Kurtuluş Parkı’nda "budama" tartışması: Gençleştirme mi, ağaç katliamı mı?

Ünlü fotoğrafçı Hamit Yalçın’ın "Hüngür hüngür ağlayacaktım" sözleriyle duyurduğu Kurtuluş Parkı’ndaki ağaç kesimi, Başkentlileri ayağa kaldırdı. Cumhuriyet mirası ağaçların "gençleştirme" adı altında budanması, onlarca kuş yuvasını ve parkın masalsı silüetini yok etti.

Kurtuluş Parkı’nda "budama" tartışması: Gençleştirme mi, ağaç katliamı mı?

Cumhuriyet dönemi Ankara’sının ilk yeşil alanlarından biri olan Kurtuluş Parkı’nın temeli 1925 yılında atıldı ve 5 yıllık çalışmanın ardından tamamlandı. 1930 yılından itibaren başkentlilere hizmet vermeye başlayan park, Cumhuriyetin kuruluşu ve Ankara’nın başkent oluşunun simgesi olarak tasarlandı ve bu nedenle “Kurtuluş” adı verildi.

Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’ndaki zaferini ve bağımsızlığını simgeleyen park, Cumhuriyetin ilk yıllarında vatandaşların bir araya geldiği, törenlerin ve kutlamaların yapıldığı önemli alanlardan biri oldu. Kurtuluş Parkı’nda ağaçların gökyüzünü kapatarak oluşturduğu “yürüyüş yolu”, her mevsim sunduğu farklı güzelliklerle biliniyor. Özellikle sonbaharda sararan, kışın ise karla kaplanan ağaçlar, yürüyüş yolunda masalsı görüntüler oluşturuyordu.

Ancak yürüyüş yolundaki ağaçların büyük dalları “gençleştirme” adı altında kesildi. Ağaçların gövdeleri dışında neredeyse tüm dallarının budanması, yürüyüş yolundaki rüyamsı görüntülerin yok olmasına neden oldu.

HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLAYACAKTIM

Ankaralı ünlü fotoğrafçı Hamit Yalçın, Kurtuluş Parkı’nı her mevsim görüntüleyen ve başkente olan sevgisiyle tanınan bir sanatçı. Kar yağışı sonrası Kurtuluş Parkı’nı fotoğraflamak için parka giden Yalçın, yaşadığı hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi:

“Gözlerime inanamadım. Ağaçlar budama adı altında kesilmişti. Ankara’nın simgesi ve en güzel parklarından biri olan Kurtuluş Parkı ne yazık ki ağaç katliamına uğradı.”

En genci 50, en yaşlısı ise 150 yıllık olan akasya, palamut ve çınar ağaçlarını bu halde görünce ağlamamak için kendini zor tuttuğunu ifade eden Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Budama adı altında bilinçsiz eller, canım ağaçları keserek yürüyüş yolunun gizemini yok etmiş. Parka gitmez olaydım… Nutkum tutuldu, gözlerim doldu. Biri dokunsa hüngür hüngür ağlayacaktım. Kendimi çok kötü ve çaresiz hissettim. İçimden bunları kesenlere resmen beddua ettim. Yürüyüş yolundaki bu ağaçlar tam anlamıyla anıtsal ağaçlardı. Boyları 20-30 metreye ulaşan ve yukarıdan dallarını birbirine kenetleyerek adeta sarmaş dolaş olan böyle bir ağaç tüneli Ankara’da başka hiçbir parkta yoktu.

Yaz, kış, sonbahar ve ilkbaharda o muhteşem ağaç tünelinde yürümek artık mümkün değil. Dalların üzerinde papağan, saksağan, güvercin, serçe dâhil onlarca kuş yuvası yok oldu. Kuşların da evlerini başlarına yıktılar. Artık mevsimlerin ne tadı kalacak ne de güzel manzara fotoğrafları çekilebilecek. Parkıma dokunmayın, ağaçlara kıymayın.”

2019’DA ÇÜRÜK AĞAÇ DEVRİLMİŞ, 3 KİŞİ YARALANMIŞTI

2019 yılında şiddetli rüzgâr nedeniyle devrilen bir ağaç, üç kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Olayın ardından belediye ekipleri bölgede inceleme yapmış, parkta bulunan bazı meşe ağaçlarının kuruduğunu ve devrilme tehlikesi taşıdığını tespit etmişti. Bunun üzerine Kurtuluş Parkı’ndaki 150 kuru meşe ağacı, olası tehlikelere karşı kesilmişti.

Kesim işlemi, ilgili kurumlardan alınan izinler doğrultusunda gerçekleştirilmiş, kesilen ağaçların yerine yeni fidanlar dikilmişti.

Konserler, sergiler, spor aktiviteleri ve çocuklara yönelik eğlenceli programların düzenlendiği Kurtuluş Parkı’nda; geniş çim alanlar, yürüyüş ve koşu parkurları, çocuk oyun alanları, süs havuzları, oturma bankları, kafeterya ve büfeler, spor aletleri ile bisiklet yolları bulunuyor.