CHP’li Yavuzyılmaz’dan 1,4 milyar dolarlık tahkim cezası ve "mahsuplaşma" iddiası
CHP'li Deniz Yavuzyılmaz, Irak-Türkiye petrol boru hattı sürecinde kesilen cezanın mahsuplaşma yoluyla kapatılarak kamunun zarara uğratıldığını öne sürdü.
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Irak-Türkiye ham petrol boru hattına ilişkin uluslararası tahkim sürecinde Türkiye’ye kesilen 1 milyar 471 milyon dolarlık ceza ve sonrasındaki hukuki süreçlere dair çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. İktidarın söz konusu cezayı ABD’de süren davalar üzerinden mahsuplaşma yoluna giderek kamuoyundan saklamayı hedeflediğini ileri süren Yavuzyılmaz, Türkiye’nin geçmişten kalan alacaklarının riske atıldığını ve kamunun zarara uğratıldığını savundu.
"90'LI YILLARIN TEMİZ ALACAKLARI CEZAYA SAYDIRILMAK İSTENİYOR"
Irak Devleti'nin, tahkim cezasını tahsil edebilmek amacıyla 2023 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde icra davası açtığını belirten Yavuzyılmaz şu ifadeleri kullandı:
"Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yapıldığı belirtilen usulsüzlükler nedeniyle Tahkim’in hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık cezanın üstünü Amerika’da örtme planını ortaya çıkardık. İktidar bu davada; devasa tahkim cezasını, 1990’daki, AKP öncesindeki Türkiye'nin Irak'tan olan alacaklarına ve faizine saydırmaya çalışıyor. Bu şekilde karanlık petrol ticaretini, Türkiye’nin geçmiş temiz alacaklarıyla yıkayarak Amerika’da aklama planı yapıyor."
"MİLLİ ÇIKARLAR RİSKE ATILIYOR" İDDİASI
Açıklamasında ABD yönetimi ile ilişkiler üzerinden yürütülen diplomasiyi eleştiren Yavuzyılmaz, atılan adımların ülkenin milli çıkarlarına ve geçmiş kazanımlarına ipotek koymak anlamına geldiğini öne sürdü. İktidarın bu süreçte tavizler verdiğini iddia eden Yavuzyılmaz, sözlerine şöyle devam etti:
“Türkiye’nin AK Parti iktidarı öncesine dayanan uluslararası alandaki temiz alacakları, doğan cezayı kapatmak için riske atılıyor. Mahsuplaşma yöntemiyle hem cezaya sebep olan sürecin hem de kesilen cezanın kamuoyundan gizlenmesi hedefleniyor.”
"TÜRKİYE BORÇLU DURUMA DÜŞÜRÜLDÜ"
Ortaya çıkan tablonun vatandaşa ağır bir yük getireceğinin altını çizen Yavuzyılmaz, Türkiye'nin haklı pozisyondan borçlu pozisyona düşürüldüğünü savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Sonuç olarak Türkiye’nin uluslararası alandaki geçmiş temiz alacaklarına göz göre göre bir nevi ipotek koyuluyor. Cezanın faturası da her durumda vatandaşın cebinden, alın terinden ödenmiş oluyor. Zira bu ceza yenmemiş olsaydı Türkiye Irak’tan alacaklı durumda olacakken, bu cezanın ardından Irak’a borçlu duruma getirilmiştir. Bu devasa bir kamu zararıdır!"
OLAYIN ÖZÜ NEDİR?
Bu kriz, Irak Merkezi Hükümeti (Bağdat) ile Türkiye Cumhuriyeti arasında, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) çıkardığı petrolün Kerkük-Ceyhan (Irak-Türkiye) Ham Petrol Boru Hattı üzerinden uluslararası pazarlara satılması nedeniyle çıkan anlaşmazlıktır. Bağdat yönetimi, Türkiye'nin, merkezi hükümetin (SOMO - Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi) onayı olmadan IKBY petrolünün Ceyhan Limanı'na aktarılmasına ve ihraç edilmesine izin verdiğini savunarak Paris merkezli Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Tahkim Merkezi'nde Türkiye aleyhine dava açmıştır.
KESİLEN CEZA NE KADAR?
