Ortalama iş değiştirme süresi düştü: Kuşaklar arası makas açılıyor!

Ortalama iş değiştirme süresi küresel ölçekte gerilerken çalışan sadakati kavramı yeniden tanımlanıyor. Yeni nesillerin hızlı istifa kararlarının arkasında hangi ekonomik gerçekler yatıyor?

Ortalama iş değiştirme süresi düştü: Kuşaklar arası makas açılıyor!

Bilmeniz Gerekenler: Amerika Birleşik Devletleri Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) verilerine göre, 2022 yılında 4,1 yıl olan medyan ortalama iş değiştirme süresi 2024 yılı itibarıyla 3,9 yıla gerileyerek son 20 yılın en düşük seviyelerinden birini gördü. İş gücünde kalma süreleri yaş gruplarına göre keskin farklılıklar gösterirken, 25-34 yaş aralığındaki genç çalışanlarda bu süre 2,7 yıla kadar düşerken, 55-64 yaş grubundaki kıdemli çalışanlarda 9,6 yıl olarak kayıtlara geçti. Araştırmalar, Z ve Millennial kuşaklarının önceki nesillere kıyasla daha mobil olduğunu, Türkiye dahil birçok gelişmekte olan ülkede yüksek enflasyon ve geçim maliyetleri nedeniyle çalışanların gelir artışı sağlamak adına daha hızlı iş değiştirdiğini ortaya koyuyor.

Dünya genelinde iş gücü piyasaları radikal bir yapısal dönüşümden geçerken, çalışanların aynı şirkette geçirdikleri ortalama iş değiştirme süresi düzenli olarak azalıyor. Geçmiş kuşakların on yıllar boyunca tek bir kurumda çalışarak emekli olma geleneği, yerini esnek, çok yönlü ve hızlı kariyer hamlelerine bırakıyor.

KÜRESEL ÖLÇEKTE ORTALAMA İŞ DEĞİŞTİRME SÜRESİ NE KADAR OLDU?

Uluslararası iş gücü raporları, çalışanların mevcut iş yerlerinde kalma kararlılığının küresel bazda zayıfladığını gösteriyor. Resmi verilere göre, genç profesyonellerin istihdamda kalma süreleri 2,7 yıl bandına çekilirken, Z kuşağında bu sürenin bazı sektörlerde 1 ila 1,5 yıla kadar indiği gözleniyor. Yaş ilerledikçe şirket sadakatinin artması genel bir eğilim olsa da, aynı yaş grubundaki geçmiş nesillerin verileriyle kıyaslandığında günümüz çalışanlarının çok daha mobil olduğu tescilleniyor.

İŞVEREN VE ÇALIŞAN ARASINDAKİ PSİKOLOJİK SÖZLEŞME BOZULDU

Yazılı olmayan kuralları içeren psikolojik sözleşme, tarafların birbirine olan güven bağını temsil eder. Geçmişte sadakat ve uzun mesai karşılığında iş güvencesi sunan kurumsal yapı, 1980'lerden itibaren küreselleşme ve ekonomik krizlerin etkisiyle insan kaynağını kısa vadeli bir gider kalemi olarak görmeye başladı. Şirketlerin toplu işten çıkarma politikaları ve emeklilik haklarında yaptıkları kısıtlamalar, çalışan cephesinde kurumsal aidiyet duygusunun tek taraflı olarak sona ermesine yol açtı.

EKONOMİK ŞARTLAR ÇALIŞANLARI SIK İŞ DEĞİŞTİRMEYE ZORLUYOR

Gayrimenkul, eğitim ve temel yaşam maliyetlerinin gelir artış hızını katlaması, çalışanları alternatif arayışlara iten en büyük itici güç olarak öne çıkıyor. Reel ücretlerin aynı şirket içerisinde durağan kalması sebebiyle, profesyoneller gelir seviyelerini yukarı taşımak için pazarlık masasına oturabilecekleri yeni iş fırsatlarını değerlendiriyor. Türkiye gibi yüksek enflasyonist ortamlarda ise çalışanlar, döviz dalgalanmaları ve azalan alım güçlerini dengelemek amacıyla iş değiştirme süreçlerini çok daha agresif bir şekilde yönetiyor.

İstihdam