Hamamönü’nde kültür ve sanat buluşması: Dijitalleşme ve aile İlişkileri üzerine çarpıcı mesajlar
Hamamönü Kültür Sanat Söyleşileri’nde dijital bağımlılık, aile ilişkileri ve sağlıklı yaşam konuşuldu. Programdaki mesajlar dikkat çekti.
Hamamönü’nde düzenlenen “Kültür, Sanat ve Turizm Söyleşileri”, şiirler, türküler ve dikkat çeken konuşmalarla kültür dolu bir geceye sahne oldu. Programda dijitalleşmenin aile yapısına etkileri, sağlıklı yaşam ve toplumsal değerlerin korunması üzerine önemli mesajlar verildi.

Kırıkkaleli Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen “Kültür, Sanat ve Turizm Söyleşileri”, Hamamönü Kabakçı Konağı’nın tarihi atmosferinde gerçekleştirildi. Kültür, sanat ve toplumsal meselelerin ele alındığı programda; dijitalleşmenin aile yapısına etkileri, çocukların ekran bağımlılığı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları üzerine dikkat çeken değerlendirmeler yapıldı.

Katılımcılar, gecede hem duygusal hem de keyifli anlar yaşadı. Program kapsamında seslendirilen şiirler ve hep birlikte söylenen yöresel türküler, Hamamönü’nün tarihi sokaklarında yankılandı. Edebiyat öğretmeni ve yazar Semiha Sezgin’in seslendirdiği “Sevgili Peygamberim” şiiri ile diğer şiir ve türkü performansları, geceye kültürel bir zenginlik kattı.
DİJİTAL DÜNYANIN KISKACINDA YENİ NESİL
Programın dikkat çeken konuşmalarından birini yapan eğitimci Şevket Yurduseven, “Üç T” olarak nitelendirdiği televizyon, tablet ve telefon kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerine değindi. Dijital araçların bilinçsiz kullanımının çocukların düşünsel gelişimini olumsuz etkilediğini belirten Yurduseven, ailelerin çocuklarla daha güçlü bağ kurması gerektiğini söyledi.
Yurduseven, “Eğer çocuklarınızın gönlünü aile olarak siz doldurmazsanız, tablet doldurur. Kapitalizm; düşünen değil, tüketen bir nesil istiyor” sözleriyle ailelere önemli uyarılarda bulundu.
“SOFRADA YEMEK DEĞİL, BİRBİRİMİZİ YİYORUZ”
Aile içi iletişimin zayıflamasına da dikkat çeken Yurduseven, özellikle yemek masalarının bir tartışma alanına dönüşmesinin çocuklar üzerindeki etkisine değindi. Sofraların huzur ve iletişim ortamı olması gerektiğini ifade eden Yurduseven, “Sofraya bütün sorunları getiriyoruz. Aslında yemek yemiyoruz, birbirimizi yiyoruz” dedi.
HAYAT BİR YANKIDIR: NE VERİRSEK ONU ALIRIZ”
Sosyolog ve uzman medikal doktor Muammer Timurkaynak ise sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve stres yönetimi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Timurkaynak, yemeklerin yavaş tüketilmesi gerektiğini belirterek yemek sonrası çayın aşırı tüketiminin kansızlığa yol açabileceğine dikkat çekti.
Konuşmasında insan ilişkilerine de değinen Timurkaynak, “Hayat bir yankıdır. Sevgi verirseniz sevgi, saygı verirseniz saygı alırsınız” ifadelerini kullandı.
Program, Cemal Sertkaya’nın ev sahipliğinde gerçekleşirken; kültürel değerlerin yaşatılması, sanatın toplumsal birlikteliği güçlendirmesi ve nesiller arası bağların korunması mesajlarıyla sona erdi.