Çankaya’da "Yılmaz Güney Parkı" tartışması! Çankaya Belediyesinden "ismi silinsin" isteğine yanıt
Çankaya’da bir parka Yılmaz Güney adı verilmesi imza kampanyasıyla protesto edildi; tartışma ülke geneline yayıldı.
Çankaya’da bir parka “Yılmaz Güney” isminin verilmesi, ilçede yeni bir tartışmayı tetikledi. Karara bazı vatandaşlar tepki gösterirken, park adının “Şehit Üsteğmen Ege Akar” olarak değiştirilmesi talebiyle imza kampanyası başlatıldı.

CHP’li Çankaya Belediyesi, Yılmaz Güney’in adının silinmesi için şikayet oluşturan vatandaşa kısaca şu yanıtı verdi:
"Yılmaz Güney birçok ödül almış bir sanatçıdır. Çankaya Belediyesi, kültür ve sanat merkezlerinde Yılmaz Güney'in ismini taşımaktan gurur duymuştur. Bizler Yılmaz Güney’in sanatsal zekasını tabelalarımızda taşıyoruz."
PARK TABELASINDAN ÜLKE GENELİNE UZANAN TARTIŞMA
Çankaya’daki bu “isim” tartışması, son dönemde Yılmaz Güney’in mirası üzerinden yürüyen daha geniş bir kültür-sanat polemiğine bağlandı. Güney, bir yandan sinema kariyeri ve politik duruşu üzerinden savunulurken, diğer yandan geçmişteki şiddet iddiaları ve “sanatçı dokunulmazlığı” tartışmalarıyla eleştiriliyor.
NUR SÜRER’İN “KIRMIZI ÇİZGİ” SÖZLERİ VE TEPKİLER
Tartışmayı alevlendiren başlıklardan biri, usta oyuncu Nur Sürer’in bir ödül töreninde Yılmaz Güney’i “sinemacıların kırmızı çizgisi” olarak nitelemesi oldu. Sürer’in, Güney’in geçmişteki şiddet vakalarını “o dönemin normali” olarak yorumlayan yaklaşımı; Farah Zeynep Abdullah ve Aydilge başta olmak üzere bazı isimlerin tepkisini çekti. Abdullah’ın “Yetenek, cinayeti ve şiddeti meşrulaştırmaz” çıkışı sosyal medyada gündem oldu.

ADLİYEDE “VATANSIZ” GERİLİMİ VE HSK BAŞVURUSU
Gündem, yargı cephesine de taşındı. Kamuoyunda “Yenidoğan Çetesi” operasyonuyla anılan Savcı Yavuz Engin’in, Güney hakkında “Hakim katili, devlet düşmanı ve vatansız” ifadelerini kullanması sonrası Güney ailesi, “kişinin hatırasına hakaret” gerekçesiyle HSK’ya başvuruda bulundu.
SEFA MUTLU DOSYASI YENİDEN MAHKEME GÜNDEMİNDE
Yılmaz Güney’le ilgili tartışmaların merkezindeki dosyalardan biri de Hakim Sefa Mutlu’nun öldürülmesi olayı. Ailenin “yeniden yargılama” talebiyle birlikte mezar açma isteminde bulunduğu, ancak Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu talebi reddettiği aktarıldı. Hukuki sürecin üst mahkemelerde devam edebileceği belirtiliyor.

Genel tabloda sinema dünyası ve kamuoyu iki farklı yaklaşımda ayrışıyor. Bir kesim “Sanat eserini yaratıcısının günahlarından ayırmalıyız” görüşünü savunurken, diğer kesim “Hiçbir sanat eseri bir canın veya şiddetin bedeli olamaz” çizgisinde birleşiyor. Çankaya’daki park ismi tartışması ise bu geniş gerilimin yerel ölçekteki en görünür yansımalarından biri haline gelmiş durumda.