Kılıçdaroğlu'ndan Terörsüz Türkiye çağrısı: "Gizli kapaklı değil, Meclis'te"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada Terörsüz Türkiye için 4 boyutlu tarihi planını paylaştı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin on yıllardır süregelen en hassas meselelerinden birine dair tarihi açıklamalarda bulundu. 1989 yılında hazırlanan SHP raporundan bugüne uzanan siyasi süreci özetleyen Kılıçdaroğlu, sorunun çözümünde meşru zeminin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olduğunu bir kez daha vurguladı. Kameralar karşısına geçerek detaylı bir kılıçdaroğlu kürt sorunu açıklaması yapan CHP lideri, terörün silahsızlandırılmasından bölgesel güvenliğe kadar uzanan 4 boyutlu yeni bir çözüm mimarisini kamuoyuna duyurdu. Kılıçdaroğlu, "Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı bizim kırmızı çizgimizdir" diyerek partisinin duruşunu netleştirdi.
SHP'NİN 1989 RAPORUNDAN BUGÜNE CHP'NİN ÇÖZÜM VİZYONU
Kılıçdaroğlu, açıklamalarına 1980'li yılların zorlu siyasi iklimine atıfta bulunarak başladı. Kürt kelimesinin dahi telaffuz edilmesinin zor olduğu bir darbe sonrası dönemde, Sosyal Demokrat Halkçı Parti'nin (SHP) büyük bir tabuyu yıkarak "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Sorunu" adlı kapsamlı raporu hazırladığını hatırlattı. Bu raporun o dönem büyük eleştirilere maruz kaldığını belirten Kılıçdaroğlu, iki yıl sonra kurulan DYP-SHP koalisyon hükümetinin ilk ziyaretini Diyarbakır'a yaptığını ve "Kürt realitesini kabul ediyoruz" şeklindeki tarihi çıkışına öncülük ettiklerini belirtti.

2013 yılındaki çözüm sürecinde de iktidara "Gizli kapaklı yapmayın, Meclise getirin, orada çözelim" çağrısında bulunduklarını hatırlatan CHP lideri, nihayet 13 yıl sonra kendi önerilerine gelindiğini ve TBMM'nin bu tarihi görevi üstlendiğini dile getirdi.
KALICI BARIŞ İÇİN 4 BOYUTLU YENİ ÇÖZÜM MİMARİSİ
Mevcut sürecin sadece bir güvenlik başlığı veya bir örgütün silah bırakması meselesi olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, iç barışın kalıcı hale gelmesi için gerçekçi bir çözüm mimarisinin en az 4 boyutu içermesi gerektiğini belirterek şartlarını şöyle sıraladı:

-
Terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi.
-
Türkiye'nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması.
-
Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi.
-
Dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması.
"CUMHURİYETİ DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRMAK İÇİN SORUMLULUK ALIYORUZ"
Açıklamasında sıklıkla "Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak" kavramına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, bu sürecin; güvenliği hukukun yerine koymadan, kapalı pazarlıklardan çıkarak siyasetin meclisin denetimine girmesiyle başarıya ulaşabileceğini ifade etti. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının şart olduğunu belirten CHP Lideri, "Biz cumhuriyetçi eşit yurttaşlık vaat ediyoruz. Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin de o kadar hakkı vardır." ifadelerini kullandı.

Bu meselenin çözülmeden Türkiye'nin güçlü bir bölgesel aktör haline gelemeyeceğini savunan Kılıçdaroğlu, ilkesel çerçevesini şu sözlerle özetledi:
"Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı bizim kırmızı çizgimizdir. Silahın siyasetin dışına çıkmasına, TBMM merkezli sürece, hukuk devletine ve eşit yurttaşlığa evet. Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Yeter ki bir kişi daha ölmesin."