Çıraklık ve staj dönemiyle ilgili kritik karar
Yargıtay’ın son kararı, çıraklık ve staj dönemlerinin emeklilik hesabına dahil edilip edilemeyeceğine ilişkin uzun süredir devam eden tartışmalara net bir hukuki çerçeve kazandırdı.
Dosyaya konu olayda, 1987-1989 yılları arasında Makine Kimya Endüstrisi (MKE) bünyesinde çırak olarak çalışan bir kişinin, bu sürede geçen günlerin uzun vadeli sigorta kapsamına alınarak emeklilik hesabına eklenmesi talebi değerlendirildi. Yerel mahkeme, kişinin üretim faaliyetlerine aktif şekilde katıldığını ve bu nedenle söz konusu dönemin meslek eğitimi sınırlarını aştığını belirterek talebi kabul etmişti. Ancak dosya temyize taşındığında Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, farklı bir değerlendirme ortaya koydu ve kararı bozdu.
EĞİTİM NİTELİĞİ VE SİGORTA BAĞLANTISI
Yüksek Mahkeme kararında, çıraklık döneminin temel niteliğinin mesleki eğitim olduğu özellikle vurgulandı. Bu kapsamda, çırakların üretim süreçlerine katılmalarının onların işçi statüsünde değerlendirilmeleri için yeterli olmadığı belirtildi. Yargıtay’a göre, görünüşte işçilik faaliyetlerine benzese dahi bu süreçlerin ağırlıklı amacı öğrenim ve beceri kazandırma olduğundan, hizmet akdi ilişkisi doğmuyor. Bu nedenle uzun vadeli sigorta kollarına tabi bir çalışma ilişkisi kabul edilmedi.
EMEKLİLİK HESABINA ETKİSİ VE KARARIN SONUCU
Kararın en önemli sonucu, çıraklık ve stajyerlik dönemlerinde geçirilen sürelerin emeklilik hesabına dahil edilmemesi yönünde kesin bir içtihat oluşturması oldu. Yargıtay, bu tür dönemlerin sosyal güvenlik sistemi içinde sigortalılık başlangıcı ya da prim gün hesabı açısından değerlendirilemeyeceğini belirterek yerel mahkemenin kararını bozdu. Bu yaklaşım, özellikle geçmişte benzer dönemlerini emeklilik hesabına katmak isteyen çok sayıda kişi açısından emsal niteliği taşıyor ve sosyal güvenlik hukukunda eğitim ile çalışma ilişkisi arasındaki ayrımı daha keskin hale getiriyor.