Yerel Basın 4.0 Ankara’da! Yapay Zeka ve Yeni Nesil Habercilik

Yerel Basın 4.0 eğitim programı, Ankara’da düzenlendi. Programda yapay zekâ, OSINT, dijital doğrulama, etik ilkeler ve ileri düzey prompt kullanımı ele alındı.

Yerel Basın 4.0 Ankara’da! Yapay Zeka ve Yeni Nesil Habercilik

Yerel Basın 4.0: Yapay Zeka ve Yeni Nesil Habercilik eğitim programı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirildi.

Programda; değişen medya tüketim alışkanlıklarından dijital okuryazarlığa, yapay zeka uygulamalarından habercilikte pratik kullanıma kadar uzanan başlıklarla, gazetecilikte dönüşen üretim ve doğrulama süreçlerine odaklanıldı. Gün boyunca ayrıca OSINT, dijital doğrulama, ileri düzey prompt (komut) kullanımı, algoritmik şeffaflık ve yapay zeka etiği gibi alanlarda oturumlar yer aldı.

Fotoğraf: Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Doç. Dr. Mehtap Uyar ve İletişim Başkanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Buğra Ayan

Fotoğraf: Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Doç. Dr. Mehtap Uyar ve İletişim Başkanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Buğra Ayan

PROGRAMIN ODAĞINDA NE VAR?

Eğitim akışı; hem içerik üretim süreçlerini (metin–görsel üretimi, yapay zeka destekli iş akışları) hem de haberin güvenilirliğini güçlendiren yöntemleri (OSINT, doğrulama teknikleri) aynı çerçevede ele aldı. Son oturumlarda ise gazetecilikte yapay zekanın etik boyutu, şeffaflık ve teknolojik bağımsızlık tartışmaları öne çıktı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu'nun açılış konuşmasını yaptığı programda Doç. Dr. Mehtap Uyar Değişen Medya Tüketim Alışkanlıkları ve Dijital Okuryazarlık konusunda önemli bilgilendirmelerde bulundu.

İletişim Başkanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Buğra Ayan da yapay zeka ve yeni nesil habercilik konusundaki gelişmelere dair konuştu. Programa Yeni Ankara Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Halil Metin de katılım gösterdi.

SÜREKLİ BİLDİRİM VE KAYDIRMA KÜLTÜRÜ

Sunumda, haberin artık büyük ölçüde dijital platformlarda ve sosyal medyada “doğduğu”, bu yüzden gazetecilikte mesleki gelişim sürecinin kökten değiştiği anlatıldı. Konuşmacılar, yanlış bilginin doğru bilgiden çok daha hızlı yayılabildiğine, sürekli bildirim ve “kaydırma” kültürünün ise odak süresini düşürdüğüne dikkat çekti. İçerik sıralamasını belirleyen algoritmaların “kamu yararından çok etkileşimi” ödüllendirdiği vurgulanarak, yerel basının bu yeni düzende kalite–güven–doğrulama ekseninde daha kritik bir sınav verdiği ifade edildi.

SOSYAL MEDYADA ALGI OPERASYONLARI

Konuşmacılar; dezenformasyonun, sahte haber siteleri, manipülatif sosyal medya paylaşımları ve kriz anlarında büyüyen “algı” operasyonlarıyla güçlenebildiğini belirtti. Çözüm tarafında ise medya okuryazarlığı, bilgiyi birden fazla kaynaktan teyit etme, algoritma farkındalığı, platformlara şikâyet/raporlama mekanizmaları ve içerik kaldırma talepleri gibi yöntemler gündeme geldi.

MEDYANIN YÖNLENDİRME GÜCÜ VE ELEŞTİRİLER

Oturumun soru-cevap bölümünde bir katılımcı, “ana akım” ve “prestijli” kaynakların her zaman güven garantisi olmadığını savunarak itiraz etti; pandemi örnekleri üzerinden kurumların/medyanın yönlendirme gücüne dair eleştiriler dile getirdi. Moderasyon tarafı ise konunun karmaşıklığına işaret ederek, yanlış bilgiyle mücadelede kanıta dayalı yaklaşımın ve doğrulama refleksinin önemini yeniden vurguladı.

YAPAY ZEKANIN MEDYAYA HIZLI GİRİŞİ VE KULLANIM ALANLARI

Oturumda ayrıca, haber üretiminde içerik akışının ve platform önceliklerinin değiştiğine dikkat çekilerek, özellikle sosyal medyada içeriğin hızla öne çıktığı anlatıldı. Yapay zeka araçlarının artık metinden görsel üretimi, infografik hazırlama, farklı formatlarda metin yazma ve hatta ses üretimi gibi alanlarda yaygınlaştığı; “doğru komut” ile iş akışının ciddi biçimde hızlandırılabildiği örneklerle gösterildi. Öte yandan, piyasada çok sayıda farklı aracın bulunduğu ve her birinin farklı işlere hizmet ettiği vurgulanarak, gazetecilerin bu araçları “bağlamı koruyarak” kullanması gerektiğinin altını çizildi. Yeni medyada görselin ve kısa formatların etkisine değinilerek, içerik türlerinin çeşitlenmesinin yerel basın için “marka/kimlik” inşasında da fırsatlar doğurabileceği ifade edildi.

