Kemal Kılıçdaroğlu CHP'de nasıl popülerleşti? Düellolarla meşhur olan isim
Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'de nasıl bir anda tanındığını ve popülerleştiğini hatırlıyor musunuz? Gelin biraz eskiye dönelim.
Bir maliye bürokratı olarak başladığı kariyerini Türk siyasetinin en uzun süreli ana muhalefet liderliğine taşıyan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yıldızı, ekranlarda kapışılan o meşhur "düellolarla" parlamıştı. Dengir Mir Mehmet Fırat ve Melih Gökçek karşısındaki "sakin güç" performansı, onu CHP tabanının gözünde bir anda öne çıkardı.
Bugün CHP'de mutlak butlan kararı ile tekrar genel başkanlık koltuğuna oturan ve 2023 seçimlerinde Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı olarak sahneye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, siyasete adım atmadan önce uzun yıllar maliye ve sosyal güvenlik bürokrasisinde görev yaptı. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden 1971 yılında mezun olan Kılıçdaroğlu, Maliye Bakanlığı'nda hesap uzmanlığıyla başladığı kariyerinde Gelirler Genel Müdürlüğü daire başkanlığı ve genel müdür yardımcılığı, ardından 1991'de Bağ-Kur ve 1992'de SSK Genel Müdürlüğü görevlerini üstlendi. 1994 yılında Ekonomik Trend dergisi tarafından "Yılın Bürokratı" seçildi.

BÜROKRASİDEN MECLİS'E UZANAN YOL
1999 yılının ocak ayında SSK Genel Müdürlüğü'nden kendi isteğiyle emekli olan Kılıçdaroğlu, aktif siyasete önce DSP çatısı altında girmek istedi; Kocaeli'den milletvekili aday adaylığı için başvurdu ancak dönemin DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit ve parti merkezi bu talebi kabul etmedi, ismi listeye girmedi. Bir süre Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliği yapan Kılıçdaroğlu'nun parlamento yolu üç yıl sonra açıldı.
Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2002'de yapılan 22. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili olarak Meclis'e girdi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde yeniden İstanbul'dan milletvekili seçildi ve genel başkanlığa adaylığını açıklayana kadar CHP Grup Başkanvekilliği görevini yürüttü. İşte onu kamuoyunda tanınır kılan o meşhur ekran tartışmaları da bu döneme denk geldi.

"BARON" İDDİALARI VE DENGİR MİR MEHMET FIRAT DÜELLOSU
Kılıçdaroğlu'nun yıldızını ilk parlatan kapışma, dönemin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile yaşandı. Kılıçdaroğlu, 22 Eylül 2008'de düzenlediği basın toplantısında "Baron" olarak nitelendirdiği Fırat hakkında ağır iddialar ortaya attı; Fırat'ın en büyük ortağı olduğu bir şirketin ürünlerini yurt dışına taşıyan tırda 89 kilogram eroin yakalandığını ve şirketin hayali ihracat yaptığını ileri sürdü.
25 Eylül günü gazeteci Uğur Dündar'ın yönettiği tartışmada Dengir Mir Mehmet Fırat ile karşı karşıya gelen Kılıçdaroğlu, bir süre sonra Fırat'ın sağlık durumunu gerekçe göstererek istifa etmesiyle bu düellonun da galibi sayıldı. Köşe yazarı Ali Eyüboğlu'nun deyimiyle Kılıçdaroğlu, o gün ortaya koyduğu belgelerle AK Parti'nin "ikinci adamı" konumundaki Fırat'ın siyasi istikbaline büyük bir darbe indirmiş, yıldızı bu düelloyla iyice parlamıştı.

DOĞALGAZ SAYAÇLARI VE MELİH GÖKÇEK İLE "YILIN DÜELLOSU"
İkinci ve belki de en çok konuşulan kapışma, dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile yaşandı. Kılıçdaroğlu, Uğur Dündar'ın sunduğu "Arena" programına konuk olarak Ankara'daki doğalgaz sayaçlarının fahiş fiyata alındığını, sayaçların yurttaşa pahalıya satıldığını ve bazı aydınlatma direklerinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yakınlarına ait bir firmadan ihalesiz verildiğini iddia etmişti.
Bu iddialar üzerine Gökçek meydan okudu. 17 Aralık 2008 akşamı, yine Uğur Dündar'ın moderatörlüğünde Star TV ana haber bülteninde "yılın düellosu" olarak duyurulan canlı yüzleşme gerçekleşti. Tartışma boyunca Kılıçdaroğlu sayaçların 224,5 dolara alınıp uluslararası piyasada "Ankara fiyatı" olarak anıldığını, ardından 300 dolara halka satıldığını öne sürerken; Gökçek sürekli sözünü keserek "168 euronun belgesi nerede" diye üsteledi. Gökçek tartışma öncesi basına elindeki şişirilmiş balonu toplu iğneyle patlatarak "O akşam balon böyle patlayacak" demiş, "Yolsuzluk yapan da iftira atan da şerefsizdir" sözleriyle havayı germişti.
Yaklaşık 1,5 saat süren ve hatta Ankara'da kurulan dev ekranlarda izlenen tartışma boyunca Dündar, taraflardan üsluba dikkat etmelerini ve birbirlerinin sözünü kesmemelerini defalarca istedi. Programın ardından Dündar, Gökçek'in olduğu bir tartışmayı bir daha yönetmeyeceğini söyledi; izleyiciden gelen tepkilerin Gökçek'in agresif üslubuna yönelik olduğunu, kendisine ise "sabrına hayran kaldık" şeklinde mesajlar geldiğini aktardı.

"SAKİN GÜÇ" İMAJI VE GENEL BAŞKANLIK YOLU
Bu iki düello, Kılıçdaroğlu'nu CHP tabanının ve geniş kamuoyunun gözünde bambaşka bir konuma taşıdı. Siyasal iletişim uzmanı Suat Özçelebi'ye göre, Kılıçdaroğlu'nun Gökçek ve Fırat karşısında sergilediği "sakin güç" performansı onu adeta yıldızlaştırmış; çoğu zaman susarak rakiplerinin sunucuyla birlikte âdeta kendi kendilerini tüketmelerini sağlamıştı. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da tartışmaların ardından "Kemal Bey her zaman olduğu gibi makul, haklı ve etkili bir konumdaydı" sözleriyle partilisine sahip çıktı.
SEÇİLMİŞLİKTEN MUTLAK BUTLANA GİDEN YOL
Bu çıkışların ardından siyasi yükselişi hızlandı. Kılıçdaroğlu, 2009 yerel seçimlerinde CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu. 22 Mayıs 2010'da yapılan 33. CHP Olağan Kurultayı'nda ise partinin genel başkanlığına seçildi. 2010'dan 2023'e kadar ana muhalefet liderliği yapan Kılıçdaroğlu, 2023 seçimlerinde Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olarak yarıştı; 5 Kasım 2023'teki kurultayda genel başkanlık yarışını Özgür Özel'e kaybederek görevi devretti. Şimdi ise mutlak butlan kararı ile genel başkanlık görevine geri döndü.
Ecevit'in Kılıçdaroğlu kararının arkasındaki gerçek ne?Güncel