DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan TBMM Grup toplantısında konuştu!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis grup toplantısında İran-İsrail gerilimi ve Kürt meselesine dair açıklama yaptı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan TBMM Grup toplantısında konuştu!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Orta Doğu'da artan füze trafiği ve İran-İsrail gerilimine değinen Bakırhan, bölgedeki kalıcı barışın yolunun dış müdahalelerden değil, Kürt halkının demokratik haklarının tanınmasından geçtiğini savundu. Bakırhan, bölge devletlerini inkârcı politikalardan vazgeçmeye davet etti.

"GÜÇ FÜZELERLE DEĞİL, RIZA İLE OLUR"

Bakırhan, bir rejimi güçlü kılan unsurun askeri mühimmat değil, halktan alınan rıza olduğunu belirtti. İran yönetiminin bu gerçeği görmezden geldiğini iddia eden Bakırhan, "Halktan rıza almak yerine varlığını topa tüfeğe yatırdı. Kadınların özgürlüğünü yasakladı, ekonomiyi yönetemedi, kimliklere özgürlük tanımadı. İran halkıyla ilişkisinde zulüm ekti, şimdi öfke biçiyor" ifadelerini kullandı.

DIŞ MÜDAHALE VE KÜRT MESELESİ

Dış müdahalelerle rejim değiştirmenin demokrasi getirmeyeceğini savunan Bakırhan, Kürtlerin bölgedeki konumu üzerinden yapılan analizleri eleştirdi. Kürtlerin "kart" veya "araç" olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, sorunun kaynağını Sykes-Picot Anlaşması ve bölge devletlerinin inkâr politikalarına bağladı. Bakırhan, "Kürtler dilini, kimliğini ve kültürünü özgürce yaşasın. Yaşadıkları ülkelerin üvey değil, eşit yurttaşları olsun" dedi.

SİYASİ LİDERLERİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bakırhan konuşmasında, Abdullah Öcalan, Mesut Barzani, Neçirvan Barzani ve Bafil Talabani’nin açıklamalarına atıfta bulunarak, Kürt siyasetinin çözümü dış güçlerde değil, bölge topraklarında aradığını ifade etti. Bafil Talabani'nin "Kürdistan bir savaş alanı değil, köprü olmalıdır" sözünü hatırlatan Bakırhan, Kürtlerin bölgesel barışın öznesi olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

KÜRDİSTAN BÖLGESİ'NE YÖNELİK SALDIRILAR

İran’ın Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarını kınayan Bakırhan, bölge kentlerinin savaş sahasına çevrilmesine karşı olduklarını belirtti. Bakırhan, bölge devletlerine "Kürt halkına isyan, bölge ülkelerine de bastırma ikilemini dayatan bu tuzağa son verip, kardeşçe ve eşitçe yaşayalım" çağrısında bulundu.

İDAM SEHPALARINDA KÜRTLER SALLANIRKEN NEREDEYDİ O HEGEMON GÜÇLER?

Bakırhan, "Her türlü dış müdahaleye karşıyız. Bunun önüne geçmek için önce kendi ülkelerinde huzuru ve barışı sağlamaları gerekiyor. İranlılar yarım asır Şah zulmü gördü, ardından yarım asırdır da molla rejiminin zulmü altında yaşıyor. Kadının adı yok, hukuk yok; en normal muhalefet bile idam ile yargılanıyor. İran rejimi 47 yıldır kendisine boyun eğmeyen herkesi ezerken, küresel güçler petrol ve hegemonya hesapları yapıp üç maymunu oynuyordu. Bugün, İran'ın antidemokratik olduğunu ve Kürtleri idam ettiklerini (yeni) anladılar. Dün İran kentlerinde, idam sehpalarında Kürtler sallanırken neredeydi o hegemon güçler? Ama onlar petrol ile ilgileniyordu.

İran'da 10 milyondan fazla Kürt yaşıyor. Bu mücadele dün başlamadı. Kürtlerin İran'da köklü bir direnişi var. Sanki İsrail ve ABD müdahale edince Kürtler mücadeleye başlamış gibi yansıtılıyor. Oysa Kürtler yüz yıldır mücadele ediyor ve kimseye güvenmiyor. Kendi öz gücüne ve oradaki halkların demokratik birliğine inanarak mücadele ediyor. Ne molla rejimi ne şahlar ortada yokken, o dağlarda ve o coğrafyada Kürtler yaşıyordu." dedi.

"BARIŞ AKADEMİSYENLERİ SUÇLU DEĞİLDİR, YANLIŞTA ISRAR EDEN DANIŞTAY SUÇLUDUR"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, gündeme dair yaptığı açıklamalarda Danıştay'ın Barış Akademisyenleri kararına ve yargıdaki çift başlılığa sert tepki gösterdi. Bakırhan, Danıştay’ın tutumunu eleştirerek, "Danıştay barış için imza atanlara suçlu demeye devam ediyor. Biz de diyoruz ki; sizin bu yanlışta ısrarınız aslında suçtur. Barış akademisyenleri suçlu değil," ifadelerini kullandı.

"SAYIN BAKAN, GÖREV SİZİNDİR, MECLİS'İN DEĞİL"

Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması üzerine Adalet Bakanı’na seslenen Bakırhan, yargı hiyerarşisine dikkat çekti: "Geçtiğimiz günlerde bir gazeteci Adalet Bakanlığına AYM kararlarını sordu. Sayın Adalet Bakanı da 'Takdir Yüce Meclisindir' dedi. Sanırım AYM kararlarının Meclis ile bir alakası olduğunun farkında değil. Takdirlik bir durum yok. Sayın Bakan görev sizindir, Meclis'in değil. AYM'nin aldığı bir karar var, Meclis’i bekleyecek bir durum yok."

"NEVRUZ'DA DEMİRTAŞ AMED'DE, YÜKSEKDAĞ İSTANBUL'DA OLSUN"

Yaklaşan Nevruz bayramına ilişkin tahliye vurgusu yapan Bakırhan, tutuklu siyasetçilerin ve Gezi tutsaklarının özgürlüğünü talep etti: "Bu Nevruz'da Demirtaş Amed'de, Yüksekdağ İstanbul'da olsun. Gezi tutsakları Nevruz alanında halaya dursunlar." Bakırhan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davaya da değinerek, "15 milyonluk bir kentin belediye başkanının tutuklu yargılanması doğru değildir. Barış akademisyenlerine zulmeden, AYM kararlarını uygulamayanlarla nasıl birliğimizi sağlayacağız?" dedi.

"TOPRAKLARIN BEREKETİ BARIŞTADIR"

Ekonomik kırılganlık ve dış politika arasındaki bağa dikkat çeken Bakırhan, iktidar ve muhalefete şu sözlerle çağrıda bulundu: "Bu topraklar bizim; bu toprakların bereketi barıştadır. İran savaşı sadece bir dış politika meselesi değildir. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Türkiye gibi kırılgan ekonomiye sahip ülkeleri de çok yakından ilgilendiriyor. Bugün o hesabı yapma günüdür."