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin kararına göre Türkiye'nin Irak'a ödemesine hükmedilen ana tazminat tutarı 1 milyar 471 milyon dolardır (yaklaşık 1,5 milyar dolar). Bu miktar, davanın 2014-2018 yıllarını kapsayan spesifik dönemi için hesaplanmıştır.
Ancak Türkiye, bu tutarın nihai bir ceza ödemesinden ziyade bir "hesaplaşma" (mahsuplaşma) unsuru olduğunu, işletilecek faizler ve Türkiye'nin Irak'tan olan diğer alacaklarının düşülmesiyle net tutarın (kimin kime borçlu kalacağının) yeniden belirleneceğini savunuyor.
CEZA NE ZAMAN VE NEDEN KESİLDİ?
- Tarih: Tahkim Mahkemesi'nin karar süreci Şubat 2023'te tamamlanmış ve karar Mart 2023'te taraflara tebliğ edilmiştir.
- Gerekçe: Tahkim heyeti, Türkiye'nin 1973 yılında imzalanan "Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması"nı ihlal ettiğine hükmetmiştir. İlgili anlaşmaya göre, Irak petrolünün tek yasal ihracat yetkilisi Irak devleti kabul edilmektedir. Mahkeme, Türkiye'nin IKBY'nin bağımsız olarak sevkiyat yapmasına olanak tanımasını, sözleşmedeki "münhasır hak" ilkesinin ihlali olarak değerlendirmiştir.
BUNA DAİR RESMİ AÇIKLAMA VE BELGELER NELER?
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın İlk Açıklaması (Mart 2023): Kararın kamuoyuna yansımasının ardından Bakanlık resmi bir yazılı açıklama yayınlamıştır. Bu açıklamada, davanın aslında Irak merkezi hükümeti ile Erbil arasındaki iç uyuşmazlığın bir sonucu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca tahkimin Irak'ın 5 talebinden 4'ünü reddettiği, Türkiye'nin ise 6 talebinden 5'ini kabul ettiği bildirilmiş; "Irak'ın da Türkiye'ye tazminat ödemesine hükmedildiği" savunulmuştur.
- Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın Güncel Beyanları: Hükümet kanadından gelen en net açıklamalardan biri Bakan Bayraktar'ın devam eden sürece dair sözleridir. Bayraktar, ABD'de (Washington) görülen tenfiz (kararın icraya konması) davasına atıfta bulunarak şunları söylemiştir:
"Washington'da devam eden tenfiz davasında faizler ve karşılıklı alacaklar hesaplanacak. Bizim de geçmişten gelen alacaklarımız var. Ona göre kim alacaklı bakacağız. Daha henüz o karar oluşmadı."
Bu açıklama, haber metninizde Yavuzyılmaz'ın öne sürdüğü "mahsuplaşma" argümanının resmi dayanaklarından birini oluşturmaktadır.
- Irak Cephesi: Kararın tebliğ edildiği Mart 2023'te Irak Petrol Bakanlığı da tahkimin kendi lehlerine sonuçlandığını, petrol ihracat yetkisinin yalnızca Bağdat'ta olduğunun hukuken tescillendiğini bildiren resmi duyurular yayımlamıştır. Kararın hemen ardından Ceyhan üzerinden yapılan petrol akışı durdurulmuştur.
Editörün Notu: Türkiye ile Irak arasındaki petrol tahkim süreci, temelde Irak Merkezi Hükümeti ile Erbil yönetimi arasındaki iç uyuşmazlıklardan kaynaklanmaktadır. Türkiye, on yıllardır bölgesel enerji arz güvenliğine katkı sağlamak amacıyla Kerkük-Ceyhan Boru Hattı'nı açık tutmak için iyi niyetle hareket etmiştir. ICC Tahkim Mahkemesi kararında, Irak’ın 5 talebinden 4'ü reddedilmiş, Türkiye'nin ise 6 talebinden 5'i haklı bulunarak Irak'ın da ülkemize tazminat ödemesine hükmedilmiştir. Medyaya yansıyan tutarlar nihai bir "ceza" değil; ABD'de devam eden tenfiz davaları sonucunda, iki devletin karşılıklı milyarlarca dolarlık alacak kalemlerinin hesaplanmasıyla netleşecek olan hukuki bir mahsuplaşma sürecidir.