Bir tas ayranla gelen büyük mucize! Ankara'daki "Ayran Taşı" efsanesini duydunuz mu?
Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat'ın ordusuna ikram edilen bir tas ayranın hiç bitmediği o yer. Ankara'daki Ayran Taşı, asırlık "bereket" hikâyesiyle ziyaretçilerini Selçuklu dönemine uzanan manevi bir yolculuğa çıkarıyor.
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine bağlı Taşlıca Mahallesi, asırlardır kulaktan kulağa yayılan ve Anadolu’nun fethine tanıklık eden mistik bir hikâyeye ev sahipliği yapıyor. Akdoğan’dan ayrılan 5 kilometrelik bir yolla ulaşılan bu tarihi mahalle, Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubat ve askerlerine ikram edilen bir tas ayranın hiç tükenmemesiyle başlayan "Ayran Taşı" efsanesiyle ziyaretçilerini ağırlıyor.
BİR TAS AYRANLA GELEN BÜYÜK MUCİZE

Efsaneye göre, Başköy Rum Kalesi’ni fethetmek üzere yola çıkan Sultan Alâeddin Keykubat ve ordusu, bugünkü Taşlıca köyünde mola verir. Orduyu, bölgenin kadın erenlerinden olan Kırmızı Ebe ve oğlu Oruç karşılar. Kırmızı Ebe, yayığında yeni çalkaladığı taze ayranı ordunun içmesi için taş bir yalağa döker. Ancak yaşananlar askerleri hayrete düşürür: Koskoca ordu hem susuzluğunu giderip hem kaplarını doldurmasına rağmen, taş yalak içindeki ayran bir türlü tükenmez.
"DOLDUR ANA, DOLU!"
Ayranın tükenmediğini gören askerler ile Kırmızı Ebe arasında geçen tarihi diyalog, bugün bölgedeki kitabelerde de yer almaktadır. Kırmızı Ebe’nin "Doldurun yavrularım, doldurun gazilerim" sözlerine karşılık askerlerin "Doldur ana, dolu!" nidaları, bu topraklardaki bereketin ve kerametin en büyük nişanesi olarak kabul edilir. Bu olaydan sonra bölge halkı, Kırmızı Ebe’nin Allah katında yüksek bir makama sahip bir evliya olduğuna inanmaya başlamıştır.
İNANÇ TURİZMİNİN VAZGEÇİLMEZ DURAĞI

Köyün üst tarafındaki "Koru’nun Önü" adlı mevkide bulunan Ayran Taşı, 2001 yılında yapılan restorasyon çalışmalarıyla koruma altına alındı. Etrafı kafesle çevrilen taş yalağın yanına, bu tarihi olayı ölümsüzleştiren bir kitabe dikildi. Bugün Taşlıca’ya gelen yerli ve yabancı turistler; Kırmızı Ebe ve Oğlu Oruç’un türbelerini ziyaret ettikten sonra Ayran Taşı’nın başında dilek tutup, yanındaki alıç ağacına bez bağlayarak kadim geleneklerini sürdürüyor. Taşlıca Mahallesi, hem Selçuklu tarihine meraklı olanları hem de Anadolu’nun manevi iklimini solumak isteyenleri yüzyıllık bu bereket hikâyesiyle selamlamaya devam ediyor.