Hamamönü Eyüp Camii sırlar barındırıyor: Duvarındaki vasiyet ne?
Hamamönü Eyüp Camii ve yanındaki türbe, duvarlarında saklı vasiyet iddiası ve Mühr-i Şerif detayıyla şaşırtıyor. Sırlarla dolu tarihi yapı araştırılıyor.
Başkent Ankara'nın en eski yerleşim yerlerinden birinde konumlanan Hamamönü Eyüp Camii, Kurban Bayramı'nın o kalabalık günlerinin ardından tekrar derin bir sessizliğe büründü. Yüzyıllara meydan okuyan Hamamönü Eyüp Camii, yalnızca estetik ahşap mimarisiyle değil; duvarlarında saklandığına inanılan efsanevi vasiyet ve türbesindeki ilginç isim karışıklığıyla da ziyaretçilerin merakını cezbetmeye devam ediyor.

KİLİSEDEN DÖNÜŞÜM İDDİASI VE HAMAMÖNÜ EYÜP CAMİİ AHŞAPLARI
Tarihi kaynaklara ve yerel anlatılara göre, 14. yüzyılda inşa edilen yapının aslında bir kilise olduğu ve sonradan İslami bir ibadethaneye çevrildiği öne sürülüyor. Klasik Osmanlı mimarisinden farklı çizgiler taşıyan mermer ve taş işçiliği, yöre halkı tarafından bu iddiaları destekler nitelikte bulunuyor. Tavan kısmında kullanılan ardıç ve kestane ağaçlarının ise aradan geçen asırlara rağmen orijinalliğini büyük ölçüde koruduğu belirtiliyor.

DUVARLARIN İÇİNE YERLEŞTİRİLEN ŞİŞEDEKİ SIR
Tarihi mabede dair en ilginç efsanelerden biri, inşası sırasında ustaların duvarın içine bir emanet bıraktığı yönündeki inanıştan kaynaklanıyor. Yeni Ankara'ya konuşan cami yetkilisinin ifadelerine göre, geçmişte ustalar tarafından yapının duvarına bir şişe gizlendi. Bu şişenin içinde, muhtemel bir yıkım veya büyük bir deprem anında yapının yeniden inşasında kullanılmak üzere bırakılmış kıymetli emanetlerin ve geleceğe yönelik bir notun yer aldığı iddia ediliyor.

MİHRAPTAKİ MÜHR-İ ŞERİF VE RESTORASYON POLEMİĞİ
Hamamönü Eyüp Camii içindeki en çarpıcı manevi detaylardan birini, mihrabın oldukça yüksek bir noktasına işlenmiş olan mühür motifi oluşturuyor. İlk bakışta zor fark edilen bu detay, mabedin manevi derinliğini yansıtan önemli bir figür olarak kabul ediliyor. Diğer yandan, yakın geçmişte uygulanan restorasyon çalışmaları dijital platformlarda tartışmalara neden oluyor; bazı vatandaşlar yenilemeyi ve çevre düzenlemesini başarılı bulurken, tarih hassasiyeti olan kimi kullanıcılar özgün dokunun zedelendiğini savunuyor.

ZEYNEL ABİDİN TÜRBESİ'NDEKİ O UYARI LEVHASI
İbadethanenin hemen bitişiğinde yer alan Zeynel Abidin Türbesi ise yıllardır süregelen büyük bir isim karışıklığına ev sahipliği yapıyor. Birçok ziyaretçinin buradaki manevi şahsiyeti Hz. Hüseyin'in oğlu İmam Zeynel Abidin sanması üzerine, yetkililer tarafından asılan pirinç levha gerçeği ortaya koyuyor. Söz konusu tabelada, “Zeynel Abidin Hazretleri ve Ailesi (Peygamberimizin torununun oğlu ile alakası yoktur)” ifadeleri yer alarak oluşan bu tarihi yanlış algı net bir şekilde düzeltiliyor.