Tiyatro Pembe Kurbağa, minik kalplere ışık tutuyor! “Çocuklar Tiyatrosuz Kalmasın”
Tiyatro Pembe Kurbağa, yeni sezonda sahnesini çocuklara açtı. Ankara’da minik kalplere dokunan ve tiyatroyu onlara sevdiren Pembe Kurbağa, eğlenceli, öğretici ve birbirinden özel oyunlarla minik seyircilerini bekliyor.
Ankaralı minik tiyatroseverlerin beklediği an geldi. Çocuklar ve ailelerinin sanata doyduğu Tiyatro Pembe Kurbağa, yeni sezon için sahne kapılarını açtı. Yepyeni ve eğlence dolu oyunlarıyla minik seyircilerini sahne ışıklarının büyülü atmosferine davet eden Tiyatro Pembe Kurbağa, ekim ayı boyunca “Sihirli Renkler” ve “Acaba Kutuda Ne Var?” oyunlarıyla minik izleyicilerine renkli, eğlenceli ve unutulmaz anlar yaşatacak.
Tiyatro Pembe Kurbağa’nın kurucularından ve aynı zamanda Ankara Tiyatro Yapımcıları Derneği (AnTiYap) Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nihat Yavşan, hem yeni sezon hem de çocuk oyunları hakkında merak edilenleri Yeni Ankara’ya anlattı.
YENİ SEZONDA MİNİKLERİ HANGİ OYUNLAR BEKLİYOR?

Yeni sezonda seyirciyi nelerin beklediğine dair bilgi veren Ali Nihat Yavşan, her yıl repertuvarlarında bebek tiyatrosuna yer verdiklerini ve bu oyunların her pazar günü saat 12.00’de sahnelendiğini belirtti. Yaklaşık iki ayda bir oyun değişikliği yaptıklarını söyleyen Yavşan, bu yıl “Kırmızı Şapkalı Kurbağa” ve “Acaba Kutuda Ne Var?” oyunlarının sahnede olacağını ifade etti.
Cumartesi günleri ise 2 yaş üstü ve 3-10 yaş arası çocuklara yönelik farklı oyunlar sahneleyeceklerini aktaran Yavşan, bu sezon “Karınca Kararınca” adlı oyunun da programa ekleneceğini belirtti. Başladıkları “Sihirli Renkler” adlı oyunun illüzyonlarla oluşturulmuş özel bir yapıya sahip olduğunu anlatan Yavşan, oyunun renklerle dünyanın nasıl güzelleşeceğini ve sevginin her şeyi çözebileceğini vurguladığını söyledi. Küçük seyircilerin de bu sevgiye ortak olabileceklerini, isterlerse dünyayı güzelleştirip kavgalara ve savaşlara “dur” diyebileceklerini ifade etti.

Yavşan, ayrıca her yıl olduğu gibi bu sezon da repertuvarlarında bir Karagöz oyununun yer alacağını kaydetti. “Karagöz’ün Ağaç Sevgisi” adlı bu oyunda, çocuklara hem ağaç sevgisini aşılamayı hem de geleneksel tiyatroyu tanıtmayı amaçladıklarını söyledi. Usta tiyatrocu, oyunda Karagöz ve Hacivat’ın yanı sıra, gölge oyununun nasıl oynatıldığını, seslerin ve müzik aletlerinin nasıl kullanıldığını anlatan atölye bölümlerinin de yer alacağını belirtti. Yavşan, bunun dışında farklı oyunlarla da izleyicilerin karşısına çıkacaklarını sözlerine ekledi.
ÇOCUK TİYATROSUNU YETİŞKİN TİYATROSUNDAN AYIRAN ÖZELLİKLER

“Çocuk ve yetişkin oyunları arasındaki fark nedir?” sorusuna yanıt veren ve çocuk tiyatrosunun kimi zaman toplumda küçümsendiğini vurgulayan Ali Nihat Yavşan, çocuk tiyatrosunun da temel anlamda tiyatro olduğunu, bir oyunun sahip olduğu dekor, kostüm, ışık, aksesuar, oyuncu ve yönetmen gibi unsurların çocuk tiyatrosunda da yer aldığını ifade etti. Ancak çocuk tiyatrosunun kendine özgü zorlukları olduğunu, bunun temelinde hem tiyatroyu bilmek hem de çocuk pedagojisini anlamak gerektiğini belirtti.

