CHP’li Pala: "Temel sorun uzmanlık değil, diş hekimlerinin işsizliği!"
Diş hekimliğindeki uzmanlık krizini değerlendiren CHP’li Kayıhan Pala, asıl meselenin DUS veya unvan tartışması değil, iktidarın yarattığı istihdam krizi olduğunu vurguladı.
Sağlık Bakanlığı'nın, 2011 yılı sonrasında doktora yapmış diş hekimlerine belirli kriterler doğrultusunda uzmanlık unvanı vermeyi planladığına dair iddialar; Diş Hekimleri Sendikası (DİŞHEK-SEN), Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) ve binlerce genç diş hekiminin sert tepkisine yol açtı. Uzmanlık unvanının yalnızca merkezi sınav (DUS) ve uygulamalı klinik eğitimle kazanılabileceğini savunan hekimler, bu hakkın masa başında, torpille ya da sadece doktora yapılmış olması gerekçesiyle verilemeyeceğini belirtti. Hekimler, böyle bir uygulamanın yıllarca DUS’a hazırlanıp çok yüksek puanlar almalarına rağmen kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleşemeyen genç diş hekimlerine karşı büyük bir haksızlık olacağını ifade ettiler.
Gündemden düşmeyen bu tartışmaya ilişkin Yeni Ankara’ya açıklamalarda bulunan CHP Bursa Milletvekili ve TBMM Sağlık Komisyonu Üyesi Kayıhan Pala ise asıl meselenin uzmanlık unvanından ibaret olmadığını dile getirdi. Pala, uzmanlık konusundan önce diş hekimliği eğitiminin niteliğinin ve sektördeki istihdam sorununun masaya yatırılması gerektiğinin altını çizdi.

“NİTELİKTEN ÇOK NİCELİK ÖN PLANA ÇIKTI”
AK Parti iktidarının ihtiyaç gözetmeksizin bir planlama stratejisi ortaya koyduğunu söyleyen Kayıhan Pala, bu stratejide nitelikten çok niceliğin ön plana çıktığını kaydetti. Uygulanan politikanın çok sayıda diş hekimine ulaşmak olduğunu söyleyen Kaya, “Bu politika iki alanda sıkıntı yarattı. Birincisi diş hekimliği eğitiminde vakıf üniversiteleri başta olmak üzere ciddi bir yetiştirme sorunu ortaya çıktı. Diş hekimi unvanı alanların bir bölümü diş hekimliği alanında yetkinlik açısından yetersiz bir şekilde o unvanı almış oldular. Öte yandan o unvanı alanların istihdamında da sıkıntı olmaya başladı” ifadelerini kullandı.
“10 YIL ÖNCE İŞSİZ DİŞ HEKİMİ YOKTU”
Türkiye'de diş hekimliğinin özel sektörün en önde gelen alanlarından olduğunu söyleyen Kayıhan Pala, kamu sektörünün ise çok geride olduğuna dikkat çekti. Kaya, diş hekimliğinin ihtiyaca göre planlanmamış, birçoğu iyi yetiştirilmemiş ve istihdam edilmekte zorluk yaşayan bir meslek grubu biçimine dönüştüğüne dikkat çekti. 10 yıl öncesinde işsiz diş hekimi kavramının olmadığını aktaran Kayıhan Pala sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi temel sorun doktora yapanlarla yapmayanlara verilecek unvanlarmış gibi tartıştırılıyor. Oysa buradaki temel sorun; bir diş hekimi, diş hekimliği fakültesinden mezun olduktan sonra kamu ya da özel sektörde istihdam olanağı bulamadığı için doktora yapmaya zorlanıyorsa bunun nedenlerini ve sonuçlarını iyi tanımlamak lazım. Öte yandan bir diş hekimi doktora yaptığı alanda doktorayı bitirdikten sonra da işsiz kalmaya mahkum bir sistem içerisinde kendisini buluyor.”
