İsveçli aktivistten olay sözler: "Fatura Filistinlilere kesildi"
Stockholm Gazze protestosu için Odenplan Meydanı'nda toplanan yüzlerce kişi, İsrail'in saldırılarına ve silah satışına tepki gösterdi. İşte detaylar...
İsrail’in Gazze Şeridi ve Lübnan üzerindeki askeri operasyonları devam ederken, Avrupa başkentlerinden tepki sesleri yükselmeye devam ediyor. Stockholm’de çok sayıda sivil toplum kuruluşunun organize ettiği protesto gösterisinde, insani kriz ve sivil can kayıpları gündemin ilk sırasındaydı.
ODENPLAN MEYDANI’NDA ATEŞKES VE SİLAH AMBARGOSU ÇAĞRISI
Meydanda toplanan göstericiler; okulların, hastanelerin ve sivil altyapıların hedef alınmasına karşı pankartlar açtı. "Gıda kıtlığına son verilsin" ve "Savaş istemiyoruz" sloganlarının atıldığı eylemde, özellikle İsveç’in İsrail’e yönelik silah ihracatını durdurması gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, bölgedeki trajedinin sona ermesi için diplomatik baskıların artırılmasını istedi.

TEMSİLİ İDAM SEHPASI İLE SERT PROTESTO
Eylemin en dikkat çekici anlarından biri, meydanda kurulan temsili idam sehpası oldu. Bu sembolik protesto, İsrail’in Filistinli esirlere yönelik uygulamayı planladığı idam kararlarına karşı bir tepki olarak gerçekleştirildi. Göstericiler, insan hakları ihlallerine ve uluslararası hukukun çiğnenmesine sessiz kalınmaması gerektiğini belirterek, Gazze'deki soykırım iddialarının durdurulması çağrısında bulundu.

"BATI'NIN NAZİ DİYETİ"
Protestonun simge isimlerinden biri olan İsveçli aktivist Rebecca Hybbinette, mücadelesinin tarihsel arka planını anlattı. 65 yıl önce üvey babası aracılığıyla "Nakba" (Büyük Felaket) kavramıyla tanıştığını belirten Hybbinette, Batı’nın tutumunu sert sözlerle eleştirdi.
İsveçli aktivist, Batılı devletlerin İsrail’e verdiği desteği Nazi Almanyası sonrası bir suçluluk duygusuna bağlayarak şu ifadeleri kullandı:
"Batılı güçler, Nazi geçmişine bir diyet olarak Filistin’in işgaline ve İsrail’in kurulmasına izin verdi. Bu durumun faturası, hiçbir suçu olmayan Filistinlilere kesildi"
Sanat ve edebiyat dünyasında da Filistin için çalışmalar yürüten Hybbinette, 1980 yılında Beyrut’taki bir mülteci kampında çektiği "Palestine My Love" belgeselinin halen önemli bir hafıza kaydı olduğunu hatırlattı.