Yetişkinlerin oyundaki çatışmaları sabırla izleyebildiğini, ancak çocukların ise beklemediğini ve özellikle 3 yaş sonrası çocuklara oyunun ilk dakikalarında çatışmanın sunulmasının önemli olduğunu söyleyen Yavşan şu ifadeleri kullandı:
“Biz yetişkinler sabırlıyızdır, oyundaki çatışmayı bekleriz; ama çocuk beklemez. Çocuğa o çatışmayı vermezseniz, çocuk oyunu izlemez. En kısa sürede, ilk 5 dakika içinde oyundaki çatışmayı çocuğa sunmalısınız ki çocuk oyunu sonuna kadar izleyebilsin.”
Ali Nihat Yavşan sözlerinin devamında, çocuk tiyatrosu hazırlayan kişilerin çocukların ilgisini çekebilmek için onların özelliklerini çok iyi bilmesi gerektiğini, hangi tür oyunları sevdiklerini, motor ve zihinsel gelişimlerini göz önünde bulundurması gerektiğini vurguladı. Ayrıca çocuk oyunlarında tekrarların önemine değinen usta sanatçı, bu tekrarların oyunun anlaşılması ve öğrenilmesi açısından kritik olduğunu belirtti. Yetişkin oyunlarında da tekrar yöntemlerinin kullanıldığını, ancak çocuklarda bunun çok daha belirgin ve gerekli olduğunu ifade etti. İlk tekrarın tesadüfen olabileceğini, ikinci tekrar ile pekiştirildiğini ve üçüncü tekrar ile kalıcı hale geldiğini, çocuk tiyatrosunda bu yöntemin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
ÇOCUKLARA TİYATROYU SEVDİRMEK İSTERKEN TUZAĞA DÜŞMEYİN!

Tiyatro Pembe Kurbağa’nın kurucularından Ali Nihat Yavşan, çocukların tiyatro sevgisini artırmak için ailelerin neler yapabileceğine ilişkin de önemli ipuçları verdi. Ebeveynlerin, çocuklarını iyi oyunlara götürmesi gerektiğini söyleyen Yavşan, bunu nasıl yapacaklarını da anlattı.
Son yıllarda çeşitli yerlerde sıkça görülen maskot tiyatrolarına dikkat çeken Yavşan, dev kostümler giyip, kafaları kapalı dans eşliğinde çeşitli figürler sergilenen gösterilerin aslında bir tiyatro olmadığının altını çizdi. Bu tür yayınlarda Pijamaskeliler, Heidi, Walt Disney gibi popüler karakterlerin tiyatroya uyarlanmış şekillerinin görüldüğünü kaydeden usta isim, “Bunlar tiyatrodan öte ticari kaygılar güden yapımlardır. Şimdi bir de müzikaller çıktı son dönemde. Bunlar da iyi yapılırsa önemli şeyler ama bunların çoğu rant için, ekonomik kaygılarla yapılmış tiyatro örnekleri. Anne-babalara düşen de bu maskot tiyatrodan kaçınmak. Çünkü bunların asıl amacı çocuğu oradan yakalayıp paraya dönüştürebilmek.” diye konuştu.

Ailelerin yapması gereken en önemli şeyin gidecekleri tiyatronun kökenini araştırmak olduğunu ifade eden Ali Nihat Yavşan, “Örneğin Pembe Kurbağa 41 yıldır çocuk tiyatrosu yapıyor. Sadece çocuk tiyatrosu yapıyor. Ben tiyatro mezunuyum. Tiyatro mezunu olup çocuk tiyatrosu yapan çok az insandan biriyim. Geçmişini sorgulamak, nelerle uğraşıyor bu tiyatro, anne-babaya düşen görev bu. Eğer aileler araştırdıkları yeri güvenilir buluyorsa, çocuğu o tiyatroya rahatlıkla getirebilir. Ama öbür tiyatrolarda ne oluyor? Çocuk dans görüyor, hareket görüyor ama tema olarak anlatılan hiçbir şey yok. Üzücü bu. Ne çocuk özellikleri biliniyor, ne çocuğun gelişim özellikleri değerlendiriliyor. Sadece alacakları paraya bakıyorlar. Anne-babaya düşen görev de bunu seçebilmeyi başarabilmek. Ne yazık ki çocuk seyirci kendi gideceği oyunu seçemeyen bir seyirci.” ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLAR BÜYÜYOR, ANILAR YAŞIYOR

40 yılı deviren tiyatroculuk serüveninde, hayatında iz bıraktığı çocuklarla ilgili anılarını da paylaşan Tiyatro Pembe Kurbağa kurucusu ve AnTiYap Başkanı Ali Nihat Yavşan, kendisini izlemeye gelen o çocukların şimdi 41 yaşında olduğunu söyledi. Zaman zaman onlarla karşılaştıklarını ve bunun çok ilginç bir durum olduğunu söyledi. “Kocaman ebeveynler ‘ben sizi tanıyorum’ diye karşımıza çıkabiliyor. Ya da o anne baba, kendi çocuğunu bizim tiyatromuza getirmeye başlıyor. Çok değişik bir duygu, değişik bir haz.” diyen Yavşan, insan hayatına yapılan bir dokunuşun yıllar sonra anılarda bu denli güzel duygular bıraktığını ifade etti.
“ÇOCUKLAR TİYATROSUZ KALMASIN”