ARAMA MOTORU GİBİ DEĞİL DOĞRU KOMUT İLE VERİM SAĞLANIR

Proramın devamında yapay zekanın sadece “arama motoru gibi” kullanılmasının sınırlı sonuç verdiği, asıl verimin doğru komut ile ortaya çıktığı anlatıldı. Katılımcılara; yapay zekaya “ben kimim/sen kimsin” çerçevesini kurarak rol tanımlama, net talimat verme, kısıt koyma ve çıktıyı (tablo, madde madde, kısa-uzun vb.) biçimlendirme yöntemleri aktarıldı. Bunun yanı sıra yapay zeka ile karikatür, görsel, video ve farklı formatlarda sentetik içerik üretilebildiğini; ancak bu üretimin etik, doğrulama ve mahremiyet boyutlarıyla birlikte düşünülmesi gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca yapay zeka sistemlerinin enerji/maliyet baskısı altında “en kısa/ucuz cevap” eğilimine girebileceği, bu nedenle gazetecinin kontrol ve doğrulama refleksinin kritik olduğu vurgulandı.

YAPAY ZEKA HABER MERKEZLERİNİN RUTİN PARÇASI OLDU

Oturumun devamında, dünyadaki büyük haber kuruluşlarının yapay zekayı artık “deneme” aşamasından çıkarıp haber merkezi rutininin bir parçası haline getirdiği anlatıldı. Reuters, BBC, The Washington Post ve The New York Times gibi kurumların örnekleri üzerinden; yapay zekanın özellikle verimlilik, hız ve destekleyici editoryal işler (araştırma, özetleme, çeviri, soru hazırlama, içerik kişiselleştirme) için kullanıldığı vurgulandı. Sunumlarda bazı uluslararası araştırmalarda haber merkezlerinde yapay zeka kullanımının hızla arttığı belirtilirken, “altın kuralın” değişmediği ve son karar ile doğrulamanın insanda olması gerektiğinin altı çizildi.

YAPAY ZEKADA İÇERİK KONTROLÜNÜN ÖNEMİ

Dijital doğrulama süreçlerinde açık kaynak istihbaratı (OSINT) yaklaşımının da anlatıldığı programda kamuya açık veri ve belgeler üzerinden “doğru sorularla doğru bilgiyi” ortaya çıkarmanın yöntemleri ele alındı Katılımcılara; gelişmiş arama teknikleri (Google dorking), tersine görsel arama, alan adı/kurum geçmişi kontrolü, arşiv taraması ve görsel–video meta veri analizi gibi temel doğrulama araçları örneklerle aktarıldı.

Yapay zekanın bağlam sorgulama, kaynak taraması ve özetleme gibi işlerde yardımcı olabileceği; ancak “AI’ın verdiği bilginin otomatik doğru kabul edilemeyeceği” vurgulandı. Bununla birlikte deepfake ve sentetik içerik riskine dikkat çekilerek, özellikle video içeriklerde mimik-dudak senkronu, göz kırpma ve bağlam tutarlılığı gibi işaretlerin kontrol edilmesi gerektiği söylendi.

YAPAY ZEKA KULLANIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Programda konuşmacılar, sosyal medyanın yükselişiyle bilginin tek yönlü akıştan çıktığını; bunun gazetecilik için hem fırsat hem de dezenformasyon riski yarattığını vurguladı. Yapay zekanın artık haber odalarının içine girdiğini belirten konuşmacılar, tartışmayı üç eksende ele aldı: algoritmik şeffaflık, teknolojik bağımsızlık ve “üretilen bilginin doğrulanması”. Sunumda ayrıca, yapay zeka sistemlerinin “ikna edici” cevaplar verme eğilimi nedeniyle yanlış yönlendirmeye açık olduğuna dikkat çekildi.

Oturumda, gazeteciler için yeni bir tehdit alanı olarak prompt enjeksiyonu (gizli talimat) örneği de anlatıldı. Bir metnin içine görünmeyen şekilde kötü niyetli komutlar yerleştirilip, gazetecinin bu metni yapay zekaya kopyalamasıyla çıktı manipüle edilebiliyor. Bu nedenle “kopyala–yapıştır” alışkanlığında, metnin önce düz bir editöre yapıştırılıp gizli formatlama/komut izi olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca “sistem talimatlarını” (modelin arka plandaki kuralları) aşmaya çalışan sorularla yapay zekanın kandırılabildiği; bu yüzden her AI çıktısının mutlak doğrulama gerektirdiği ifade edildi.

Eğitim programı çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Sosyal Medya Medya Yapay Zeka İletişim Başkanlığı