Ulus Amele Pazarı'nda rızık beklemek
Ulus’ta sabahın erken saatlerinde, ekmek peşinde koşanların bir araya geldiği, bir deyişle “amele pazarı”, bir diğer adıyla “işçi pazarı”nda hareketlilik yaşanıyor.
Henüz gün ağarmadan yola çıkan işçiler, özellikle inşaatlarda çalışmak üzere işçi pazarına gelerek ekmeklerinin peşine düşüyor. Yüzlerce gündelik işçiye mekân olan Ulus, kimileri tarafından “amele pazarı”, kimileri tarafından ise “işçi pazarı” olarak adlandırılıyor.
Özellikle beden gücü gerektiren temizlik, tadilat, inşaat ve taşıma gibi günlük işlerde çalışmak isteyen vatandaşlar, işverenlerden gelecek teklifleri bekliyor. Alacakaranlıkta gelip iş almaya çalışan emekçiler, çoğu zaman akşama kadar bekleseler de iş bulamadan evlerinin yolunu tutuyor.
Ailesinin geçimini sağlamak için Ankara dışından gelenlerin sayısı da az değil. Şehir dışından gelip Ulus işçi pazarında iş bekleyenlerin çoğu inşaat sektöründe çalışıyor. Bu kişiler genellikle uzun süreli inşaat projelerinde görev almak üzere burada rızıklarını bekliyor.
Amele pazarı kış aylarında da kalabalık oluyor. Ankara ayazında iş alabilmek için bekleyen emekçiler, çalışma kıyafetleri, çantaları ve gerekli araç gereçleriyle eve ekmek götürmek için iş gelmesini bekliyor. Çoğu işçi o gün çalışma imkânı bulamazken, umutsuz şekilde evine dönüyor.
İşçiler gün içinde işverenlerin gelmesini beklerken bazıları sohbet ediyor, bazıları bir kenarda düşünceli şekilde gelip geçenleri izliyor. Bazıları ise hafif gürültü ve karmaşaya rağmen beklerken uykuya dalıyor.
Amele pazarındaki ilk hareketlilik, ilk aracın gelmesiyle başlıyor. Gelen kişiler ihtiyaç duydukları işe göre çalıştıracak işçiyi seçiyor. İşçi bulunduğunda pazarlık süreci başlıyor.
İşverenle anlaşan işçilerin çoğu, inşaatta hamallık yapmak üzere anlaştıkları kişilerin araçlarıyla yola çıkıyor. İş bulabilenler o akşam evlerine ekmek götürebilmenin sevincini yaşıyor. İşçiler genellikle isim vermek istemiyor.
Yaklaşık 22 yıldır Ulus Amele Pazarı’nda rızkını beklediğini söyleyen bir işçi, “iş bazen çıkıyor, bazen de çıkmıyor. Aldığımız yevmiye yapılan işe göre değişiyor. İnşaat işinde çalışanlar daha yüksek ücret alıyor.
Ne yazık ki; mültecilerin düşük ücretle çalışmaları da bizi etkiliyor. Dolayısıyla işveren işçi için geldiğinde bazen tartışmalar yaşanabiliyor. Çocuklarımın rızkını helali ile kazanmaya çalışıyorum. Yaş ilerleyince iş bulmak zorlaşıyor.” dedi.
Söz konusu alana işveren araçları peş peşe gelmeye başlayınca “ben yaparım, çalışırım abi” sesleri yükseliyor. Bekleyenler arasında hiltici, boyacı ve fayans-duvar ustaları çoğunluğu oluşturuyor.
Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan bekleyiş akşam saatlerine kadar sürüyor. Özellikle kışın Ankara ayazında iş bekleyen ameleler, hesap ederek içtikleri bir bardak çayla ısınmaya çalışıyor.
İşçi pazarı yakınındaki esnaflar ise sabah saatlerindeki hareketliliğin Ulus’un günlük ritminin bir parçası olduğunu belirterek, '' Gün içinde özellikle öğleden sonra işçi pazarında kalabalık azalıyor. Her günün alacakaranlığında kalabalık yeniden çoğalıyor.'' ifadelerini kullandı.