30 kişilik bir kadroyla yola koyulan, zaman içinde ekonomik sorunlarla küçülen, ancak küçülen kadrosu ve mekanlarıyla miniklerin kalplerinde büyük izler bırakan Tiyatro Pembe Kurbağa, Çankaya ilçesi, Kavaklıdere Mahallesi Büklüm caddesi No: 8/11’deki küçük ama her şeyin profesyonel bir şekilde yapıldığı adreslerinde çocukları ağırlamaya devam ediyor.
Artık büyük sahnelerin kiralarına güç yetmediğini, zaten çocukların da o büyük sahnelerde, büyük koltukların içinde kaybolduğunu söyleyen Ali Nihat Yavşan son olarak, “Yeni sezon için seyirciye nasıl bir çağrıda bulunursunuz?” sorusuna ise kendi sloganları ile yanıt veriyor: Çocuklar tiyatrosuz kalmasın.
TİYATRO PEMBE KURBAĞA HAKKINDA

Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü öğrencileri Figen Çakmakoğlu ve Ali Nihat Yavşan, henüz eğitimleri devam ederken “Mavi Oyuncular” adlı topluluğu kurarak ilk çocuk oyunlarını sahnelemeye başladı. “Çünkü çocuk dürüsttür, yanlış bulduğunu söyleyerek bizi geliştirir” diyerek çocuk tiyatrosuna yönelen ikili, mezuniyetlerinin ardından da bu tutkularını sürdürdü.
1990’da tiyatro çalışmalarına kısa bir ara veren Figen Çakmakoğlu ve Ali Nihat Yavşan, bu dönemde “Sihirli Oda”, “Oyun Bahçesi”, “Oyuncak Kutusu”, “Tavanarası”, “Oyun Evi” ve “Okullar Yarışıyor” gibi televizyon programlarıyla çocukların dünyasında tanınan isimler haline geldi. Ali Nihat, sihirbazlık ve animasyon alanındaki yeteneğini geliştirerek “Sihirbaz Palyaço Çıtır Pıtır” karakterini yarattı.
1994’te ikili, arayışlarının sonunda Pembe Kurbağa adını benimsedi ve hem tiyatro hem animasyon çalışmalarını bu çatı altında sürdürmeye başladı.

1997’de çocuk tiyatrosuna yeniden “perde” diyen ekip, okul öncesi kurumlarda ve ilkokullarda oyunlarını sahnelemeye devam etti.
2000’li yıllara gelindiğinde animasyondaki başarılarıyla dikkat çeken Pembe Kurbağa, kendi sahnelerine sahip olma hayaliyle çalışmalarını genişletti. 2001’de TRT 1’de canlı yayın programıyla her cumartesi sabahı miniklerle buluşan Figen ve Ali Nihat, 2002’de “Oyun Oyun İçinde” adlı 42 bölümlük televizyon projesine imza attı. Sahne ve ekranı bir arada sürdüren Pembe Kurbağa, her dönem çocukların gülümsemesine ortak olmayı başardı.
NEDEN PEMBE KURBAĞA?

Figen Çakmakoğlu ve Ali Nihat Yavşan, yeni bir başlangıcın simgesi olarak Pembe Kurbağa adını benimsediklerinde, bu ismin anlamını kısa süre sonra çok daha derinden hissettiler. Çünkü o dönemde öğrendiler ki, Kırmızı Kurbağa (Rana temporaria) nesli tükenme tehlikesi altındaki canlılar arasındaydı ve bilim insanları, bu türün 20 yıl içinde tamamen yok olabileceğini öngörüyordu. Doğanın bu sessiz çığlığı, ikili için bir dönüm noktası oldu. Onlar da tıpkı bu kurbağa gibi, yok olmaya yüz tutan çocuk tiyatrosu geleneğini yaşatmak, korumak ve geleceğe taşımak gerektiğine inandılar. “Pembe Kurbağa” ismi, bu bilinçle hem doğaya hem sanata bir saygı duruşu olarak kalıcılaştı. Böylece Figen ve Ali Nihat, hem doğanın hem çocukların dünyasında umut, neşe ve farkındalık yaratma yolculuklarına yeni bir kimlikle devam etti.

Ankaralılar tiyatro salonlarını boş bırakmıyor! İşte verilerle başkentin kültür-sanat karnesiAnkara Haberleri