Şair Çetin Örgen hayatını kaybetti! Şair ve yazar Çetin Örgen kimdir?
Eski ADD Genel Sekreteri, şair ve yazar Çetin Örgen hayatını kaybetti. Ankara'da vefat eden 68 kuşağı çınarının cenaze detayları ve edebiyat mirası.
Türk edebiyatının ve 68 kuşağının sembol isimlerinden olan usta şair ve psikolog Çetin Örgen hayatını kaybetti. Bir süredir başkentte bulunan Başkent Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım servisinde yaşam mücadelesi veren yazarın 20 Nisan 2026 tarihindeki vefatı, edebiyat dünyasında büyük bir hüzne neden oldu. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Cumhuriyet Okurları Derneği (CUMOK) bünyesinde de derin izler bırakan usta ismin cenazesi, Ankara'da sevenlerinin gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

EDEBİYAT DÜNYASINI YASA BOĞAN VEDA
1945 yılında Erzincan’da dünyaya gelen ve yükseköğrenimini Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde tamamlayan Çetin Örgen'in vefat haberi, sanat çevrelerinde üzüntüyle karşılandı. Öğle namazını müteakip Maltepe Camii’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Örgen’in naaşı, ailesi, yazar dostları ve okurlarının katılımıyla Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Edebi yolculuğuna 1963 yılında yayımlanan ilk şiiriyle adım atan usta yazar; kariyeri boyunca İnsancıl, Çağdaş Türk Dili, Patika, Berfin Bahar ve Edebiyat Nöbeti gibi saygın dergilerde eserlerini okurlarla buluşturmuştu. Dil Derneği tarafından 2014 yılında onur ödülüne layık görülen şair, kendine has üslubuyla Türk edebiyatında kalıcı bir yer edindi.

68 KUŞAĞI'NIN SİMGESİ VE ODTÜ ORMANININ MİMARLARINDAN
Sanatçı kimliğinin yanı sıra toplumsal duyarlılığıyla da öne çıkan Örgen, 68 kuşağının aktif ve idealist figürlerinden biriydi. Özellikle Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüs arazisinin ağaçlandırılması çalışmalarında bizzat sahada yer alan isimlerden olan yazarın, tek bir etkinlik kapsamında toprağa 110 fidan diktiği biliniyor. Doğaya ve çevreye olan bu somut katkısı, onu kuşağının en saygın sembollerinden biri haline getirdi.
ADD VE HÜSNÜ BOZKURT'TAN DUYGUSAL VEDA
Geçmişte Atatürkçü Düşünce Derneği'nde (ADD) Genel Sekreterlik görevini de üstlenen Örgen için kurum bazında da taziye mesajları yayımlandı. ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, yazarın ödünsüz bir Cumhuriyet savunucusu olduğuna dikkat çekti. Bozkurt paylaşımında, "Atatürkçü Düşünce Derneği önceki Genel Sekreteri, yol arkadaşımız, ödünsüz Atatürkçü, şair ve psikolog Çetin Örgen’in vefatından derin üzüntü duydum." ifadelerini kullanarak usta isme rahmet diledi.
Atatürkçü Düşünce Derneği önceki Genel Sekreteri, yol arkadaşımız, ödünsüz Atatürkçü, şair ve psikolog Çetin Örgen’in vefatından derin üzüntü duydum.
— Hüsnü Bozkurt (@HsnBozkurt) April 20, 2026
Değerli Genel Sekreterimize rahmet, ailesine, sevenlerine ve örgütümüze sabır ve başsağlığı dilerim.
Ruhu şad, ışıklar yoldaşı… pic.twitter.com/dU84bepR1q
CUMHURİYET GAZETESİ: BİR ASIRLIK BASIN ÇINARI
Hayata gözlerini yuman Çetin Örgen, aynı zamanda Cumhuriyet Okurları Derneği'nin (CUMOK) de aktif bir üyesiydi. Bu aidiyet, Türkiye'nin basın tarihi açısından büyük bir anlam taşıyor. Bilindiği üzere Cumhuriyet gazetesi, 7 Mayıs 1924 tarihinde bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı ve Yunus Nadi’nin öncülüğünde kurulan ülkenin en köklü yayın organlarından biridir. Genç Cumhuriyet'in çağdaşlaşma vizyonunu halka aktarmak amacıyla kurulan gazete, bir asrı deviren tarihi boyunca laiklik, demokrasi ve Atatürk ilkelerinin basın dünyasındaki en güçlü kalelerinden biri olarak varlığını sürdürmüştür.
CUMOK: OKURLARIN BAĞIMSIZ BASINI SAVUNMA KALESİ
Çetin Örgen'in de bir parçası olduğu Cumhuriyet Okurları (CUMOK) yapılanması ise, basın dünyasında eşine az rastlanan bir sivil toplum dayanışmasıdır. 1995 yılı sonlarında, gazetenin bağımsız Kemalist çizgisini hem siyasi hem de ekonomik baskılara karşı korumak amacıyla doğrudan gazete okurları tarafından tabandan tavana doğru başlatılan bir harekettir. Peki neden böyle bir dernek var? CUMOK'un temel varoluş amacı; Cumhuriyet gazetesini sadece satın alıp okuyan pasif bir kitle olmak yerine, gazetenin editoryal bağımsızlığını korumasını sağlayan bir "kalkan" işlevi görmektir. Bu emsalsiz okur dayanışması, Türkiye'de basın özgürlüğünün ve sivil inisiyatifin en somut örneklerinden biri olarak tarihe geçmiştir.