Yeni Ankara Yazarı Karabağ’dan Milli Kütüphane’deki "Kitap Ağacı" alanı için "cam fanus" önerisi!
Milli Kütüphane metro çıkışındaki estetik “Kitap Ağacı” alanı, bugün amacından uzak bir görünüme sahip. Yeni Ankara Yazarı ve eğitimci Ali Murat Karabağ, bu dönüşümün sosyal medya kullanımının kamusal alanlara etkisini gösteren çarpıcı bir örnek olduğunu belirtti.
Milli Kütüphane metro durağı çıkışında bulunan adına "Kitap Ağacı" denilen ve Milli Kütüphaneye bağlı olan bu alanda kitap okunması yerine telefonla ilgilenildiği ve tütün ürünleri tüketilen bir yer olduğu görüldü. Kitapların yerini telefonların, okuma huzurunun yerini ise sigara dumanının aldığı bu alan, toplumsal alışkanlıklarımızın geldiği noktayı gözler önüne seriyor.

Yeni Ankara Yazarı ve eğitim uzmanı Ali Murat Karabağ, bu tabloyu değerlendirirken çarpıcı bir anısını ve çözüm önerilerini paylaştı. Karabağ’a göre, mesele sadece bir tasarım hatası değil, bir zihniyet meselesi.
DALLARDA KİTAP YOK, YERDE İZMARİT VAR

Milli Kütüphane gibi Ankara’nın akademik kalbinin attığı bir noktada kurulan bu alan, "kitap ağacı" ismiyle kurgulanmış olsa da raflarda kitap görmek imkansız. Kitapların ıslanacağı veya kaybolacağı endişesiyle boş bırakılan bu alan, bugün kitap okumak isteyenlerin değil; otobüs beklerken telefonuna gömülenlerin veya sigara molası verenlerin uğrak noktası haline gelmiş durumda. Yerlerdeki yoğun sigara izmariti ve taşların arasına sıkışmış çöpler, alanın ruhuna aykırı bir görüntü oluşturuyor.
"SORUN MEKÂNDA DEĞİL, ZİHİNDE"

Yıllar önce bir okul projesinde benzer bir "kitap ağacı" kurguladığını anımsatan Karabağ, bugünkü manzarayı şu sözlerle özetledi:
"Yıllar önce bir binanın girişine, dallarından kitaplar sarkan bir ağaç yerleştirmiş, altına minderler koyarak sıcak bir okuma alanı oluşturmuştuk. Çocuklar o ağacın altında gerçekten kitap okuyordu. Bugün ise aynı isimle anılan bir alanın ekranlara gömülmüş insanlar ve sigara izmaritleriyle dolu olduğunu görmek derinden üzüyor. Bu manzara bize şunu gösteriyor: Sorun kitapların orada olup olmaması değil; insanın kitapla kurduğu bağın zayıflamış olmasıdır."
ÇÖZÜM: CAM FANUS VE GERİ KAZANILAN ALIŞKANLIKLAR
Alanın işlevsizliğini gidermek adına fiziksel bir revizyon öneren Karabağ, hem doğayı koruyan hem de kitapları muhafaza eden bir modelin mümkün olduğunu vurguladı. Ağaca zarar vermeden, etrafı tamamen camla çevrili bir yapıya dönüştürülerek kitapların yağmurdan ve tozdan korunabileceğini belirten eğitimci, "Dallar dışarı uzanmaya devam ederken, içeride bahçe hissi veren kontrollü bir okuma ortamı oluşturulabilir" dedi.

Karabağ, asıl meselenin fiziksel düzenlemenin ötesinde olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:
"Kitap okumak için tasarlanan bir alanın bile ekran bağımlılığı tarafından işgal edilmesi, sorunun zihinde olduğunu gösteriyor. Çözüm sadece alanlar inşa etmek değil; o alanların ruhunu taşıyacak alışkanlıkları yeniden kazandırmaktır. Çünkü kitaplar yerinde duruyor ama onları okuyacak zihinler başka yerlere dağılmış durumda."