Tapduk Emre’nin izinde asırlardır süren manevi yolculuk
Tapduk Emre Türbesi, Ankara’nın Nallıhan ilçesine bağlı Emremsultan Mahallesi’nde yüzyıllardır ziyaretçilerini ağırlayan önemli bir manevi merkez olarak dikkat çekiyor.
Ünlü Türk mutasavvıfı ve Yunus Emre’nin hocası olan Tapduk Emre’nin anısına adanan türbe; özellikle hafta sonları Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerle dolup taşıyor.
Manevi atmosferiyle öne çıkan türbe; dua etmek, şifa bulmak ve hayırlı evlat dilemek isteyen vatandaşların uğrak noktası olmayı sürdürüyor. Kare planlı ve kubbeli kâgir yapı özellikleri taşıyan türbe; moloz taş, tuğla ve devşirme taşlarla inşa edildi.
Ana türbe içerisinde Tapduk Emre ve yakın ailesine ait olduğu rivayet edilen sandukalar yer alırken türbenin batı kısmındaki ikinci yapıda ise üç ayrı mezar bulunuyor.
HORASAN ERENLERİNDEN ANADOLU’YA UZANAN KUTLU YOLCULUK
Tapduk Emre’nin doğum tarihinin miladi 1200 yılı civarında olduğu tahmin ediliyor. Selçuklular Dönemi'ndeTürkistan’dan Anadolu’ya gelen Horasan erenlerinden biri olan Tapduk Emre’nin, Moğol baskısından kaçarak Sakarya Vadisi’ne yerleştiği biliniyor.
Bugünkü Emremsultan köyünde yaşayan mutasavvıf, burada talebeler yetiştirerek Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecine önemli katkılar sundu. Ahmet Yesevi’nin müritlerinden biri olduğu rivayet edilen Tapduk Emre’nin, Hacı Bektaş Veli ile yaşadığı manevi diyaloglar da halk arasında dilden dile aktarılıyor.
Rivayetlere göre Hacı Bektaş’ın avucundaki yeşil beni gören Emre’nin “Tapduk Sultanım” diyerek ona bağlılığını ilan ettiği ve o günden sonra “Tapduk Emre” adıyla anıldığı kaynaklarda belirtiliyor.
YUNUS EMRE’NİN MANEVİ YOLCULUĞU BU DERGÂHTA BAŞLADI
Anadolu’nun büyük halk ozanı Yunus Emre’nin de Tapduk Emre’nin dergâhında yetiştiği biliniyor. Kuraklık döneminde buğday almak için Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına giden Yunus Emre’nin, burada nasibinin Tapduk Emre’de olduğu söylenerek Emremsultan’a yönlendirildiği aktarılıyor.
Yıllarca Tapduk Emre’ye hizmet eden Yunus Emre’nin odun taşıdığı döneme ilişkin anlatılan rivayet ise bugün hâlâ hafızalardaki yerini koruyor. Yunus Emre’nin dergâha hiç eğri odun getirmemesi üzerine Tapduk Emre’nin sebebini sormasıyla, Yunus’un “Sizin dergâhınızdanodunun bile eğrisi giremez,” sözünü söylediği rivayet ediliyor.
Bacım Sultan Türbesi de bölgedeki önemli ziyaret noktalarından biri olarak dikkat çekiyor. Tapduk Emre’nin kızı Bacım Sultan’ın adına yapılan türbe, Tekke köyünde bir tepe üzerinde bulunuyor. Rivayetlere göre Bacım Sultan, düğün alayıyla Tekke köyüne giderken Erenler mevkiinde kaybolmuş, daha sonra bugün türbenin bulunduğu noktada bulunmuştu.
Bacım Sultan’ın burada yaşamaya karar vermesiyle bölgede bir yerleşim oluştuğu ve köyün adının “Tekke” olarak kaldığı anlatılıyor. Türbe yakınlarında bulunan ve “Hamurlu Su” olarak bilinen kuyunun da halk arasında önemli bir yere sahip olduğu belirtiliyor. Rivayete göre Bacım Sultan, babasını karşılamak için koşarken ellerindeki hamuru temizlemek amacıyla yere dokunmuş ve o noktadan su çıkmış.