İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım'dan mutlak butlan çıkışı: "3 sene sonra gelen adalet, adalet değildir!"

İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım, Yeni Ankara'ya verdiği röportajda mutlak butlan, YSK kararları, çeteleşme ve vergi adaletsizliğine dair eleştirilerde bulundu.

İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım'dan mutlak butlan çıkışı: "3 sene sonra gelen adalet, adalet değildir!"

İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım, siyasetin ve yargının sıcak gündemi "mutlak butlan" tartışmaları başta olmak üzere, Türkiye'nin yönetim sistemi ve ekonomik krizine dair Yeni Ankara'ya özel açıklamalarda bulundu. Adalet sisteminden Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) tutumuna, Yenidoğan çetesinden vergi adaletsizliğine kadar pek çok konuda iktidara sert eleştiriler yönelten Yıldırım; devletin asli görevinin millete hizmet etmek olduğunu vurgulayarak, "Devlet, milletin ensesinde boza pişirme yeri değildir." ifadelerini kullandı.

"ÜÇ YIL SONRA GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR"

CHP’nin 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptal edildiği "mutlak butlan" kararlarını değerlendiren Yıldırım, yargının siyasete müdahalesini eleştirdi. Seçilmişlerin yanında olduklarını vurgulayan Yıldırım, YSK'nın verdiği mazbataya sahip çıkması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Bugün iki üç kongre geçirmiş bir partiyi mahkeme kararıyla ben yürütmeyi durdurdum. Artık siz değilseniz demek ne kadar hakkaniyetli, toplum vicdanında ne kadar yer buluyor? Toplum vicdanında yer bulmayan hukuk hukuk değildir. Onun için bence Türk siyasetinde birileri elini çekmeli. Yani usulsüzlük varsa bu usulsüzlüğe zamanında müdahale edilmeli. 3 sene sonra gelen adalet, adalet değildir."

"CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ TÜRK MİLLETİNİN DOKUSUNA UYGUN DEĞİL"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni kurumsal çöküşün ana nedeni olarak gösteren İYİ Partili Yıldırım, devlet kurumlarına ve yargıya olan güvenin yüzde 25'lere kadar düştüğünü savundu.

Sistemde yasama, yürütme ve yargı arasındaki denetim mekanizmalarının yok edildiğini belirten Yıldırım, "Şimdi normalde hukuk sisteminde denetim vardır. Yasama, yürütme, yargı birbirini denetler. Bugün acaba bu denetim mekanizmaları işletilebiliyor mu? Biz Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini Türk milletinin dokusuna uygun olmadığını söylerken de bunları ifade ediyorduk. O zaman da biz buna karşı mücadele ediyorduk ve bizim durduğumuz nokta genel başkanımızın durduğu nokta şu. Biz istiyoruz ki güçlendirilmiş, şeffaf bir şekilde parlamenter sisteme geçelim. Millet egemenliğini tahsis edelim ve millet egemenliği milletin seçtikleri bu ülkeyi yönetsin. Seçenlere de hesap verme noktasında olsun." ifadelerini kullandı.

BİR HEKİM GÖZÜYLE DEVLET YÖNETİMİ: "SİSTEM ARIZALIYSA TEDAVİ EDEMEZSİNİZ"

Türkiye'de son dönemde artan çeteleşme faaliyetlerine (Yenidoğan çetesi, lavaş, çetesi, sokak çeteleri) ve sokak ortasında işlenen cinayetlere de değinen Yıldırım, düzgün işleyen bir sistemde bunların yaşanamayacağını vurguladı. Asıl mesleği hekimlik olan Yıldırım, devlet yönetimini bir doktorun hastasına yaklaşımıyla şu sözlerle örneklendirdi:

"Biz hekimler önce hastayı dinleriz, muayene ederiz, dokunuruz. Ardından tahlil yapıp teşhis koyarız ve tedavi uygularız. Eğer sistem arızalıysa bunların hiçbirini yapamazsınız. Devlet de böyledir; eğitim, sağlık ve güvenliği sağlamak için vardır. Devlet, milletin ensesinde boza pişirme makamı değil, hizmet makamıdır."

"ASGARİ ÜCRETLİ EZİLİYOR, MEHMET CENGİZ'İN VERGİSİ AFFEDİLİYOR"

Açıklamalarında ekonomideki adaletsizliğe de geniş yer ayıran Yıldırım, Türkiye'deki dolaylı vergi yükünün dar gelirlinin sırtına yüklendiğini belirtti. Vergi sistemindeki çifte standarda sert tepki gösteren Yıldırım, "Bugün asgari ücretliyle, sosyal yardım alan engelli vatandaşla; devasa ihaleler alan Mehmet Cengiz aynı vergiyi ödüyor. Hatta fırsat bulsalar vatandaştan aldığı havadan bile vergi alacaklar. Temel gıdadan vergi alınırken, dar gelirlinin sırtına binilirken, büyük şirketlerin vergileri affediliyor. Böyle bir vergi adaleti olamaz." diyerek sözlerini tamamladı.

İYİ Parti Mutlak butlan