“BİR HEKİMİN BAŞKA BİR BİR HEKİMİN YANINDA ÇALIŞTIRILMASI DOĞRU DEĞİL”
Milletvekili Pala, TBMM’de diş hekimliğine ilişkin yapılan çalışmalara da değindi. Geçen yıl yapılan düzenlemeyle bir diş hekiminin, muayenehanesi olan başka bir diş hekiminin yanında çalıştırabilmesinin önünün açıldığını söyleyen Pala, “Bu da çok tartışmalı bir konudur. Bir muayenehanede muayenehaneci hekimin yanında bir başka diş hekiminin istihdam edilebilmesi çok doğru bir yaklaşım değil. Eğer poliklinikler bazı nedenlerle birkaç diş hekiminin çalışmasının önünde bir engel oluşturuyorsa oraya özgü bir düzenleme yapılabilirdi. Meclisteki görüşmelerde CHP Milletvekilleri olarak, hiç olmazsa muayenehanede çalıştırılacak diş hekimi için asgari ücretin Diş Hekimleri Birliği tarafından belirlenmesi önerisini sunmuştuk ama bu da kabul görmedi” şeklinde konuştu.
![]()
“PARASI OLAN HİZMETİ ALIYOR, OLMAYAN ERTELİYOR”
Yaşanan tüm sıkıntıların temelinde Türkiye'deki ağız ve diş sağlığı politikasının yattığını belirten CHP’li Pala şöyle devam etti:
“Türkiye'de parası olan gidip ağız ve diş sağlığı hizmeti alabiliyor. Parası olmayan ya erteleyip yok sayıyor ya da kamunun kısıtlı olanaklarıyla, kendisine ayrılan az süre içerisinde ve hizmetin niteliğinin tartışılır olduğu bir ortamda bu hizmeti almaya çalışıyor. Şimdi yıllık diş hekimine başvuru sayılarına baktığımızda OECD ülkeleri ortalamasının neredeyse yarısı kadarız. Özellikle çocuklarda ve özellikle yaşlılık döneminde bütün dişlerini ortadan kaldırmış insanlar açısından söylüyorum. Dolayısıyla Türkiye'deki temel mesele hem sağlık hizmeti sunumundaki yanlışlık hem de emek gücünün bir süreç olarak ele alınmaması.”
İLK İŞ 10 BİN DİŞ HEKİM ATANACAK
Türkiye’de, çok sayıda diş hekimi mezun etmesine rağmen istihdam olanağı sağlamayan bir sistemin olduğunu söyleyen Kaya, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Sağlık Politikası Kurulunun politikaları çerçevesinde ilk aşamada hemen 10 bin diş hekiminin istihdam edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu 10 bin diş hekimi, birinci basamak kuruluşlarıyla entegre bir şekilde hizmete başlarlarsa çocuklar başta olmak üzere ağız ve diş sağlığı konusunda hizmete erişimin önündeki engel bir ölçüde kaldırılabilir. Dolayısıyla kamu politikalarının, ağız ve diş sağlığı hizmetlerini tamamen özel sektöre terk eden yapısından kurtulması gerekir.” dedi.
![]()
“TÜRKİYE’DEKİ FAKÜLTELER İYİ DİŞ HEKİMİ YETİŞTİREMİYOR”
İkinci aşamada ise planlama ve yetiştirme süreçlerini iyileştireceklerini dile getiren Milletvekili Pala açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Bu kadar fazla diş hekimini yetiştirmek acaba Türkiye'nin ihtiyaçları açısından doğru mu? Ayrıca fakülteler, yetiştirebilme ölçütleri açısından değerlendirildiğinde gördüğümüz tablo nedir? Diş hekimleri odası temsilcileri ile yaptığımız konuşmalarda hem sayının Türkiye koşullarına uygun belirlenmediğini hem de yetiştirme aşamasında Türkiye'de birçok diş hekimliği fakültesinin iyi diş hekimi yetiştirme konusunda sıkıntıları olduğunu gördük. Bunun ortadan kaldırılabilmesi için çekirdek eğitim müfredatlarının gözden geçirilmesi ve yeterince kliniği, öğretim üyesi, uygulama alanı olmayan fakültelere öğrenci alımının sonlandırılması gerekiyor.”