin gerçekleşmesini kolaylaştırma yükümlülüğü de bulunuyor. Başbakanlık konutu 10 Downing Street'in bulunduğu bölgede ve Parlamento çevresinde pankartlı gösteriler İngiltere siyasetinin rutin bir parçası. Ancak Parlamento çevresindeki "kontrollü alanda" izinsiz hoparlör kullanımı, çadır kurmak gibi bazı eylemler yasak. Daha önemlisi, son yıllarda durum tartışmalı hale geldi.

SON YILLARDA İNGİLTERE'DE NELER DEĞİŞTİ?

2022 tarihli Polis, Suç, Cezalandırma ve Mahkemeler Yasası ile 2023 tarihli Kamu Düzeni Yasası (Public Order Act 2023), "kilitlenme" (lock-on), yola yatma ve kritik altyapıyı engelleme gibi eylem biçimlerine yeni suçlar ve ağır cezalar getirdi. İnsan hakları örgütleri ve BM raportörleri bu düzenlemelerin "protesto hakkı üzerinde caydırıcı bir etki" yarattığı uyarısında bulundu. Yani Özel'in örnek verdiği İngiltere'de bile protesto hakkının sınırları bugün hararetli biçimde tartışılıyor.

BU ÜÇ ÜLKENİN ORTAK NOKTASI NE?

Üç ülke de protesto hakkını anayasal ya da yasal düzeyde güvence altına alıyor; üçünde de polis var ve bu hak sınırsız değil. Ancak temel farkın yaklaşımda olduğu görülüyor. Bu sistemlerde polisin asli görevi kalabalığı dağıtmak değil, eylemin güvenli biçimde yapılmasını sağlamak olarak tanımlanıyor. Asıl tartışma da tam burada düğümleniyor: Devlet protestoyu bastırılması gereken bir tehdit olarak mı, yoksa korunması gereken bir hak olarak mı görüyor?

Özgür Özel Dünya