Gürer’den iş cinayetleri raporu: 2025’te 2 bin 105 emekçi yaşamını yitirdi
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, SGK verileri ve 2025 iş cinayeti raporlarının Türkiye’de işçi sağlığı ve güvenliğinde alarm veren bir tabloyu ortaya koyduğunu belirterek, iş cinayetleri, kazalar ve meslek hastalıklarının kader değil, denetimsizlik ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, SGK’nin 2009-2024 verileri ile 2025 yılı iş cinayeti raporlarını birlikte değerlendirerek, iş kazaları, meslek hastalıkları ve iş cinayetlerinin “kader” olarak görülemeyeceğini söyledi. Gürer, 2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin yaşamını yitirdiğini belirterek, “Bu tablo açıkça ihmali ve denetimsizliği gösteriyor” dedi.
GÜNDE 6 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2009-2024 yıllarını kapsayan resmi verileri ile 2025 yılı iş cinayeti raporlarını değerlendirdi. Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği alanında ağır bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Gürer, 2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini ifade etti.

Bu sayının günlük ortalama 6 işçinin yaşamını yitirmesi anlamına geldiğini belirten Gürer, iş cinayetlerinin sıradanlaştırılmaması gerektiğini söyledi.
SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK VAKALARI İKİ KATINA ÇIKTI
SGK verilerinde yer alan “sürekli iş göremezlik” tablosuna dikkat çeken Gürer, 2009 yılında 1.885 olan yeni vaka sayısının 2024 yılında 3.808’e yükseldiğini kaydetti.
Bu artışın, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle kalıcı sağlık kaybına uğrayan işçi sayısındaki ciddi yükselişi ortaya koyduğunu ifade eden Gürer, “15 yılda sürekli iş göremezlik geliri bağlanan işçi sayısı iki katına çıktı. Teknoloji gelişiyor, mevzuat yenileniyor ancak işçinin can güvenliği hâlâ korunamıyor. Bunun temel nedeni etkili denetim yapılmaması ve caydırıcı yaptırımların uygulanmamasıdır” dedi.
“İŞ CİNAYETLERİ EN ÇOK İNŞAAT, TARIM VE TAŞIMACILIKTA YAŞANIYOR”
İş cinayetlerinin en yoğun görüldüğü sektörlerin inşaat, tarım ve taşımacılık olduğunu belirten Gürer, özellikle mevsimlik tarım işçilerinin insan onuruna yakışmayan koşullarda çalıştırıldığını ve taşındığını söyledi.

Gürer, tarım işçilerinin çoğu zaman güvencesiz şekilde, kamyon kasalarında ve sağlıksız koşullarda taşındığını belirterek, bu ihmallerin her yıl çok sayıda can kaybına neden olduğunu ifade etti.
“NİĞDE DE BU TABLONUN DIŞINDA DEĞİL”
İş cinayetlerinin yalnızca büyükşehirlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Gürer, Niğde’nin de ölüm yaşanan iller arasında bulunduğunu söyledi. İSİG raporlarına göre 2025 yılında Niğde’de 14 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini aktaran Gürer, tarımdan inşaata kadar birçok alanda denetim eksikliğinin sürdüğünü dile getirdi.
Gürer, iş cinayetlerinin “kader” olarak açıklanamayacağını belirterek, bunun doğrudan sistemsel bir sorun olduğunu savundu.
94 ÇOCUK İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
2025 yılında iş cinayetlerinde yaşamını yitirenler arasında 94 çocuk işçinin de bulunduğunu belirten Gürer, bunun tabloyu daha da ağırlaştırdığını söyledi.
Çocukların eğitim alması gereken yaşta üretim alanlarına sürüklendiğini ifade eden Gürer, özellikle MESEM uygulamaları kapsamında çocukların sanayi ve inşaat gibi riskli alanlarda çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.
ÇIRAK VE STAJYERLERİN SİGORTA MAĞDURİYETİNE DİKKAT ÇEKTİ
Çırak ve stajyerlerin sosyal güvenlik açısından yaşadığı sorunlara da değinen Gürer, bu çocuklara işe başladıklarında sosyal güvenlik kartı verilmesine rağmen bunun emekliliğe esas başlangıç sayılmadığını hatırlattı.

Bu durumun önemli bir hak kaybı yarattığını belirten Gürer, çırak ve stajyerlerin işe başladıkları tarihten itibaren yalnızca iş kazası sigortası değil, yaşlılık sigortası kapsamına da alınması gerektiğini ifade etti. 18 yaş altındaki çocukların özel olarak korunması gerektiğini vurgulayan Gürer, çocuk işçilerin hayatını kaybetmesinin, yaşlarına uygun olmayan ağır işlerde çalıştırıldıklarının da göstergesi olduğunu söyledi.
“MECLİS ARAŞTIRMASI ŞART”
Konuyu TBMM gündemine taşıyacaklarını belirten Gürer, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki sorunların artık ertelenemez noktaya geldiğini söyledi. SGK verilerinin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, her bir sayının arkasında büyük insanlık dramları bulunduğunu ifade eden Gürer, bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması ve iş cinayetlerinin sorumlularının en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini dile getirdi.
Gürer, sendikasızlaşmanın teşvik edildiği, denetimlerin yetersiz kaldığı çalışma düzeninin işçilerin yaşam hakkını tehdit ettiğini belirterek, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarının kader değil, ihmal ve yanlış politikaların sonucu olduğunu söyledi.