Zeki Müren'lerin sahne aldığı Gençlik Parkı çürümeye terk edildi: Ankara'nın kalbi eski günlerini arıyor!
Ankara'nın tarihi simgesi Gençlik Parkı eski ihtişamlı günlerini arıyor. Bir dönem Zeki Müren ve Barış Manço'nun sahne aldığı, kayıkların yüzdüğü park; bugün boş havuzu, kötü kokusu ve bakımsızlığıyla Başkentlileri isyan ettiriyor. İşte Gençlik Parkı'nın hüzünlü dönüşümü...
Ankara’nın simge mekânlarından Gençlik Parkı, geçmişte sanatın, eğlencenin ve sosyal yaşamın mutlak merkeziyken bugün bakımsızlık, işlevsizlik ve kimlik kaybıyla can çekişiyor. 1943 yılında hizmete açılan ve uzun yıllar boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin uğrak noktası olan park, Başkentlilerin yüreğini burkan bir tablo sergiliyor.
Boş kalan havuzu, kullanılmayan alanları ve giderek silinen hafızasıyla dikkat çeken parkta, Ankaralılar yeniden o eski "canlı" günlere dönülmesini istiyor.

BAŞKENTİN ALTIN ÇAĞI VE GAZİNO KÜLTÜRÜ
1950’li yıllardan 1980’lere kadar Gençlik Parkı, sıradan bir dinlenme alanı değil; Türkiye’nin en büyük eğlence sahnelerinden biriydi. Açık hava tiyatroları, lunaparkı, büyük yapay göleti ve gazinolarıyla günün her saati yaşayan bir merkezdi.

Özellikle yaz akşamlarında Aile Gazinosu ve Göl Gazinosu'nda yankılanan sesler, sadece Ankara'nın değil tüm Türkiye'nin hafızasına kazındı. O dönem Gençlik Parkı'nda sahne alan efsane isimlerden bazıları şunlardı:
-
Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Barış Manço
-
Ajda Pekkan, Emel Sayın, Bülent Ersoy
-
İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses, Hakkı Bulut
Kış aylarında buz tutan havuzda paten yapan Ankaralılar ve gölet üzerinde süzülen rengârenk kayıklar, parkın dört mevsim yaşayan bir alan olmasını sağlıyordu.

BİR DÖNEMİN SEMBOLÜ: "MEHMETÇİK" TRENİ
Gençlik Parkı’nın hafızasındaki en özel detaylardan biri de “Mehmetçik” ve “Efe” isimli küçük buharlı lokomotiflerdi. 1957'de Eskişehir Cer Atölyesi’nde üretilen bu trenler, parkın etrafında dolaşarak Ankaralı çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Ancak 1970'lerde başlayan metro çalışmalarıyla raylar söküldü ve 1980'lerde trenler tamamen kaldırıldı. Birçok Başkentliye göre, parkın "gizemli" atmosferini kaybettiği ilk kırılma noktası bu oldu.
2009 YENİLEMESİ VE SİLİNEN HAFIZA
Parkın asıl kimlik kaybı ise 2007-2009 yılları arasında, Melih Gökçek döneminde yapılan yenileme çalışmalarıyla başladı. Havuzun içindeki gemi şeklindeki restoran, göletle bütünleşmiş kafeler ve parkın sembolü olan kayıklar tamamen ortadan kaldırıldı. Yenileme sonrasında park, sosyal etkinliklerin yapılmadığı, sadece "içinden geçilip gidilen" sıradan bir betonarme alana dönüştü.

KÖTÜ KOKU VE ATIL ALTYAPI ANKARALILARI ÜZÜYOR
Günümüzde ise tablonun çok daha vahim olduğu görülüyor. Kentin tam merkezinde yer almasına rağmen, uzun süredir suyla doldurulmayan devasa havuz çevresinde kötü kokuların oluşmasına neden oluyor. Atıl bırakılmış kablolar, çalışmayan aydınlatma sistemleri ve park içinde gelişigüzel dolaşan araçlar, kamusal alanın nasıl işlevsizleştiğini gözler önüne seriyor.

BAŞKENTLİLER NE İSTİYOR?
Ankaralıların talebi çok net: Gençlik Parkı'nın yeniden eski ruhuna kavuşturulması. Dünyanın pek çok başkentini simgeleyen canlı meydanlar ve parklar varken, Cumhuriyet'in kalbindeki bu 83 yıllık mirasın atıl bırakılması eleştirilerin odak noktasında. Vatandaşlar, kenti yönetenlerden parkı tekrar konserlerin düzenlendiği, kayıkların yüzdüğü, insanların aynı ritimde buluştuğu gerçek bir "kültür merkezine" dönüştürecek ivedi adımları bekliyor.