Af Örgütü'nden İsrail'e savaş suçu suçlaması ve ambargo çağrısı!
İsrail'in Lübnan saldırıları sivil kayıplarla uluslararası gündemde. Af Örgütü, 24 sivilin yaşamını yitirdiği üç saldırının soruşturulmasını istedi.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, Orta Doğu'daki çatışmaların sivil bilançosuna yönelik hukuki adımlar atılması için baskıyı artırıyor. Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), İsrail'in Lübnan saldırıları sırasında sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan eylemlerinin bağımsız mahkemelerce incelenmesi gerektiğini duyurdu. Örgütün yayınladığı son rapor, özellikle mart ayında yaşanan üç spesifik hava harekatının uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde savaş suçu teşkil edebileceğine dair güçlü bulgular içeriyor.

İSRAİL'İN LÜBNAN SALDIRILARI NEDEN SAVAŞ SUÇU SAYILIYOR?
Uluslararası Af Örgütü'nün raporuna göre, hava harekatları sırasında siviller ile askeri hedefler arasında gerekli ayrım gözetilmedi. Kurum uzmanları, sivil evlerin yok edildiği bu bombardımanlarda sivil zararı en aza indirmek için alınması gereken uygulanabilir önlemlerin hiçbirinin hayata geçirilmediğini tespit etti. Bu durum, uluslararası hukukun temel prensiplerinden olan orantılılık ve ayrımcılık ilkelerinin açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor.
MART AYINDAKİ SİVİL KAYIPLARIN BOYUTU NEDİR?
Güney Lübnan bölgesinde yer alan Sur kentine bağlı Thakana Mahallesi, Sayda'daki Irkay köyü ve Nebatiye'deki Rahbat Mahallesi, 6, 12 ve 13 Mart tarihlerinde ağır yıkıma uğradı. Düzenlenen hava harekatlarında yaşları 5 ile 16 arasında değişen 12 çocuk yaşamını yitirdi. Toplam ölü sayısının 24 olduğu saldırılarda, hayatını kaybedenler arasında hamile bir kadının da bulunduğu 6 kadın ve 6 erkek yer alırken, en az 18 kişi de yaralandı.

AF ÖRGÜTÜ ULUSLARARASI TOPLUMDAN NE TALEP EDİYOR?
Sivil ölümlerinin durdurulması için küresel çapta bir eylem planı öneren Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktör Yardımcısı Kristine Beckerle, devletlerin İsrail'e derhal kapsamlı bir silah ambargosu uygulaması gerektiğini vurguladı. Beckerle, sorumluların yargılanması için evrensel yargı yetkisinin devreye sokulmasının zorunlu olduğunu belirterek, "Sadece bir haftada İsrail ordusu, Lübnan'da aralarında bir düzine çocuğun da bulunduğu tüm aileleri yok etti ve sivil yaşamlara karşı umursamazlık sergiledi. Bu yıkıcı savaş suçları döngüsü sona ermeden önce daha kaç aile çocuklarının vücut parçalarını enkazdan çıkarmak zorunda kalacak? Uluslararası toplum, şimdi harekete geçmeli, devletler, İsrail'e derhal kapsamlı silah ambargosu uygulamalı ve sorumluları soruşturmak ve yargılamak için evrensel ve ülke dışı yargı yetkisini kullanmalı." şeklinde konuştu.
ABD ARABULUCULUĞUNDAKİ ANLAŞMA ADALETİ ENGELLER Mİ?
Diplomatik masada yürütülen barış görüşmelerinin hukuki sürece potansiyel etkileri de raporun dikkat çeken başlıkları arasında. ABD arabuluculuğunda varılan son İsrail-Lübnan uzlaşısının, savaş mağdurlarının adalet arayışının önüne yeni bir set çekebileceği endişesi taşıdığı ifade ediliyor. Af Örgütü yetkilileri, Lübnan makamlarına Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne kendi topraklarındaki eylemler için yargı yetkisi tanıması ve bağımsız iç soruşturmalar başlatması yönünde acil çağrıda bulundu.